Aman Allah'ım bu ben miyim?

Sinema ve televizyon sektöründe plastik makyajla değiştirmediği pek az ünlü kalan Derya Ergün, yazarımızı da canavara dönüştürdü

a
a
Cumartesi, 18 Haziran 2011 - 05:00


Aman Allah'ım bu ben miyim?

Röportaj: Suna AKYILDIZ

Plastik makyaj uzmanları Hollywood’da Oscar ödüllerini toplarken bizde esameleri bile okunmuyor. Gerçekte bu iş, cidden sanat. Türkiye’deki en önemli usta Derya Ergün de bu işin hakkını çok iyi veriyor doğrusu. Baksanıza; beni ne hale getirdi!.. İki saat sürdü dönüşümüm.

Derya Bey, heykeltıraş titizliğiyle ve müthiş bir emekle çalıştı, ortaya bir karışık çıkarttı: Kurtadam-vampir. O korkunç halimle pozlar verdim, ürkütücü espriler yaptım, sıra makyajı temizlemeye geldi.

Hayretle gördüm ki yapılması ne kadar zahmetliyse yüzden çıkarılması da o kadar eziyetli... Yaşadığım deneyim gerçekten ilginçti ama yarım saat sonra yüzüme kavuştuğumda rahat bir nefes aldığımı itiraf etmeliyim...

Plastik makyaj işine nasıl başladınız? Eğitimini mi aldınız?

Alt yapım enteresan gelişti. Ben hep Devlet Tiyatroları Devlet Opera ve Balesi’nde çalıştım. Başlangıçta normal makyaj yapıyordum. Bu kurum, makyaj işine büyük katkı sağlar. Devlet tiyatrolarında inanılmaz karakter makyajı yapma fırsatı buluyorsunuz. Kurum, önünüzü açıyor, ufkunuzu genişletiyor, neler yapabileceğinizi görüyorsunuz. Bu meslekte alaylıyım. Ama öğrendiklerimin çoğunu yurt dışında edindim. Hâlâ da inanılmaz bir yurtdışı bağlantım vardır.

Nasıl bir bağlantı?..

Bu işi yapan insan, yetenekliyse, olağanüstü materyal bulur. O materyalleri takip etmeli. İşte ben de takip eden, o malzemeyi alıp burada uygulamaya çalışan biriyim.

Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?

30 yıldır. Ama bu, sadece plastik makyaj değil. A’sından Z’sine kadar makyajın her türünü yapıyorum. Biraz megalomanlık olacak ama hepsini biliyorum.

Bana makyaj yaparken mutlu gülümsemeniz yüzünüzden eksik olmadı...

Çünkü ben yaşıyorum. Çok seviyorum yaptığım işi. Benim yaşımdaki insanların çoğu artık yapmak istemiyor. Oysa ben sürekli yenilemek, yenilenmek derdindeyim.

Belki de çok zaman aldığı için artık insanlar yapmak istemiyordur.

Çok yorucu bir iş. Ve müthiş bir konsantrasyon gerekiyor. Yoruluyorsunuz. Bir sanatçıyı düşünün: Sahneye çıkıyor, müthiş bir performans gösterip alkışla o yorgunluğu atıyor. Ama bunu bir de o sanatçıya sorun.

“Hamile göbeği yapmak 45 günden önce olmaz”

Devlet tiyatrolarında kaç yıl kaldınız?

27 yıl. Tabii Ankara biraz kısır döngüdür. Sinema olayı, her zaman İstanbul’dadır.

Dizi-sinema sektörüne İstanbul’da girdiniz...

Buraya gelince bizim oyuncular beni önermeye başladılar. Hatta, hiç unutmam, TRT’nin çektiği ilk dizi ‘Kartallar Yüksek Uçar’ vardı... Hüseyin Karataş’ın. Allah rahmet eylesin. Sadri Alışık filan oynuyordu. Dizilere onunla başladım. Sinemaya da Tarık Akan’ın bir filmiyle başladım. Arkası kesilmedi.

Sinema dünyasında sizin yaptığınız işe ‘efekt makyajı’ da deniyor.

Plastik makyaj, Oscar Ödülleri’nin önemli bir dalı. Her yıl insanlar aday gösteriliyor, ödülü alıyor. Neden Türkiye’de gereken önem verilmiyor bu işe?.. Bu iş hep bütçelere takılıyor. Çünkü malzemeleri pahalı. Bir de biz, aceleci milletiz. Bekleyemiyoruz. Dışarıdaki adam, şu malzemeyi yaparken 1 ay süre veriyor. Çünkü bunun kalıbı var, protezi var... Bizde “Hemen bir hafta sonra gelsin” diyorlar. Mümkün değil, bunun bir mutfağı var, hazırlanması lazım. İsim vermek istemiyorum, beni biri arıyor “Hamile göbeği lazım, yapar mısın?’... Hamile göbeği denilen şey 45 günde çıkıyor.

Plastik makyajla neler yapılabilir?

İnanılmaz şeyler var. Vücudunuzda herşey değiştirilebilir. O kadar çok ki sayamam.

En zorlandığınız makyaj şekli hangisi?

Zorlanmak değil de çok zamanınızı alan çalışmalar oluyor. Mesela size uyguladığım protez, 2 saat sürdü. Bu küçük bir protez. Bir de bunun büyük olduğunu düşünün; saatler alır.

“Levent Kırca’yı şoka uğrattım”

Hülya Avşar’ı da yaşlandırmıştınız galiba...

Evet, ‘Kadın İsterse’ dizisi için.

Makyajın hangi türünde daha iyi olduğunuzu düşünüyorsunuz?..

Hepsinde. Ama tipleme makyajında çok çok iyiyimdir. Birilerini, birilerine rahatlıkla benzetiyorum. Gazeteci Nebil Özgentürk’ü ‘Bir Yudum İnsan’ adlı programda Levent Kırca yaptım. Birebirdi. Önünde monitör vardı, stüdyoda... Levent Kırca oturuyor, Nebil Özgentürk canlı yayında çıkageliyor... Levent Kırca “Ben oturuyorum ama oradan da nasıl geliyorum aynı anda? Herhalde eski VTR’lerimden aldılar” demiş kendi kendine... Karşılaşınca şok geçirdi.

 Tiplemelerde en kolay yüz hangisi sizce?

Bunun önemi yok, oyuncu olsun yeter. Çünkü oyuncu, ben makyajını yaparken bana oynuyor. O zaman da hiç zorlanmıyorum, çok kolay iş çıkarıyorum. Bu işte en sevdiğim şeylerden biri tiplemede oyuncunun olması.

Peki ya oyuncu olmayanlar?..

Şu protezi taktırmaktan kaçınan insanlar var. Yine de ben sorun yaşamıyorum. Sağolsunlar, beni artık hoca konumuna koydukları ve bana güvendikleri için karşı çıkan olmadı. Sette de yönetmenin “Bu işi Derya biliyor, o halledecek” demesi işimi kolaylaştırıyor.

Bir taraftan İstanbul-Caddebostan’daki ‘Derya Ergün Make-Up Academy’de öğrenci yetiştiriyorsunuz, bir taraftan hareketlenen Türk sinemasının işlerini yapıyorsunuz. Nasıl yetişiyorsunuz?

Bir ekibim var, ben artık süpervizörlük yapıyorum. Gidiyorum, tiplemeyi çıkartıyorum... Yara yapılacak, kafa patlayacak, yapıyorum. Kozmetik makyaj yapılacak veya yüzdeki parlama alınacaksa ekibim hallediyor.

Bu işi herkes yapabilir mi? Diyelim ki ben heveslendim, yapmak istiyorum...

Herkes yapabilir ama zaman vermeniz lazım. Bütün enerjinizi yaptığınız işe harcamalısınız. Çünkü bu meslek, büyük emek istiyor. Biraz da yaratıcı olması gerekiyor bu işi yapanın. Bizim mesleğimiz, taklide dayanıyor. Mesela ‘Avatar’ oynuyor. Bir bakıyorsunuz, herkes ‘avatar’ olmuş. Bu yüzden yaratıcılık şart.

“Metin Akpınar besmele çekti”

 Siyasilerden en çok Süleyman Demirel’in plastik makyajı yapılmıştır herhalde. Siz de yaptınız mı?

(Kahkahalar) Yaptım. Hem de iki kere. Uğur Yücel oynadı. Birebir Süleyman Demirel oldu. Başka bir gün de Uğur Yücel’e çok ilginç bir makyaj daha yapmıştım. Uğur Mumcu öldükten bir sene sonra, Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki anma töreninde Uğur Yücel’i Uğur Mumcu yaptım. Sanatçı olması burada çok önemli işte. Bana çok yardım etti. Hiç unutmam; Metin abi (Akpınar) birden kapıyı açtı, girdi, “Bismillah, dirilmiş bu” dedi. Törende, Uğur Mumcu’nun eşi ve çocukları ön sırada oturuyordu... Uğur Yücel’i öyle görünce bütün salon ayağa kalktı... Gözlerim doldu...

Günümüz politikacılarından hangisinin plastik makyajını yapmak isterdiniz?

Açık söylemek gerekirse, hiç birini yapmak istemiyorum (gülüşmeler)... Siyaset, kişiliğime uymuyor. Siyasi görüşüm ne olursa olsun, kimi desteklersem destekleyeyim, makyajını yapmak istemem.

Hayalleriniz vardır mutlaka...

İki hayalim var. Biri; Türk sanatçılarını, Hollywood starlarına benzetmek. Daha önce, yerli sanatçıları, Humphrey Bogart döneminin ünlü isimlerine benzetmiştim. Bunu tekrar yapmak istiyorum. Diğeri de Osmanlı kadınlarının portreleri... Tanınmış sanatçıları, Osmanlı kadınlarına döndüreceğim. Yağlıboya çalışılmış gibi...

Sergi açmayı, kitap yazmayı hiç düşünmediniz mi?

Şu söylediklerimi de gerçekleştirirsem, yapacağım. 30 yılım geçti bu meslekte. Bunları mutlaka yapmam gerekiyor diye düşünüyorum.

“Plastik makyaj uzmanı ayda 15 bin TL kazanır”

Az önce, plastik makyaj yaptırmanın bütçeleri zorladığını söylediniz. Mesela, benim yüzüme uyguladığınız makyajın fiyatı ne?

Yurt dışından birini getirtip size uyguladığım makyajı yaptırtsanız, 10 bin euro verirsiniz. Türkiye’de bu fiyatları telaffuz edemiyorsunuz. Ettiğiniz zaman da hemen itiraz ediyorlar.

Bu işten iyi para kazanılır mı?

Kişiye göre değişir. Adım piyasada ‘pahalı’ya’ çıkmış (gülüşmeler)... Aman, öyle canlarını alacak bir durum da yok yani. Derya, son anda, işin içinden çıkılamayınca düşünülen bir isim. Çok feragat ettiğim de olmuştur alacağım paradan. Bazı genç yönetmenlere destek veriyorum mesela.

Bu işi yapanların ortalama aylık kazancı ne kadardır?

Plastik makyaj ise ayda 10-15 bin TL kazanılır. Ama sadece makyaj yapanlar 1.300-2 bin TL arasında para kazanabilirler.

Okulunuzdan mezun olmak kolay mı?

Mezun olan tüm öğrencilerim daha sonra beni arayıp “Hocam, sağol, sayende para kazanıyorum” diyor. Bu, benim için çok önemli. Adımı kullanması referans oluyorsa, para kazanıyor, evinin kirasını ödeyebiliyor, çocuğunu okutabiliyorsa, ne mutlu bana. * Sizin gibi uzman ve işine aşık birinin, yapılan bir makyajda kusur bulmaması zor olmalı. (Gülüyor) Evet. Mesela derste bir öğrencinin başına gidiyorum, bakıyorum, heyecandan yapamıyor. O zaman hemen dönüp başka yerle ilgileniyorum (gülüşmeler)...

Halit Ergenç’e Atatürk makyajı

Hiç Atatürk makyajı yaptınız mı?

Evet. ‘Dersimiz Atatürk’ filminde Halit Ergenç’e yapmıştım. Ama bana bir daha Atatürk makyajı teklif edilirse yapmayacağım. Nedenini söyleyeyim: Atatürk artık birebir olmamalı. Bence o çok önemli bir şahsiyet ve ‘en çok hangisi Atatürk’e benzedi’ yarışına sokulmaması lazım. Artık onun yaptıkları çekilsin, oynansın... Atatürk’e benzemesinler, yaptıklarını anlatsınlar.

Aynı makyajı iki kere yapmak sizi sıkar mı?

Asla. Size bu makyajı yaptım ya, yarın gelin, bu makyaja başka bir şey katarım. Mesela tiplemede gözden kaçırdığım birşey vardır, onu eklerim.

(11.06.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

3