Aman (Hanefi) Avcı vurma beni! (1)

a
a
Pazartesi, 06 Eylül 2010 - 05:00

Daha 1949’da çözmüştü, ‘1984’ü George Orwell… ‘Düşünce polisi’, ‘büyük birader’, ‘soğuk savaş’’ı dillendirirken. Gelecekteki korkuları, ‘Japon turistler’ gibi devletlerin kamera merakını, yönetimlerin, vatandaşlarının diyaloglarını arşivlediği koleksiyonunu, Nostradamus gibi öngörmüştü, fütürist yazar. Düşünme ve konuşma özgürlüğünün olmadığı, yönetenlere karşı korkunun kol gezdiği, insanların birbirine güvenemediği, bol casuslu bir dünyada, memur Winston Smith ile sevgilisi Julia’nın vay başına gelenler…
 
Bugün çok daha ileri teknikler, tele kulaklar, yürüyen ulaklar, böcekler, sivrisinekler, dezenformasyonlar, yatak odası kayıtları, cep telefonları, internet, uydudan röntgenlemeler, Heron'lar, daha neler neler kullanılıyor...
 
‘Komposto teorileri’
 
Ünlü Polis Müdürü Hanefi Avcı’nın iddianame evsafındaki kitabı ‘Haliç’te yaşayan Simonlar- Dün Devlet, Bugün Cemaat’ adlı kitabı piyasaya çıkar çıkmaz ‘komposto teorileri’ ardı ardına sıralanmaya başladı:
 
‘Kitabın niye 2 adı var, Haliç’teki Fener Rum Patrikhanesi ile Efendi Hoca, dinler arası diyalog açısından bir konsensüs içinde mi?’
 
‘Cemaat’in paraları ile PKK’nın kasası Haliç’te mi gömülü?’
 
‘Cemaat, devletin kurumlarına sızdığı gibi, ‘PKK Kampları’na da mı girdi?’
 
Apo, Fettullahçı mı oldu?’
 
‘Avcı’nın yeni yazacağı kitap, ‘Hayfa’da yaşayan Şimonlar’ mı olacak?’
 
‘Nurcu Fethullah Hocacı olarak bilinen Hanefi Avcı, İmam-Âzam; Ebû Hanife’nin ‘Hanefi Mezhebi’ne mi transfer oldu?’
 
Pentagon ve CIA’e de el atmış, Hoca Efendi’ye karşı, ‘Bu kitabı yaz’ komutu Washington’dan mı geldi?”
 
‘Kitabın bandrolünü, FED (Amerikan Merkez Bankası) mı bastırttı?’
 
 
‘Avlanma mevsimi’ açılırken
 
Kitabın 2 adının olması ile ilgili ‘komposto teorileri’ mealen böyle sıralanırken, kitabın piyasaya çıkış tarihi; 20 Ağustos 2010 Cuma günü de "konserve teorileri"ne maruz kalıp, bir spekülasyon konusu oldu:
 
“Avcı, bu kitabı, bıldırcın ve üveyik avlanma yasağının kalktığı 15 Ağustos’tan beş gün sonraya neden denk düşürdü?”
 
“Kitabın ‘Hayır’mı, Şer’mi Oylaması’na 20 gün kala çıkmasında bir kasıt var mı?”
 
“Avcı, kitabını YAŞ Kararları’ndan sonra, referandumdan önce çıkartarak nasıl bir köprü kurmuştu?”
 
“Kitap çıkarma takvimini ‘Yayıncılar Birliği’ mi belirliyor?”
 
 
Kitabın finansörü kim?
 
Kitabın 608 sayfa olmasını fazla ticari bulmayan broker’lar, 38 formanın mutlaka bir sponsoru olduğunda hemfikirdiler:
 
“CHP’ye geçmesi kuvvetle muhtemel Avcı’nın kitabını, Kılıçdaroğlu, emekli maaşını kırdırıp mı destekledi?”
 
“Avcı’nın ‘Haliç’te yaşayan Simonlar’ kitabının gizli finansörü, Amerikalı oyun yazarı Neil Simon mı?’
 
“Kitabın 25 lira olan etiket fiyatını 18.75’e indirmeyi sağlayan Bedri Baykam mı?”
 
Simon&Garfunkel ile Hanefi Avcı nerden tanışıyor?”
 
 
Tekil Türkiye’deki ‘devletçikler’
 
Derin devletin ‘yayık olduğu’ Susurluk döneminde JITEM'i, Veli Küçük’ü anlatan, Diyarbakır’dayken ‘sıcak bölgeyi’ avucunun içi gibi gözlemleyip, elinin tersiyle düzlemleyen, devletin kulağına ‘işitme cihazı’ taktıran, istihbaratçılığı ile her şeyi bilenlerden Hanefi Avcı’nın söylediklerini, yok saymak, bildiklerimizi de hafızamızdan silmek demektir.
 
Üniter Türkiye’nin en ciddi sorunu, ‘tekil devlet’ olmasına karşın, bünyesinde çok sayıda ‘devletçiği’ barındırmasıdır. Bu cemaatlerden, tarikatlara, kimi meslek odalarından, konfederasyonlara, localardan hocalara, ağalık düzeninden, mafya baronlarına, kamu kurumlarından, medyaya kadar uzanan geniş spektrumlu bir skaladır...
 
 
Bumerang
 
Devletin yıllarca ‘sürgün yeri’ olarak değerlendirdiği(!) Doğu’ da varılan sonuç malumunuz. ‘Bu şudur’, ‘Şu da budur’ ile yürümez işler. Kadrolar arasında ayak oyunları, iftiralar, komplolar, bumerang gibi geri döner. ‘Kuvvetler ayrılığı’ 657 için de geçerli olmalıdır.
 
Allaha şükür, Fethullah Hocacı değilim ama konuşmalarını dinlemiş, kitaplarını okumuşlardanım. Gülen’i, eli kana bulanmış İBDA-C ile Hizbullah’la, ‘Ölmeye gelen İslam Ordulu’ Kaplan’gillerle, ‘aynı kefeye’ koymak çok adaletli olmayacak kanısındayım.
 
Ben ‘Kantar Ağası’ değilim, kantar sizde, ‘topuna’ dikkat edin!
 
_______________________________________________________________________
‘Tarihçiler de avcılar gibidir. Kimi pireyi deve yapar, kimi de deveyi pire.’(MAB)