Ambulans ölüme yetiştirdi!

Çarşamba, 03 Mart 2010 - 16:12

Ambulans ölüme yetiştirdi!

Balıkesir'in Dursunbey ilçesindeki grizu patlamasında yaralanan hastaların İstanbul'a sevki sırasında iki ambulansın Yalova'daki feribot iskelesinden ücret karşılığında geçmeleri istendi. Ancak ambulans sürücüleri deniz yerine karayoluyla İstanbul'a geldi. Bu yüzden 2 saat gecikme oldu. Yakınlarının iddiasına göre, ambulanslar İzmit Körfezi'ni dolaşırken hastalar fenalaştı. Bu yüzden 3 kez yol üzerindeki hastanelere uğranıldı.

23 Şubat günü meydana gelen patlamanın ardından vücutlarında ağır yanıklar oluşan yaralılar çevre illerdeki hastanelere sevk edildi. Bu sevk adreslerinden birisi de İstanbul'daki Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yanık ve Yara Tedavi Merkezi'ydi. İddiaya göre Dursunbey'den alınan Hasan Hüseyin Yaren ile Hayrettin Kahraman iki ayrı ambulans ile yola çıkarıldı. Zaman kazanmak için yaralıların Yalova'daki Topçular Feribot İskelesi'nden deniz yoluyla İstanbul'a götürülmesine karar verildi. Ancak feribot iskelesine gelindiğinde 55'er lira taşıma ücreti istendi.Ambulans şoförleri ücreti ödemedi. İki yaralının da refakatçisi yoktu. Geri dönerek iskeleden çıkan ambulans şoförleri, karayolundan İstanbul'a yöneldi.

REFAKAKÇI ÖDEDİ

İki saat saat sonra yola çıkarılan bir başka ambulanstakiler de feribot iskelesine geldiğinde aynı durumla karşılaştı. Bu sefer yaralı Mehmet Davran'ın refaketçi olarak yanında bulunan babası Hüseyin Davran cebinden 55 lira ödedi. Biri deniz, ikisi kara yoluyla hastaneye getirilen yaralılar tedaviye alındı.
Yaralı Mehmet Davran'ın babası Hüseyin Davran, “Patlamadan sonra Dursunbey'den ambulansla feribot iskelesine geldik, şoför feribota binmek için 55 TL istediklerine ve üzerinde para olmadığını söyledi. Ben cebimden 55 TL verdim ve feribota bindik, fişini de aldım” dedi.

Karayoluyla getirilen iki yaralıdan İsmail Yaren'in kardeşi Hasan Hüseyin Yaren ise “Ağabeyimin getirildiği ambulansta bizden kimse yoktu. Ambulans şoförü feribot iskelesinde para istedikleri için karayoluyla gelmek zorunda kaldıklarını söyledi. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Yetkililerin bu konuda araştırma yapmalarını istiyoruz” diye konuştu. Hasan Hüseyin Yaren, ağabeyinin hastanede tedavi altına alındıktan sonra bir ara kendine geldiğini ve karayoluyla gelene kadar ölüp ölüp dirildiğini akrabalarına aktardığını da söyledi.

KEŞKE İSMİNİ ALSALARDI

İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmelerinden (İDO) bir yetkili de ambulans, emniyet, itfaiye gibi kamu araçlarından feribota ücretsiz alınmaları konusunda görev belgesi istendiğini belirterek, şunları söyledi:

“Ancak acil durumlarda görevlilerimiz insiyatif kullanıp, görev belgesi olmasa da ücretsiz geçiş sağlıyorlar. Hasta yakınlarının söylediği gibi ambulanstan geçiş ücreti istenmiş de olabilir. Yaptımız araştırmada görevlilerimiz ‘Biz hiçbir ambulansı karayolu için çevirmedik’ diyorlar. Hasta yakınlarının da durduk yere böyle bir iddia attığını düşünmüyoruz. Keşke, kendilerinden para isteyen görevlinin ismini söyleyebilselerdi. İnsan hayatı herşeyin önündedir. Konuyla ilgili araştırmamız bitmiş değil” dedi.

İDO YALANLADI
 

İDO Dursunbey'deki grizu patlamasında yaralanan ve İstanbul'a sevkedilen işçileri taşıyan 2 ambulansın para ödenmediği için feribota alınmadığı iddiasının doğru olmadığını ileri sürdü. İDO iddianın yanlışlığını o gün Yalova'da iskeledeki güvenlik kamerası kayıtlarının ispatladığı belirtti.

M. Akif ERDEM/İSTANBUL, (DHA)