Ameliyat reflüyü bitiriyor

Diyet ve ilaçla reflü hastalığından kurtulamayan hastalarda uygulanacak en iyi tedavi yöntemi cerrahi müdahale

Ameliyat reflüyü bitiriyor

İSTANBUL CERRAHİ HASTANESİ GENEL CERRAHİ DİREKTÖRÜ PROF. DR. MEHMET ALİ YERDEL ANLATTI:

Nedir bu ikinci aşama testler?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Yutma borusu manometresi, PH metre, empedans ölçümleri ve yutma borusu filmleri. PH metre hastanın yutma borusunun içine incecik bir kateter yerleştirip yutma borusunun alt ucundaki asidite miktarını 24 saat boyunca sürekli ölçme esasına dayanıyor. Bu sayede elektronik olarak o kişide 24 saat içinde kaç kere reflü olduğu ve bunun her seferinde kaç dakika sürdüğü ve en önemlisi hastanın reflü şikayeti olduğu anda bunun gerçekten reflüden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ortaya konuyor.
Manometre ise yutma borusu içinden basınç ölçümleri yapmamızı sağlayan bir sistem. Bazı hastalarda da çok uzun sürmüş reflü sonucunda yutma borusunun hareketsizliği söz konusu olabiliyor ve bunun manometre ile saptanması sayesinde ameliyatın teknik detayları değişebiliyor. Ameliyat öncesi bu testler mutlak gerekli ve ameliyatın başarısını garanti altına alıyor. Kimi zaman da hastanın ameliyat şansı bulunmadığı da bu testler ile ortaya çıkarıyor.

Tedavide neler yapılıyor?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Bu hastaların büyük çoğunluğunda genelde sosyal yaşamı düzenleyici bazı önlemler ve diyetle ve bazense birtakım ilaçlar da kullanarak hastalığı kontrol altına almak mümkün.
Reflü tanısı yeni konmuş, belirtileri yıllar öncesine dayanmayan ve henüz Barrett gibi komplikasyonların gelişmemiş olduğu hastalarda bazı önerilerde bulunmak ve ilaç vermek gerekiyor. Ancak öneri ve ilaçların reflüyü ortadan kaldırmayacağının hastalara söylenmesi şart.

İlaçlar ne zaman gerekiyor?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Kullanılan en önemli ilaçlar; midenin asit salgılama yeteneğini baskılayıcı ilaçlar. Bu ilaçlar ile midenin asit üretme yeteneğini azaltarak reflü belirtileri kaldırabiliyoruz. Ancak bu ilaçların reflüye mani olmuyor. İlaçlar sadece yukarı kaçan mide içeriğinin asit yani tahriş edici özelliğini azaltıyor.
Oysa hemen her zaman mekanik nedenlere bağlı olan reflü sürekli devam etmekte ve bu nedenle ilaçlar kesildiğinde reflü geri gelmekte. Sonuç olarak 2-3 aylık yoğun ilaç tedavisinden sonra reflü belirtileri kontrol altına alınamaz ise en iyi tedavi seçeneği cerrahi.

Hangi reflü hastalarında cerrahi tedavi gerekmekte?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Birincisi; ciddi 8-12 haftalık ilaç tedavisi sonrası hala şikayetleri olan ya da şikayetleri nüks eden hastalar. İkicisi; yaşı genç olup sürekli ilaç kullanmak istemeyen ve sosyal hayat önlemleri ve diyet uygulamalarından bunalmış hastalar. Üçüncüsü ise: Erken dönem Barrett’li hastalar.

Anti-reflü cerrahisi nedir?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Aslında 50 senelik uzun dönem sonuçları bilinen bir cerrahi yöntemdir. Artık karnı kesmeden laparoskopik olarak yapılabiliyor. Laparoskopik anti-reflü girişim; yüksek teknoloji kullanmak kaydı ile, karnı kesmeden ve deneyimli ellerde yaklaşık yarım saat süren bir ameliyat. Reflü hastalığının en kesin, en kalıcı ve çok uzun dönem sonuçları bilinen tek tedavisi. Uzun dönem başarısı yüzde 95’lere varıyor.
Biraz mizahi bir anlatımla reflüsüzmüş gibi olmaktan gerçekten reflüsüz olmaya terfi ediyor ilaç-diyet yerine ameliyat olan hastalar. Karında birkaç adet milimetrik delik açarak yutma borusunun alt ucuna bir ‘hokka’ mekanizması yapıyoruz. Nasıl mürekkep hokkasını ters çevirdiğimizde mürekkep dökülmüyorsa bu ameliyatı olduktan sonra da mideden yukarı doğru kaçak olması imkansız hale geliyor. Bu oranda bir başarıyı ancak hastayı nispeten erken dönemde ameliyat edebilmiş ve tam hokka mekanizması yapabilmişsek bekliyebiliyoruz.

Ameliyat sonrasında ise hasta aynı gün ya da bir gün sonra taburcu olabiliyor ve 4-5 gün sonra işinin başına dönebiliyor. Kesi olmadığı için estetik sonuç da mükemmel oluyor. Tüm belirtiler ilaç almadan ortadan kalkıyor. Yukarı kaçak ve yutma borusu tahrişi ortadan kaldırıldığı için çok uzun dönemde yutma borusu kanseri riski de azaltılmış oluyor.

Ameliyatın faydasını hastalar ne zaman görmeye başlıyor?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Ameliyat olan, çok ciddi reflü şikayetleri olan biriyse, birkaç gün içinde yeni bir yaşam bekliyor onu diyebilirim. Girişimin uygulandığı kişi özellikle gecikmeden ameliyat olmuş, henüz yutma borusu fonksiyonları bozulmamış ve tam bir hokka mekanizması yapabildiğiniz bir şahıs ise ameliyattan sonra dramatik bir fayda görüyor.

Ameliyatın ne gibi riskleri var?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Her ameliyatta risk vardır. Her şeyden önce genel anestezi altında yapılan bir ameliyat. Dolayısı ile 70’li yaşlarında, kalp hastası ya da ciddi şekeri olan bir reflü hastasında her türlü cerrahi girişim riskli olacağından ameliyat önermiyoruz. Ancak sağlıklı bir erişkine bu ameliyatın riski bir safra kesesi ameliyatındakinden farklı değil.

Herhangi bir yan etkisi var mı?
Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel: Ameliyattan sonraki en sık karşılaştığımız problem yutma güçlüğü. Bu ortalama hastaların yüzde 5-10’unda oluyor. Genellikle 1.5 ay kadar sonra geriliyor ve kayboluyor. Bir de reflü ameliyatı olan kişilerde daha fazla gaz çıkarma problemi olabiliyor.

Anti-reflü önlemleri
Gazlı, limonlu içeceklerden, çay ve kahveden kaçının.
Domatesten uzak durun.
3 ana öğün yerine 5 ufak öğün yiyin.
Akşam yemeğini fazla kaçırmayın.
Sıvıları yemekle birlikte almayın.
Yemekten 2-3 saat sonra yatın.
Dar kemerler takmayın, dar pantolonlar giymeyin.
Yatağın baş kısmını 20 santim yukarı kaldırın.
Tercihan sol yana yatın.
Kilo vermeye çalışın.
Sigara reflü belirtilerini artırabilir.

Hazırlayan: Özgür Köylü
[email protected]

4