Amerika Apple ürünleriyle dünyayı şekillendiriyor

Perşembe, 29 Temmuz 2010 - 05:00

Bugün dünyada öyle bir ürün var ki neredeyse her şeyden daha fazla ilgi çekiyor. 12 Eylül tarihindeki referandumun olası sonucundan, Afganistan ve Irak’taki terör olaylarından, BP’nin Amerika’da yarattığı çevre felaketinden daha fazla konuşuluyor. Bu ürün yeni tablet bilgisayar iPad.

Bir şirket var ki neredeyse dünyayı elinde oynatıyor. Bu şirket, Amerikalı bilgisayar üreticisi Apple. Merkezi Kaliforniya’da bulunan firma teknolojiyi çok iyi bir yerden yakaladı. Bilim kurgu filmlerinde görülen bir kullanım özelliğine sahip ürünleri hayatımıza yerleştirdi.

iPod, iPhone derken iPad ile çıkıverdi karşımıza. iPod dijital ortamda binlerce müziği taşıyabilen küçük ve rengarenk bir cihaz. iPhone ise çok gelişmiş müzik, fotoğraf, video ve internet özellikleri olan bir telefon. En son ürün iPad ise bu özelliklerin çoğunu birleştiren yaklaşık A4 kağıt boyutunda, dokunmatik ekranlı bir aygıt.

Bunlara sahip olmak, görüntü ve müzikleri paylaşmak dünyada bir tür Apple çılgınlığına (Applemania) dönüştü. Çeşitli kullanım ve temin zorluklarına rağmen bu çılgınlık dalga dalga yayılıyor.

İşin ilginç yanı internet erişiminin büyük oranda sınırlandığı Türkiye bu ürünü en çok talep eden ülkelerin başında geliyor. Çünkü yaş ortalamamız 28 ve gençler kendilerini ileri teknolojiyle ifade etmeyi çok çekici buluyor.

Apple milyarlarca dolarlık bir ekonomiye öncülük ederken, Amerika’nın askeriyle, diplomatıyla sağlayamayacağı kadar büyük bir etkinlik yaratıyor. Amerikan medyasından, film ve müzik endüstrisine kadar pek çok sektörü destekliyor. Apple ürünleri Amerikan yaşam tarzının sembolleri niteliğindeki Coca Cola, McDonalds, Starbucks ve Hollywood gibi başlı başına bir çekim adası oluşturuyor.

Migros’un ticari zekası

Apple, geçmişte sıra dışı bir kesimin ihtiyaçlarını karşılayan ürünlere sahipti. Yarattığı modeller dar bir hedef kitleye seslendiği için istediği karlılığı sağlayamıyordu.

Son beş altı yılda ise kimsenin yapamadığını yaptı. Nokia, Ericsson ve Sony gibi yerleşik telefon üreticilerinin arasına daldı ve bambaşka bir tarza sahip iPhone gibi bir telefon yarattı. iPhone’un bir telefon olmasının ötesinde kitle iletişiminde ne kadar büyük bir devrim olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Çünkü Facebook ve Twitter gibi sosyal erişim sitelerinin yaygınlaşması farklı becerileri olan akıllı telefonlara ihtiyacı artırdı. Amerika’da bugün iPad ve yeni nesil iPhone satan dükkanların önünde uzun kuyruklar var.

iPad’i Türkiye’yi ilk getiren şirket Migros oldu. Bu bana göre son yılların üzerinde en çok konuşulacak perakendecilik başarısıdır. Bu kadar telefon operatörü ve teknoloji marketi ortada dururken golü Migros attı. Gerçi Amerika’daki başlangıç fiyatı vergi dahil 540 dolar civarında olan bir ürünü Türkiye’de neredeyse iki kat daha pahalı satmanın tüketici açısından sorgulanacak çok yanı var ama yine de iPad’i ilk onlar getirdi.

Nihayetinde -günlük hayatta elzem bir fonksiyonu olmamasına rağmeninsanlar koşa koşa Migros’a gitti ve sınırlı sayıda gelen iPad’leri kapıştı. Bu aşamada Apple, öyle akıllı bir strateji izledi ki, iPad almayanlar teknolojinin gerisinde kalacaklar ve pek çok yeniliği tadamayacaklar gibi bir hava yarattı.

Bir ürünün imajının, ürünün niteliklerinin önüne geçmesi bir pazarlama başarısıdır. Apple bunun güzel bir örneğini verdi. Migros da bu ticari zeka kıvraklığının Türkiye çapındaki ortağı oldu.

Bu arada Amerika iPhone, Kanada Blackberry, Güney Kore Samsung ve LG Finlandiya ise Nokia ile belirli bir pazar payına ulaşırken Japonya adeta durdu. Japonya’nın otomotivden sonra ileri teknoloji ürünü tüketici elektroniğinde de geri kalması bana göre dünya ekonomisi için yeni bir tehlikenin işareti.