Bel fıtığını ameliyatsız tedavi edebilen 3 yöntem

05 Eylül 2018, Çarşamba 17:15
Gelişen teknolojiyle birlikte bel fıtığı tedavilerinde daha risksiz, ağrısız ve başarı oranı yüksek teknikler uygulanmaya başlandı. Uygulanan bu ameliyatsız tedavi yöntemlerinin en büyük avantajının ise sadece fıtık olan bölgeye uygulandığı için dokulara zarar vermediğine ve geri dönüşümü olmayan bir komplikasyona yol açmadığına değinen Prof.Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, bu yöntemler sayesinde ağrıların büyük oranda giderildiğinin de altını çizdi

Bel fıtığı, omurlar arasında yer alan ve disk adı verilen yapının ağır kaldırma ve zorlanma gibi aktiviteler sonrasında çevresindeki liflerin koparak sinir kanalına doğru çıkıntı yapması durumudur.

Prof.Dr. Ali Kemal Erdemoğlu bel fıtığında uygulanan 3 ameliyatsız tedavi yöntemini anlattı:

1-Transforaminal Enjeksiyon Yöntemi

"Bel fıtığı tedavisinde nokta atışı olarak nitelendirilen bu enjeksiyon yöntemi, bel fıtıklarının hemen hemen hepsinde tek taraflı bir çıkıntı oluşmasından yola çıkılarak sadece fıtığın yer aldığı sinir kanalına nokta atışı yapılmasının daha etkili olacağı düşünülerek geliştirilmiştir. Böylece sadece istenilen bölge tedavi edilmekte ve yan etkileri çok daha az olmaktadır. Transforaminal enjeksiyon yöntemi C kollu skopi denilen röntgen cihazı eşliğinde yapılır. Bu cihaz sayesinde bel omurgası 3 farklı açıdan görüntülenerek iğne, düzgün bir şekilde sinir kanalına yerleştirilir. Bu işlem yaklaşık 10 dakika sürer ve hasta herhangi bir acı hissetmez.

2-PELD Sistemi (Tam Kapalı Endoskopik Diskektomi)

PELD sistemi uzun yıllardan beri uygulanan güvenilir ve başarı oranı yüksek bir yöntemdir. Cerrahi yöntemlere kıyasla hem daha az riskli hem de hastanede yatmayı gerektirmeyen bu yöntem, lokal veya spinal anestezi altında ince bir kanül yardımıyla direkt diske ulaşılıp hiçbir dokuya zarar vermeden uygulanır. Ardından hastanın birkaç gün istirahat etmesi önerilir. 

Prof.Dr. Ali Kemal Erdemoğlu

3-Radyofrekans Tedavi Yöntemi

Son dönemde geliştirilen yeni cerrahi dışı yöntemlerden biri de radyofrekans tedavi yöntemidir. Bu tedavide devamlı olarak ağrıya sebep olan bölgedeki sinir iletim lifleri devre dışı bırakılır. Yöntemin en büyük avantajı işlem yapılacak olan bölgedeki sinirlere ya da dokuya hasar vermeden radyofrekansın uygulandığı alandaki sinirler üzerinde düzenleyici bir etki yaratılmasıdır. Böylece uzun süreli ağrı tedavisi sağlanmış olur ve hasta büyük oranda ağrılarından kurtulur. Bu işlem “küçük bir girişim" olarak nitelendirilir. Özel bir cihaz, özel bir kablo, çok yüksek titreşimli bir akım ve iğne yardımı ile sadece ağrıyı taşıyan sinir lifine uygulanır. Böylece istenilen sinir kontrollü şekilde uyarılır ve sinirin ağrı sinyallerini iletme özelliği ortadan kalkmış olur. İşlemden sonraki 4-5 gün boyunca yatak istirahati önerilir."

GÜNCEL HABERLER