Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

ANA KUCAĞINA MI SUÇA MI İTİYORUZ?

Salı, 30 Mart 2010 - 05:00

MHP’li Oktay Vural’ın küçük bir çocuğa ayakkabısını boyatırken çekilen fotoğrafına Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu tepki göstermiş.
Bakan Hanım “Gerçekten çok sarsıldım insan olarak. Her birimizin onlara yardım etmek konusunda çözümü biraz daha geniş ölçekte düşünmemiz lazım” demiş.
*
Nimet Çubukçu hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Devlet Bakanlığı döneminde bu memlekette çocuk hakları konusunda en çok emek sarf etmiş insanlardandır.
Ancak burada durum biraz karışık.
Gerçekten doğru olan hangisi?
Sokaktaki boyacı çocukları ya da mendil satan bir ilkokul öğrencisini “Hadi bakayım derhal evine ders çalışmaya, sen çalışacak yaşta değilsin” diye refüze etmek mi?
Yoksa, onu dilencilik yapan, haraç kesen, ya da kapkaççı yaşıtlarından ayıran önemli bir fark olan çalışıyor olmasını emeğini satın alarak ödüllendirmek mi?
*
Sakın ha kimse “O yaşta çocuğun yeri evidir, okuludur…” mealinden sözler etmesin!
Ben de biliyorum “normal” memleketlerde o çocukların yerinin sokaklar olmadığını…
O çocukların para kazanma çağında olmadıklarını…
Ama bunlar bu ülkenin gerçekleri değil!
Bu ülkenin gerçekleri: Suç örgütlerinin en çok 8-13 yaş arasındaki çocukları kullandığıdır. 9 yaşındaki bir çocuğun 11 yıl hapis cezasıyla yargılandığıdır. Bu ülkenin gerçeği, yakan top oynarken mayına basan çocuk hikâyeleridir.
Gerçek mi istiyorsunuz?
Ümraniye Çakmak Mahallesi’nde oturan, 9 kardeşi olan Mardinli bir çocuğun her gün 20 TL getirmezse babası tarafından evden içeri alınmadığıdır gerçek olan.
*
İnanın bilmiyorum, doğrusu hangisi?
Sokaklarda çalışan o minikleri evlerine gönderince gerçekten analarının koynuna mı bırakıyoruz yoksa suç örgütlerinin kucağına mı atıyoruz?
Ben arabama yanaşan her mendil satan çocuğu gördüğümde aynı tereddüdü yaşıyorum.
Ya siz?