Anadol’un tarihi Rahmi M. Koç Müzesi’nde

Türkiye’deki ilk yerli seri üretim olan Türk otomobil tarihinin en önemli simgesi Anadol’un birbirinden farklı modelleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde meraklılarıyla buluşuyor

10 Ekim 2017, Salı 13:05
Anadol’un tarihi Rahmi M. Koç Müzesi’nde
50 yılı geride bırakan Anadol’un tarihine birbirinden farklı 7 modeli ile Rahmi M. Koç Müzesi’nde ışık tutuluyor.

İlk yerli seri üretim otomobil olan Anadol, Türk otomobil tarihinin en önemli simgelerinden biri olarak gösteriliyor.

Logosunda Anadolu’nun sembol figürlerinden Hitit geyiğine yer veren bugünün ‘klasik otomobili’ Anadol’un SV1600, Sedan ve Otosan Böcek gibi birçok farklı modeli Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergileniyor.

ANADOL'UN TARİHİ

Koç Grubu’na dahil olan Otosan Sanayii, 1960’ların başında Türkiye’de yerel bir otomobil endüstrisi kurmak için kolları sıvadı. Ford’un temsilciliğini de alan şirket, 1963 yılında İngiltere’deki Reliant Motors şirketiyle irtibata geçti. İlk üretilen Anadol prototipi, Reliant FW5 adında Ongle-tasarımlı, 5 kişilik fiberglas ve Anglia Super’in 1198 cc’lik motoruna sahip bir salon modeli oldu. Model Aralık 1965’te İstanbul’a getirildi ve 1966 yılında Anadol’un üretimine başlandı.1970 yılının sonuna kadar toplamda 12 binin üzerinde Anadol üretilirken sadece 1974 yılında imalat 8 bine çıkarılarak zirveye ulaştı. ‘Bu memleketin otomobili’ sloganıyla piyasaya sürülen Anadol, yapımının durdurulduğu 1984 yılına kadar ise 87 bin adet satıldı.

MÜZE KOLEKSİYONUNDA NELER VAR?

1981 Anadol SV 1600

1972’de Anadol’un üretim yelpazesine  4 kapılı bir salon, 2 kapılı bir coupé ve müzede sergilenen station vagon (SW) modelleri eklenmişti. 1981’de üretilen bu model 1600 cc’lik motorların en büyüğüne sahipti. Anadol’un Ford Otosan mühendislerinden Ergin Okvuran tarafından yeniden tasarlanmasından önce üretilen son örneklerinden biri. Nusret ve Semahat Arsel tarafından Rahmi M. Koç Müzesi’ne bağışlandı.

1967 Anadol Sedan iki kapılı

İthal edilen otomobil sayısının artmasıyla Anadol’un üretimi yavaşlamıştı ve 1984 yılında sadece 39 otomobil üretilmişti. 1985 yılında 1.6 litlrelik motorlu 1982 model Cortina’nın şasisini kullanan Otosan Ford Taunus, Anadol’un yerine geçmişti.

Rahmi M. Koç Müzesi’nde üç adet iki kapılı ve bir adet dört kapılı Anadol Sedan sergileniyor.

1968 Anadol Sedan iki kapılı

1968 model Anadol iki kapılı Sedan, Murat Meşhur tarafından bağışlandı ve saatte 140 km/s hıza çıkabiliyordu.



1968 Anadol Sedan iki kapılı

Müzede bulunan ve yarış arabası olarak kullanılan 1968 model Anadol iki kapılı Sedan ise David Von Schinkel tarafından bağışlandı.

1976 Anadolu Sedan dört kapılı

Bülent Erdeniz tarafından Rahmi M. Koç Müzesi’ne bağışlanan 1976 model Anadol dört kapılı Sedan, 4 vitesi ile saatte en fazla 174 km/s hıza çıkabiliyordu.

1973 Anadol STC-16

1973 ve 1978 yılları arasında toplam 176 adet üretilen STC-16 2 kapılı coupé Anadol modelleri  arasında belki de en etkileyici olandı. STC-16’da standart bir 1599 cc Ford motoru kullanılmış ancak Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen otomobil, motoru klasik otomobil rallileri için gerekli olacak 145 hp’yi elde edebilmek için iki adet çift boğazlı Weber karbüratör özel krank ve eksantrik miller ile modifiye edildi. 1973 yılında üretilen bu model, rahmetli Erdoğan Gönül tarafından Rahmi M. Koç Müzesi’ne bağışlandı.

1975 Otosan Böcek

Böcek ilk piyasaya çıktığında amacı şöyle belirlenmişti: "Turizmin gerektirdiği ulaşımda bireysel kara taşınımının özgür kolay eğlendirici ve ucuz bir biriçmde oluşmasını sağlamak."

Jan Nahum tarafından tasarlanan Böcek’in dönemin VW kökenli tasarımı Beach Buggy’den daha teferruatlı ve kullanışlı olması hedeflenmişti. Kışın da kullanılabilmesi için sökülebilen kapıları bulunan Böcek, çelik şasiye ve o zamanlar binek Anadol’da kullanılan 1298 cc Ford ‘Kent’ motora sahip. 100’ün üzerinde satılan Böceklerin basit mekanik özellikleri ve fiberglas gövdeleri sebebiyle sadece az sayıda örneği günümüze kadar gelebilmiş. Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen bu otomobil ise 1975 yapımı.




 
Yandex.Metrica