Anayasa'nın değişmez maddeleri

Çarşamba, 24 Şubat 2010 - 05:00

Bugünlerde Anayasa’nın değiştirilemez maddelerinden çok söz ediliyor. Hepimizin elinde Anayasa yok. Nedir bu maddeler, tam olarak neleri içeriyor? M.Y.

Doğrusu isterseniz bu maddeleri bugüne kadar bir soruya muhatap olmadan yazmalıydım. Çünkü bu maddeler sadece 1982 Anayasası’nda değil öncekilerde de vardı. Bu maddeleri her vatan evladının bilmesi lazım. Sadece değiştirilemez değil, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler şöyle: I-Devletin şekli MADDE 1- Türkiye devleti bir cumhuriyettir. II-Cumhuriyetin Nitelikleri MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. III-Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti. MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunlarda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı ‘İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır. IV- Değiştirilemeyecek hükümler Anayasa’nın 1. maddesindeki Devletin Şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2.’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3.’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Artırım şartı geçersiz ama zam yapılır

Kira sözleşmemizde yeni dönemde kira artışının TEFE+TÜFE oranında olacağı yazılı. Bu artırım maddesi geçerli midir? L.N.

Kira sözleşmelerindeki artırım şartı her zaman geçerli değildir. Herhangi bir artırım şartı, ancak dönem sonundaki bir yıl için geçerlidir. Ancak artırım şartının hesaplanabilir olması halinde uygulanabilir. Hesaplanamaz biçimde kaleme alınmış artırım şartı elbette ki geçerli değildir. Buna örnek sizin sözleşmeniz. Önce artık TEFE diye bir hesaplama yok. O eskidendi, artık ÜFE var. Dolayısı ile TEFE diye yazıldığı zaman olmayan bir hesaplama öngörülmüş olur. Yani geçerli değildir. Sonra tek başına ÜFE veya TÜFE demek de yetmiyor. Çünkü bunların herbirinin muhtelif hesaplama yolları var ve sonuçta ortaya muhtelif rakamlar çıkar. Artırma oranının bunlardan hangisi olacağının açıkça gösterilmesi lazım. Her iki hesaplamanın sonucunda farklı sekiz rakam elde edilir. Onun için örneğin ÜFE önceki yılın aynı ayına göre artırım denildiğinde hesaplanabilir bir oran bulunur. Tek başına ÜFE demek yetmez. Ancak bu ifadeler geçersiz olursa hukuken ÜFE’nin 12 aylık ortalaması alınır, yani zam yapılmayacak anlamı çıkmaz.