Anlatmakla bitmez

a
a
Cuma, 21 Mayıs 2010 - 05:00

Eşimin annesi arsasını müteahhide verip kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamıştı. İnşaat bitmeden annesi öldü. Müteahhit de sözleşme gereği vermesi gereken daireleri tek evlat olan eşime verdi. Şimdi eşimden ayrılma arifesindeyiz. Benim bu dairelere ortaklığım söz konusu olur mu? T.C.

Öncelikle toplumun aldatıldığını mı söylesem yoksa yanlış bilgilendirildiğini mi söylesem bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey var ki yanlışı düzeltmek çok zor. Önce ilk yanlış hukukumuza edinilmiş mallara katılma rejimi denilen ve içinden çıkılmaz bir ucube olan sistemi getirmek. Bunu getirmenin kadın hakları ile hiç ama hiç ilgisi yok. Sonra bunu getirirken vatandaşa “Karı koca artık ortaksınız” yalanını söylemek. Yıllardır söylenen bir yanlışı ben yıllardır düzeltmeye, doğruyu anlatmaya çalışıyorum olmuyor da olmuyor. Eşler ortak falan değil. Sadece daha fazla zenginleşen eş, diğerine borçlanır, bunu da para olarak öder. Ne zaman? Üç halde; boşanırken, öldüğünde ve başka bir sisteme geçerken. Bunları açıklamak uzun uzun yazmayı gerektirir, zaten sistemin hatalarından biri de bu. Anlamak da zor anlatmak da. Ancak okuyucuma vereceğim yanıt pek uzun değil. Eşlerden birine kalan miras bu sisteme dahil değil. Onun için okuyucum eşine kalan mirastan yararlanamayacak. Çünkü miras edinilmiş mallara katılma sistemi dışı, bilmem anlatabildim mi?

Şaka gibi

İşyerinde elimi makineye kaptırdım ve iki parmağımı kaybettim. 1994’te işyeri aleyhine dava açıldı, dava bitti ve Yargıtay’a gitti. Galiba orada da lehime sonuçlanmış ama bu arada işyeri tasfiye edilmiş. Benim param ne olacak? T.D.

Okuyucumun mektubu şaka olabilir mi? Böyle ciddi bir işte şaka olacağını sanmıyorum ama böyle bir davanın da 1994’en bu yana sonuçlanmadan gelebileceğini de düşünemiyorum. Bir iş mahkemesi dosyası tam 16 sene sürsün, olacak iş eğil. Bir dava hiç mi 16 sene sürmez, sürer. Ben 35 sene süren dava biliyorum ama o gayrimenkul ihtilafıydı. Bizdeki kayıtlara bakar, bunlara göre olayı çözmeye kalkarsan 35 sene de sürer 40 sene de ama parmakları kopmuş bir işçinin davası 16 sene sürer mi? Bunu akıl alır mı? Bu 16 sene içinde işyeri de kalmaz, tahsil edilecek para da. Nitekim şirket tasfiye olmuş, artık para tahsil edilecek muhatap da kalmamış, halk arasında ne derler; sen sağ ben selamet. Bu halde de bir davayı 16 senede halledemeyen hukuk sistemini de elbette eleştirmekte hakkımız olur.