Anneniz hak sahibi

a
a
Cumartesi, 18 Eylül 2010 - 05:00

Annem ikinci evliliğini yapmıştı ve ikinci kocası öldü. Annem tek mirasçı iken bir gün ortaya önce ölen kızının çocukları çıktı. Bu durumda anneme yarı intifa hakkı verildi. Annem yarı intifa hakkı sahibi olarak bir evde oturmakta iken bu çocuklar geçmiş beş yıllık ecrimisil talebi ile dava açtılar. Oysa annem dört yıldır bu evde oturmuyordu. Bir de intifadan men davası açtılar. Bu davalar sonucu ne olur?  N.F.

Okuyucum tarih belirtmemiş ama anlattığı olayın çok eski yıllara ait olduğu izlenimini edindim. Çünkü ölen eşten dolayı intifa hakkı sahibi olmak bundan yaklaşık yirmi sene önce son buldu. Yaklaşık yirmi senedir eşin mirasta intifa payı yok. Ancak üvey çocukların evlatları dava açmakta biraz gecikmişler, zira ecrimisil geçmiş beş yıl için istenilir, daha geriye gitmez. Bu nedenle en az 20 yıl geçmiş yeni dava açıyorlar. Ancak anneniz dört yıldır bu yerde oturmuyor ise oturmadığı yani davacıların yararlanmasını engellemediği takdirde de ecrimisile hükmedilmez.

[[HAFTAYA]]

Annenize intifadan men davası açılmasına gerek yok. Bir ihtarname gönderip, “Biz yararlanacağız müsaade et” demekle bu yerden yararlanamıyorlarsa intifadan men keyfiyeti gerçekleşir. Dolayısı ile bu bir dava değildir. Bazı hallerde bu ihtar çekilmez, doğrudan doğruya dava açılır, ancak intifadan men keyfiyeti gerçekleşmediği için dava reddolunur. Ama ilk dava intifadan men keyfiyeti kabul edilip ikinci davaya bakılabilir. Dolayısı ile birinciyi siz intifadan men davası gibi algılarsınız. Neticeten, son dört yılda tasarruf engellenmemiş ise ecrimisil hesaplanmaz. Bu yeri kızlar kullanmaya başladığında da anneniz onlardan Ecrimisil talep imkanına kavuşur.

Yasalara karşı gelmek yaygın

Bildiğim kadarı ile piyasada satışa arzedilen ürünlerin üzerinde fiyat etiketi olması lazım. Bu doğru mu yoksa ben mi yanlış biliyorum. Hiç fiyat etiketine rastlamıyorum. Muhtemelen bu satıcının bir satış politikası. Doğrusu nedir? O.L.

Evet sizin bildikleriniz doğru. Birinci doğru, ürünlerin üzerinde fiyat etiketinin olması gerektiği. İkinci doğru, satıcılar etiket koymayı istemiyor. Onların istediği müşterinin mağazanın içine girip fiyatı sorması. Satış için bunu bir avantaj kabul ediyorlar. Ancak Tüketici Hakları Yasası’nın 12’nci maddesi şöyle: Perakende satışa arzedilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir, okunabilir şekilde o malla ilgili tüm vergiler dahil fiyat, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması, mümkün olmayan hallerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur. Ancak okuyucum çok haklı hemen hemen hiçbir vitrinde bu bilgileri göremiyoruz. Yani yasaya uymamak bizde asıl, uymak istisna haline geldi ki bu her yasa hükmü için söz konusu. Bu tespit toplumun yasalara karşı koyma ve yönetimin bu konuda duyarsız kalma belirtisidir. Yani endişe vericidir.

Eşin mal varlığına dokunulmaz

İki ortaklı bir adi ortaklık hakkında soru sormak istiyorum. Bu ortaklık inşaat yapmak için kuruldu. Bir ortak para, diğer ortak çalışmasını ortaya koydu. Para koyan ortağın parası bitti ancak eşinin iki dairesi var. Fakat bu ortak iki yıldan beri cezaevinde. Artık şirketin tasfiyesi şart oldu. Peki bu tasfiye sırasında eşe ait daireler veya malvarlığı paylaşıma girer mi?  B.A.

Bir adi ortaklık muhtelif nedenlerle tasfiyeye girebilir. Ancak bir ortaklık kurulurken bunun bir yazılı sözleşme ile yapılması tavsiye olunur. Adi ortaklık dışındaki ortaklıklar zaten yazılı yapılır. Ancak adi ortaklıkta dahi yazılı yapılması gereğini hatırlatmak istedim. Ancak biliyorsunuz adi ortaklığın hükmi şahsiyeti yoktur, her ortak borçlarından veya maliyeye karşı şahsen sorumludur. Sizin durumunuzda adi ortaklık tasfiye olunurken sermaye koyan ortağın sermayesinin iadesi gerekir. Sermaye ne miktar kıymet için konulmuşsa bu kıymet o ortağa iade olunur. Bu iadeler yapıldıktan sonra ortada bir kâr kalacak ise bu kâr ortaklara eşit dağıtılır. Ancak sizin sorunuz ortaklardan birinin eşinin malvarlığı olduğuna göre; anlaşılan o ki şirket zarar halinde. Bu durumda dahi zarar ortaklar tarafından karşılanır. Kanunun tabiri “…zarar şerikler arasında taksim olunur” şeklindedir. Ancak açık olan şu ki zararı karşılayacak olan ortaklardır, ortakların eşi değil. Dolayısı ile ortağın eşinin malvarlığı zararı karşılamak için paylaşıma sokulmaz.