Annesi ikinci kez can verdi

Annesi ikinci kez can verdi

23 Mart 2011, Çarşamba 12:11
A A

İki buçuk yaşında aşı için götürüldüğü doktorun, muayene sırasında karaciğerinin üç parmak dışarıda olduğunu fark etmesiyle "Caroli" hastalığı teşhisi konulan ve karaciğer nakli gereken 8 yaşındaki Semih Can Uyar, annesinden yapılan doku nakliyle sağlığına kavuştu.

Çok sık görülmeyen ve kalıtsal bir hastalık olan "Caroli" tespitinin ardından yıllardır çeşitli hastanelerde takipleri yapılan, nakil kararı verildiğinde annesinin hiç tereddüt etmeden ameliyat masasına yattığı Semih Can, şimdi iyi beslenirse kısa sürede karın ağrılarından da kurtulacak.

Leyla Uyar (36) nakil sonrası yaptığı açıklama, "2,5 yaşındayken aşı için doktorumuza gittiğimizde elle muayenede kaburganın altında karaciğerin üç parmağa yakın dışarıda olduğunu tespit etti. Hastaneye yönlendirdi bizi. Yatırdılar, bir hafta boyunca tetkikler yapıldı ve Carolli teşhisi konuldu. Karaciğer ve polikistik böbrek hastalığı yani" dedi.

O tarihten bu yana oğlunun üniversite hastanesinde takiplerinin yapıldığını anlatan Uyar, birkaç ay önce endoskopi muayenesinde organ nakli olmasına karar verildiğini söyledi.

Uyar, şunları aktardı:
"Önce dayısına bakıldı. Çünkü kan grubu AB pozitif. Benimki B pozitif. Babası A. Aslında AB bizden de alabiliyormuş. Dayısına bakıldığında karaciğerinde kalınlık olduğu söylendi. Semih için bir risk olabilir denildi. Bu hastaneye geldiğimizde ben vermek istiyorum ama kan grubum B pozitif dedim. ’Olur’ dediler. Benim tetkiklerim yapıldığında uygun olduğu tespit edildi. Sonrasında da geldik ve ameliyat olduk. Başarılı da geçti ama Semih’te yiyip de kusarım korkusu var, bu yüzden yemek yemiyor."

Ameliyat nedeniyle okula ara verdiklerini dile getiren Uyar, oğlunun karın ağrılarının geçmesini beklediklerini, bir an önce diğer çocuklar gibi koşup oynayacağı günleri iple çektiklerini söyledi.

Uyar, "Öyle mutluyum ki. Allah izin verirse ileride üçüncü kere can vereceğim. Böbrek nakli gerekirse, inşallah uyar, onu da veririm. Aslında ağlamak da istemiyorum, oğlumu çok seviyorum" dedi.

-AMELİYAT 6 SAAT SÜRDÜ-

Kent Hastanesindeki nakil operasyonunu gerçekleştiren ekipte bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Arıkan, "Caroli"nin doğuştan gelen ve çok sık görülmeyen kalıtsal bir hastalık olduğunu belirterek, "Tamamen kodlama hatası diyebiliriz. Yoksa annenin kullandığı ilaç gibi etkenlerle oluşmuyor" bilgisini verdi.

Semih Can’da karaciğer ve safra yollarında bir genişlik bulunduğunu, bu genişlik nedeniyle de safra çamurlarının oluştuğunu aktaran Doç. Dr. Arıkan, "Sonuçta karaciğer sirozuna neden oluyor. Bu da ileriki dönemlerde ağır enfeksiyonlara, kötü huylu hücrelerin gelişmesine yol açıyor. Dolayısıyla nakil ihtiyacı oluştu Semih’te. annesinden alınan parça, Semih’e nakledildi. Şu anda da takip etmeye devam ediyoruz" dedi.

Doç. Dr. Arıkan, operasyonun başarıyla tamamlandığını ama sonrasında da yoğun destek gerektiğini, çünkü kolay bir ameliyat olmadığını belirterek, damarlar, safra yolları gibi değişik yapılar birbirine dikildiği için özellikle beslenme başta olmak üzere destek gerektiğini anlattı.
Saat 10.00’da başlanan ameliyatın öğleden sonra 4 gibi tamamlandığını ifade eden Doç. Dr. Arıkan, "Farklı cerrah ekipleri girdi. Bir karaciğeri çıkarma ekibi var, bir de anneden alan bir başka ekip var. İkisinin kombine şekilde çalışması gerekiyor. Damar yapılarını birbirine diken plastik cerrahımız da var. Bir de gastroentorolog" diye konuştu.

-"ÇOCUKLAR NAKİLLERDE HEM ŞANSLI, HEM ŞANSSIZ"-

Doç. Dr. Çiğdem Arıkan, erişkin ve çocuk hastalar arasında nakil işlemi bakımından farklar bulunduğunu belirterek, çocukların hem şanslı, hem de şanssız olduğunu dile getirdi.

Nakil bekleyen çocuk hastaların organlarının yetişkinlere uymayacağı için kadavra bağış açısından sorun olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Arıkan, şunları söyledi:

"Ebeveynler vermediği sürece bağış organ bulunamadığı için bu çocuklar genel olarak hasta şekilde beklemek zorunda kalıyor, bazen kaybedilebiliyorlar. Bu yüzden organ bağışı çok önemli. Çocuk nakillerinin çoğu ebeveynlerden yapılıyor. Öte yandan, çocuklar daha kolay tolore ediyor demek belki çok doğru değil ama çocukların organlarının hepsi yeni. Erişkinden farkı o. Böbrekleri, kalpleri. Hastalıktan etkilense de mesela ilaçlara duyarlılıkları çok daha az. Erişkin dönemde hepimizin organları yaşla birlikte doğal olarak bir yıpranmışlık gösteriyor ve eşlik eden başka hastalıklar da oluyor. Çocukların en büyük avantajı bu. Anne babadan alındığı zaman da doku reddi olayı da daha düşük oluyor. Bu nedenle adaptasyon konusunda, ret konusunda büyük sıkıntı yaşamıyoruz. İlaçların da artık yan etkisi daha düşük."

Gülcan Kaplan - AA

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;