Antakya tatları Beyoğlu'nda

a
a
Pazar, 06 Haziran 2010 - 05:00


Antakya tatları Beyoğlu'nda

Haber: Eylem Keskin
eylem.keskin@posta.com.tr

Antakya; medeniyetler şehri... Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri. İçinde farklı din ve kültürlerle oluşan bir mozaik barındırıyor. Tabii farklı yemek kültürleri de... Kültürel çeşitlilikten kaynaklanan lezzet çokluğu Antakya’yı ziyaret edenlerin damağında ve aklında derin izler bırakıyor. Bu yüzden Antakya’ya olan ilgi gün geçtikçe artıyor. Herkes hatta gurmeler bile şehre akın ediyor, geziler düzenliyor.
Antakya yemeklerini elbette yerinde tatmak en güzeli ama gidemiyorsanız da üzülmeyin. Yemek ve mönü tasarımcısı, yazar Jale Balcı, memleketi Antakya’nın eşsiz lezzetlerini şehre gidemeyenler için İstanbullular’la buluşturdu. Jale Hanım Asmalımescitte’ki restoranı Antiochia’da bu özel lezzetleri ayağınıza getiriyor!

Dürüm özel ilgi görüyor

‘Antiochia’ Antakya’nın eski ismi. Jale Hanım bu yüzden mekanın ismini Antiochia koymuş. Asmalımescit Minare Sokak’taki mekanda ister bahçede isterseniz içeride oturup ocak başında pişen tatları görebiliyorsunuz. Biz dışarıda oturmayı tercih ettik ve eşsiz lezzetlerin tadına bahçede baktık. Antiochia mönüsü mekanın ortaklarından menü tasarımcısı ve yemek kitabı yazarı Jale Balcı’nın imzasını taşıyor.

Menüde ağırlıklı olarak tüm tatlar yöreye ait baharat ve zeytinyağlarla buluşuyor. Açık havayla birlikte artan iştahım işe elbette etli dürüm yemekle başladı. Antakya’nın özel baharat ve otları ile lezzetlendirilmiş dürüm gerçekten de enfes. Dürüm deyip geçmemek gerekir, çünkü ekmeğinden etine, sosundan içindeki malzemesine kadar her şeyi ile özel.

Dürüm içine konan etler önce odun ateşinde güzelce pişirildi. Sonra çıtır çıtır lavaş içine domates, yeşillik, soğan ve özel tatlarla süslenerek ve lezzetlendirilerek serpiştirildi. Ortaya tadına doyulmaz güzellikte dürümler çıktı. Dürüm o kadar büyük ki iki kişi gayet rahat paylaşabilir.

Zeytinli mezeyi mutlaka deneyin

Antiochia’da zeytinyağından baharata, salçadan zeytine kadar her şey Antakya’dan geliyor. Ana yemek olarak Antakya’ya özel dürüm ve şişin dışında yöresel mezeler, içli köfte, salatalar ve tatlılar sunuluyor. Muammara, abagannuç, humus Antiochia’da muhakkak denemeniz gereken mezelerden sadece birkaçı. Ben özellikle kırık zeytinle ve bol kekikle yapılan mezesine bayıldım.

Zaten şimdiden mekanın favorisi olmuş bile. Dürümün yanında zeytinli meze ortak bir mönü olmuş gibi görünüyor. Bir diğeri ise Antakya’nın meşhur lezzetlerinden humus. Antakya’ya özgü abagannuş ise bir Antakyalı’nın elinden çıktığı için mi bilmem, gerçekten çok lezzetliydi. Antakya mutfağına gidip içli köfte yemeden gelmek elbette olmazdı. Ben aslında haşlanmış olanı tercih etsem de kızarmış olanı da afiyetle yediğimi söyleyebilirim.

New York Times övgüyle bahsetti

Antiochia’nın ünü sadece İstanbul’la sınırlı değil. New York Times’ın gezi rehberinde de övgüyle bahsettiği restorana yabancıların da ilgisi büyük. Yarım saat içinde bizzat şahit oldum çok sayıda yabancı konuk geldi ve hepsi etli dürüm sipariş etti. Lezzetin kaynağı elbette Antakya’nın baharatları ama Jale Balcı’yı unutmamak gerekir.

Antakya’da doğup büyüyen Jale Hanım memleketinin özel ve önemli bir mutfağa sahip olduğunu söylüyor ve Antakya mutfağını şöyle anlatıyor: Antakya’nın kendine has yöresel tarifleri ve özellikleri var. Baharatları, otlardan ve baharatlardan yapılan mezeleri ve bulguru çok güzeldir. Yemekler bu farklı baharatlarla lezzetleniyor. Yemekleri saymakla bitmiyor.

Çok eskileri ve çevreden etkilenenleri de sayarsak benim bildiğim kadarı ile 300-400 civarında Antakya mutfağına özgü yemek tarifi var. Bu lezzetleri bir Antakyalı olarak neden İstanbullular’la buluşturmayayım dedim ve Anticohia’yı açtım.” Antakya’nın yemeklerinin birçok insanın damak tadına uygun olduğunu söyleyen Jale Hanım “Evimde ve restoranımda ağırladığım misafirlerimden gelen tepkiler, yemeklerin çok beğenildiğini gösteriyor.

Özellikle ceviz ve biberden yapılan muammara, bol kekikli ve zeytinyağlı dövme yeşil zeytin” diyor. Jale Hanım Antakyalılar’ın yemekle ilgili adetleri olduğunu söylüyor ve içlerinden birini şöyle anlatıyor: “En büyük özellikleri damak tatları ve mideleri için asla üşenmemeleri. Hazırlık kaç gün veya saat sürerse sürsün, sevdikleri yemekleri yapmak için çok uğraşırlar. Kendi aralarında günler düzenlerler. Bu günlerde kuruş, kibbi denilen içli köfteye para veya altın koyarlar. O köfte kime denk gelirse, para veya altın onun olur”.

Asmalımescit Mahallesi Minare Sokak No: 21 Beyoğlu Tel: 0212 292 11 00. www.antiochiaconcept.com