Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

ANTALYA'YA DİZİ YILDIZLARI YAĞMURU

Pazar, 25 Nisan 2010 - 05:00

Cuma öğleden sonra Yeşilköy Atatürk Havaalanı, AtlasJet’in önü, bir dizi film çekim platosu gibi. En ünlüleri ve göze çarpanı Kıvanç Tatlıtuğ’la Mehmet Aslantuğ. Hani dizi çekiliyor olsa, iki ayrı dizinin oyuncusunun bir arada işi ne? Özgü Namal, Beren Saat nerede? Televizyon yazarı Yüksel Aytuğ ne arıyor burada? Ya bu magazin kameraları bolluğu ne? Sıradan uçak yolcularının hayretle baktığı bu kalabalık, Antalya’ya ödül almaya giden dizi film ekipleri! Bu yıl ilk kez yapılan İsmail Cem Televizyon Ödülleri’nin galasına katılmak için toplanan bu kalabalığın arasında ben de varım. Çünkü yıllardır Türk sinemasına ödül vermiş, sinemayı halkla bütünleştirmiş bir ilin, Antalya’nın bu kez ciddi bir ödül sisteminin olmadığı televizyon sektörüne ödül vermeye soyunmasını, üstelik de bunu İsmail Cem gibi bir kültür adamının adıyla yapmasını çok önemsiyorum. Halkın bütün gün ve özellikle akşamları evinde televizyon seyrettiğini düşündüğümüz zaman bu sektörün çeşitli kurumların kendi reklamlarını yaptıkları ödüllerin dışında da ciddi bir biçimde değerlendirilmeyi hakettiklerini düşünüyorum. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AKSAV’ın ortaklaşa düzenledikleri İsmail Cem Televizyon Ödülleri, sanki bu kaygılar düşünülerek jüriler ve jüriler tarafından ince elenip sıkı dokuyarak belirleniyor! Ödüller 41 dalda, bir ön jüri tarafından belirlenmiş adaylar arasından farklı jüriler tarafından ve halk jürisinin de katkısıyla veriliyor. Tabii benim bu satırları yazdığım sırada heykelcikleri kimlerin kucakladığını bilmeme imkan yok, ama ön jürinin seçtiği adaylar arasında Ezel ve Aşk-ı Memnu’nun bir çok dalda aday olduğu gözönüne alınırsa, pek çok ödülü de onların almış olacağını söylemek zor değil.

MEDYA NİYE İLGİSİZ
İlk geceki davet, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın ve eşinin Mardan Palace Otel’de verdiği bir tür 23 Nisan resepsiyonu havasında geçince ortada, kalabalıktan ve herkesle fotoğraf çektirmekten sıkılıp kaçan dizilerin ünlü yüzlerinden çok Antalya sosyetesi vardı demek yanlış olmaz. Ya da aday gösterilen onlarca isim henüz Antalya’ya gelmemiş, ödül gecesi gelecekler. Ve eğer hepsi gelirse, Antalya Antalya olalı böylesine bir yerli yıldız yağmuru görmemiş olacak! Peki bu kadar büyük bir organizasyon, bu kadar çok yıldızın katılacağı bir ödül töreni, törenin canlı yayınlanacağı cumartesi günkü gazetelerin televizyon ve magazin sayfalarında yerini bulmuş muydu? Posta Gazetesi ve Mesut Yar dışında konuya ciddi yer vereni göremedim, hatta bazılarında tek satır haber yoktu. Altın Portakal’a sayfa sayfa yer veren basının bu ilgisizliğinin nedeni bilgisizlikse organizasyonun zaman zaman teklemesinin suçu. Ya da sinema yazarlarının tersine televizyon yazarlarının işlerini ya da ödülü ciddiye almamalarının göstergesi. Ödül gecesinin ve sonuçlarının yankılarını ise hep beraber göreceğiz. Eminim kırmızı halılar filan, ben yardımcı oyuncu değildimle başlayan tartışmaların tantanası bol olacak!

Suçlu yine ordu!
Başbakan, alacağı yanıtı bile bile, bedelli askerlik konusunu TSK’ya havale etti. Hem de ben bir konuşayım, bir çözüm yolu bulalım diyerek, bedelli askerlik bekleyenlerin umutlarını canlı tutarak. Sonra Genelkurmay Başkanı ile konuştu, üstünde mutabık kaldıkları biçimde terör olayları sürerken bu mümkün değil, açıklamasını yaptı. Ama kamuoyu bunu nasıl algılayacak? Başbakan aslında bedelli askerlik imkanı çıkarmak istiyordu ama TSK izin vermedi. Erdoğan, yine arkadan dolandı, bir puan aldı. Anlayan anladı ama çoğunluk anlamadı!