Araziyi parselleyip satmak Gelir Vergisi'ne tabidir

Cuma, 05 Mart 2010 - 05:00

Soru: Üç yıl önce aldığım araziyi parselledim. Birkaç parsel arsa satsam değer artış kazancına girip vergi ödemem gerekir mi? MÜCAHİT Cevap: Arazi satın alınıp, 5 yıl içinde parsellenerek, arsa üretilmesi ve bu arsaların 5 yıllık süre içinde veya daha sonra satılmasından sağlanan kazanç, değer artış kazancı değil, ticari kazanç kapsamında Gelir Vergisi’ne tabi bulunuyor. 3 yıl önce satın aldığınız araziyi, parselasyon yaptırıp, araziyi arsaya çevirdikten sonra birkaç parsel arsa satmanızdan elde edeceğiniz kazanç, ticari kazanç olarak Gelir Vergisi’ne tabi bulunuyor. Elde edeceğiniz kazancı ticari kazanç kapsamsında beyan edip, Gelir Vergisi ödemeniz gerekiyor.

Davayı kazanmanız mahkemeye sunacağınız delil ve şahitlere bağlı

Soru: 1 Kasım 1966 doğumluyum. 1 Temmuz 1981’de ilk defa sigortalı olarak çalıştığım işveren 1 Temmuz 1981 ve 1984 yılları arasında primlerimi yatırmamış. SSK’da sigorta başlangıcım görünmüyor. 1 Kasım 1993’ten bu yana sigortam yatıyor. İlk işyerindeki 1981-1984 arasındaki bildirilmeyen çalışmalarım nedeniyle iş mahkemesine dava açtım. Mahkeme, işveren ve şahitlerin ifadelerini aldı. Bu davayı kazanabilir miyim? Sigorta başlangıcım 1981 gözükmüyor. Ama ben 1981’de aldığım sigorta numaramı kullanıyorum. Bu numaradan sigortam yatıyor. Gürsel TÜRK Cevap: Davayı kazanıp kazanamamanız mahkemeye sunduğunuz delillere bağlı. Sunmuş olduğunuz deliller ve şahitler, o işyerinde çalıştığınız kanıtlar nitelikteyse davayı kazanmanız mümkün. Ancak, çırak ve stajyerlik döneminde yapılan sigortada, kişileri emekli eden sigorta kollarına prim yatmadığından emeklilik açısından başlangıç sayılmaz. Bu dönemde alınan sigorta sicil numarası ve sigorta sicil kartı emekli olana kadar kullanılır. 1981 başlangıcınızda çırak veya stajyer sigortasıyla çalışmışsanız, gün görünmez, başlangıç da sayılmaz. Çırak ve stajyer değilseniz, işveren girişinizi bildirmiş de çalışma günlerinizi bildirmemişse, mahkemede bir gün dahi kazansanız başlangıç sayılır.

Ücretin ödenmemesi işçiye iş akdini fesih hakkı verir

Soru: 14 Ağustos 1969 doğumluyum. 10 Ekim 1985’te SSK’lı oldum. 8300 gün prim ödedim. Son işyerime 1 Kasım 1996’da girdim. 4 aylık maaşımı alamadığımdan 8 Ekim 2009’da işverene dava açarak işten ayrıldım. O günün akşamı işe gitmediğim için hakkımda tutanak tutuldu. Maaşım resmi olarak 1512 lira, elden aldığım gayri resmi 488 liradır. Alacaklarımı alamadığım için, Ağustos 2009’da firmamızın alacaklı olduğu başka firmadan 2080 liralık mobilya aldım. Bunların faturasını ben işten ayrıldıktan sonra 26 Kasım 2009’da işyerine fatura kesilmiş. 11 Ocak 2010’da bana gönderilmiş. Ayrıca bu tarihte firma da isim değiştirdi. 1) Sigortalı olduğumda 16 yaşımdaydım. Ne zaman emekli olurum? 2) Avukatımız ‘tazminatla maaşları kazanırız’ diyor. Fatura davayı etkiler mi? 3) Kazansak da isim değişikliği var. Ayrıca çok kişi ve kurumlara bizden önce borçlu ve icralıklar. Alacaklar bize kalmazsa ne yapabiliriz? 4) Hiç işsizlik sigortasından faydalanmadım. Şu anda veya davadan sonra alabilir miyim? 5) Önceki işyerimde maaşım yüksekti. Şu anda asgari ücretle işe başlasam, emekli olduğumda aylığım düşer mi? Halit GÜNAY Cevap: 1) 25 yıl sigorta, 5300 gün prim ve 49 yaş şartlarına tabisiniz. Prim ödemeniz yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemeseniz de 14 Ağustos 2018’de emekli olabilirsiniz. 2) 4 ay ücret ödenmemesi iş sözleşmesini haklı olarak fesih hakkı verdiğinden davayı kazanırsınız. Mobilya ile alacaklarınızın ne kadarının ödendiği önemli. Alacağınız kalmıyorsa davayı olumsuz etkiler. 3) Davayı kazandığınızda alacaklarınızı tahsil etmek işverenin ödeme gücüyle sınırlıdır. 4) İşsizlik ödeneği alma şartlarını taşıyorsanız, işsiz kaldığınız tarihten itibaren 30 gün içinde başvuru yapmanız gerekirdi. Ancak şimdi de başvurabilirsiniz. Fakat geçmiş ayların ödeneğini alamaz, kalan işsizlik ödeneğinizi alabilirsiniz. 5) Daha önce prime esas kazanç tutarınız yüksek olduğundan, bundan sonra asgari ücret üstünden prim ödemeniz emekli aylığı tutarını olumsuz etkiler. Asgariden prim ödemektense hiç ödememek daha iyi.

SSK’da 5600 gün ve 53 yaşa tabisiniz

Soru: 4 Nisan 1968 doğumluyum. İlk kez ve sadece 30 gün olmak üzere 1992’de SSK’lı olarak çalıştım. 1993’te 15 ay yedek subay olarak askerlik yaptım. 4 Ekim 2000’den beri de 9 yıl 4 ay 27 gündür Bağ-Kur’luyum (3432 gün). En kısa sürede hangi kurumdan emekli olabilirim? Kaç yıl sonra emekli olabilirim? SSK’dan daha erken emekli olursam, ne zaman tekrar SSK’ya geçmeliyim? Erkan BALKAN Cevap: Sigorta başlangıç tarihiniz itibarıyla SSK’dan daha erken emekli olabilirsiniz. SSK’da 25 yıl sigorta, 5600 gün prim ve 53 yaş şartlarına tabisiniz. 1688 gün daha prim ödeyerek ödemenizi 5600 güne tamamlamanız şartıyla, 4 Nisan 2021’de emekli olabilirsiniz. Ancak, bu şartlarla emekli olabilmeniz için son 1260 gün (3.5 yıl) priminizi sigortalı bir işte çalışarak ödemeniz gerekiyor. Örneğin, prim ödemenizi tamamladıktan sonra çalışmayacağınızı varsaydığımızda, Bağ-Kur’a 14 ay (420 gün) daha prim ödedikten sonra Bağ-Kur’u kapatıp, sigortalı bir işte çalışarak, 1268 gün daha prim ödemeniz gerekiyor.

Almanya’da çalışan Türk vatandaşının işyeri kira geliri beyana tabi değil

Soru: Almanya’da çalışan Türk vatandaşının, Türkiye’deki gayrimenkullerinden (işyeri) elde ettiği kira gelirini beyan etmesi gerekiyor mu? Gerekiyorsa beyanda bir had var mı? SÜHEYLA Cevap: Almanya’da çalışan Türk vatandaşları ‘dar mükellef’ kapsamında vergilendiriliyor. Türkiye’de elde ettikleri Gelir Vergisi stopajına (kesintisine) tabi tutulan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları beyana tabi bulunmuyor. Bu gelirlerden yapılan vergi stopajı bunların nihai vergisi oluyor. Almanya’da çalışan Türk vatandaşının Türkiye’de bulunan işyerinden elde ettiği Gelir Vergisi stopajına tabi tutulmuş kira gelirinin, tutarı ne olursa olsun beyan edilmesi gerekmiyor.