Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Arınç'ın derdi ve zikri!

Cumartesi, 14 Ağustos 2010 - 05:00

Bülent Arınç, insafa gelmiş de “Silivri”den yükselen bu sese kulak verin” demiş, medya, “Arınç, bile yargısız infaza karşı çıktı” yorumunu yapıyor. Öyle mi? Neydi o ses, kimin sesiydi? Mustafa Balbay, Tuncay Özkan’ın. Biri iki yıldır, biri neredeyse on aya yakın süredir tutuklu, Silivri Toplama Kampı’nda. Bir tek örnek vereceğim gördükleri zülum için, kendi paralarıyla bile bir vantilatör almalarına izin verilmemiş! 40 derece sıcakta, klimalı odalara kaçışanlar biraz onların çektiği sıkıntıyı düşünsün. Ne demişler? “Bizi darbe yapmakla suçluyorsunuz, darbeyi yapabilecek olan komutanlar dışarıda, biz kalemimizle mi yapacağız darbeyi, arkamızda ordu yok diye mi bizi salıvermiyorsunuz?” demişler. Arınç’ın kulak verilmesini istediği sözler, bunlardır. Yani, kastettiği Balbay’ı, Özkan’ı “Serbest bırakın” demek istemiyor. “Arkasında ordu var diye generalleri serbest bıraktınız” sitemini yapıyor! Askerleri içeri alın isteğidir onun ki, sivilleri serbest bırakın diye bir kasti de yoktur. Hâlâ kendisine suikast yapıldığını düşünüp hisleniyor yaaa!

İstifanın gerçek nedeni

Deniz Harp Okulu Komutanı Tuğamiral Türker Ertürk istifa edince, herkes terfi edemediği için diye yorumlamıştı. Oysa o yürek yakan bir veda konuşması yaptı. Öğrencilerinin hakkında çıkarılan yalan yanlış haberlere nasıl karşı koyduğunu, imzasız ihbar mektuplarıyla o gençlerin nasıl karalandığını, onları korumak için çırpınırken nasıl yalnız bırakıldığını anlattı. Bir arkadaşım gözleri yaşararak aktarmıştı, “Denizciler için herşey söylendi ama bu söylenmemişti, “i.... denizciler” diye internette site açtılar. Bu kadar mı saldırılır” diye. Deniz Harb Okulu öğrencileri hakkında hepsi mahkemelerde yalanlanmış iftiralar, fuhuştan başlıyor, nerelere kadar gidiyor. Yazamam, utanırım. Bana bile böyle bir elektronik posta attılar da en ağırından küfürle yanıtlayınca yanlış adres olduğunu anlayıp vazgeçtiler! Sonra da Arınç Bey buyurur, “İyi ki bunlarla savaşa gitmiyoruz!” Her gün savaşıyorlar zaten! Psikolojik harp bu. GenelKurmay 2. Başkanı Aslan Güner’in terfi ettirilmeme nedeni: Gül, Cumhurbaşkanı olduktan sonra ‘tesettürlü başkomutan eşi’nin elini sıkmamak için protokol sırasından çıkma. Madem bu saygısızlık oluyor, Gül’ün Cumhurbaşkanı olarak Köşk’te verdiği 29 Ekim resepsiyonunda bazı tesettürlü hanımlar da onun elini sıkmamışlar, Cumhurbaşkanı’nın uzattığı eli havada kalmıştı! Onların ki saygısızlık değil mi? Bu hanımlar, AKP’li milletvekili, ya da bürokrat hanımıydı, geçmiş zaman unuttum! Onlara bir ceza gelmedi ama değil mi?

Ramazan tweetleri

Ramazanın ilk günüydü, twitter’dan gelen 2 çok yaratıcı tweet, işte budur dedirtti bana. Tabii ki saf ve bakir kitleleri kandırabilirsiniz ama cin gibi gençlerin ancak alaylarına muhatap olursunuz: tuyocu gct’den iki muhteşem özdeyiş: “Camilerdeki mahyaları yurtsever sloganlarla değiştiren 12’si general 121 muvazzaf subayın oluşturduğu çekiç terör örgütü kıskıvrak yakalandı!” ve “Ramazan topunun içine gerçek mermi koyup ateşlemeyi planlayan 251 general 147 muvazzaf subayın dozer darbe planı açığa çıkarıldı.” Beynine, yüreğine sağlık, “tuyocu”. Oraj, sakal, ayışığı, balyoz, ıvır, kıvır, zıvır, zırva, efendim, ne demiştiniz? Bu arada, Balbay, Özkan, tabii ki serbest bırakılsın ama sadece onlar mı? Sırf Başbakanı kızdırdıkları için bir yıla yakın tutuklu yargılanan gazeteci Ufuk Akkaya, Deniz Yıldırım! Hasdal’da hayatları karartılan adını bile bilmediğimiz genç teğmenler, öğretim üyeleri, hocalar, siviller, muvazzaflar. Belli oldu ki bu davalardan hiç bir şey çıkmayacak, uzayıp gidecek. İnsanları Guantanemo mahpusları gibi yıllarca rehin mi tutacaksınız? Silivri’ye, mahkemeye izlemek için gidilip gelinemiyor bile! Gözden ırak, gönülden ırak olsun diye mi? Yargı bağımsızlığı, yargı özerkliği. Ankara’da YHSK’da pazarlık ve tartışmanın bini bir para. Hükümet yargıya hakim olmak için bastırıyor. Daha referandumdan “EVET” çıkmadan, bir de çıkarsa o zaman görün siz. İlk hayır kampanyası yapanların canına okurlar herhalde. Pılıyı pırtıyı şimdiden hazırlamalı mı ne?