Ayşe Mine Yaman

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Arınma senfonisine eşlik eden tasarımlar

Cumartesi, 27 Şubat 2010 - 05:00

Eve gelindiğinde, ilk adım atılan yer olan banyolar, bilinen fonksiyonlarının ötesinde, insanın kendisiyle baş başa kalmasını sağlayan bir sığınak olmaya başladı.

Günümüzde bir duş alıp çıkacağım sözü artık tarihe karıştı. Tüm yorgunluğumuzu geride bırakıp dinlenmeye ve kaybettiğimiz enerjiyi yeniden kazanmaya bol köpüklü bir banyo keyfi ile kavuşuyoruz. Eskiden yıkan-çık gibi bir tanıma hapsolan banyolar, separasyonsuz olarak doğrudan yatak odası olarak devam ediyor, banyo mobilyasında kullanılan malzemeler yatak mobilyasında ve giyinme odasında süregeliyor. Spa köşeleri, oturma bölümleri, kanepe, koltuk hatta kitaplık gibi mobilyalara artık banyolarda da rastlıyoruz. Beyaz ve nötr tonlar, pastel renkler, prizmatik formlar, düzen ve gözü yormayan bir sadeliğin hakim olduğu mobilyalar ve en önemlisi işlevsellik, dekorasyonda karışıklıktan arındırırken, banyoda kişisel arınmaya dönüşüyor.

İçinde yaşayanların kişiliklerini zaman geçtikçe daha çok yansıtan, sıcak ve samimi banyolarda yaşamaya hazırlanıyoruz. Değişik stillerin, bileşimlerin ve görsel efektlerin heyecan veren çaprazlaşmasından doğan bir dekorasyon anlayışına, ilginç renk maçlarına, farklı dokular sirkine doğru bir geçişe de. Günümüz banyolarında, beyazdan başlayıp, kemik, kum, bej, vizon, kese kağıdı ve çikolataya uzanan bir renk skalası hakim. Bir koldan katıksız beyaz banyoları sararken; diğer yandan rengin, grafik illüstrasyonların ve desenin özgürce dolaştığı feminen tasarımlar dikkat çekiyor. Banyo dekorlarının en önemli detaylarını oluşturan malzemeler artık sadece su akışını sağlamakla kalmıyor, birbirinden şık tasarımlarla mekânlara görsel bir zenginlikte katıyor.

Natürel sığınak

Natürel bir banyo atmosferi kurmanın ilk kuralı şudur: Doğal olmak ve doğanın içinde olduğunu varsaymak. Eğer bu keyfi bir orman veya kır evinde gerçekleştiriyorsanız elinizdeki renk paleti beyaz, yeşil, limon sarısı ve toprak tonları, malzemeleriniz ham ahşap, hasır, taş, keten, ferforje, cam ve çakıl taşıdır. Tüm bunlara bol bol yeşillik ekleneceğini unutmayın. Doğal ışık, en önemli gücünüz olmalı. Büyük pencereler ve kapılar gün ışığını içeri almanız için gerekli mimari hareketlerdir. Banyo mobilyalarında açık rafları, tezgahlarda ise masif ahşap veya işlenmemiş taş malzemeyi kullanmalısınız. Eski küpler, işleme demir ferforje bir sandalye, eski cam şişelerde aromaterapik yağlar, bakır ve ahşap çanaklarda sabun, havlular ve büyük bitkiler, yine atmosferin tamamlayıcıları arasındalar. Ama unutmayın bu işin sırrı malzemelerin çoğunu ham olarak kullanmakta ve doğanın sunduğu ağaç dalları, çakıl taşları, kuru yapraklar gibi mücevherleri değerlendirmekte.

Zıtlıkların uyumu

Günümüzde hala kalıcı olan klasizmin tüm mekanlarda olduğu gibi banyolarda da etkisi yüksek. Ancak bir farkla: Klasik stil kendini modern stil ile kararak ergonomik ve rahatlık özelliklerine sahip oluyor, diğer yandan modern stil de klasiğin yumuşak hatlarını kazanıyor.

Bu iki zıt tarzın karışımı olan eklektik lüks, lüks teriminin klasik ve ağırbaşlı olmaktan uzaklaşması ve daha spor bir şekle dönüşmesi de yeni bir stili daha ortaya çıkıyor. Eğer modern klasik ve lüks bir banyo atmosferi yaratmak istiyorsanız önce fondan başlamanız gerekiyor: Işıltılı (altın, gümüş) mozaikler, parlak seramikler, bakır kaplamalar gibi. Mobilyaların formları klasikten, malzemeleri modernizmden esinlenmeli ya da karıştırabilirsiniz: Modern bir lavabo ve klasik bir ayna gibi. Evde spa atmosferi yaratmak için öncelikle yumuşak ışık gerekiyor. Bu seremoninin bir parçası olan farklı köşelere kokulu mumlar ve tütsüler yerleştirmeyi de unutmayın.