Arıza nerede?

Pazar, 03 Ocak 2010 - 05:00

Siyaset hariç herşey değişti.
Ve gelişti.
En azından kendi mesleğimize bakalım. Gazeteler, 10 yıl önceki gazete mi? Televizyonlar 10 yıl önceki gibi mi? Ne güzel kadrolar yetişti. Ne güzel uzmanlar, ne güzel yorumcular yazarlar...
Estetik, zevk, tempo.
Hepsi mükemmel...
Adım uyduramayan yandı. Hatır gönül de yok artık.
En hoşuma giden de, kadınlar iyice öne çıktı.
Medyayı büyük ölçüde kadınlar taşıyor sırtında... Hepsi de canavar gibi.
*
Öbür taraflara bakalım.
Onlar da öyle.
Ticaret, rekabet, hizmet... Belediye, Maliye, Mülkiye, Tıbbiye, hatta bağımsızlığından endişe duymamıza rağmen Adliye...
Beri tarafta iletişim, ulaşım... Ve internet denen o Allah’ın belâsı... Bir bakıyorsunuz, dostlarınızla evde otururken naklen yayındasınız... Hukuku ve ahlâkı bile delen bu teknoloji, 3 yıl öncesine dahi meydan okuyor.
Daha beri tarafta sanat ve spor... Korkunç bir ivme kazanmış...
Hele eğlence-müzik-yeme-içme sektörü, dünya listelerinin üst sıralarında.
Tarih-Anıt-Müze.
İnanç Turizmi
bile hızlı koşuyor...
Coğrafya kabına sığamıyor.
Darbe ve müdahale yöntemleri dahi değişmiştir.
*
Yerinde sayan, lök gibi oturan tek sektör siyaset.
O hâlâ ikinci kümede kalmış.
Hâlâ eski yöntemler, eski söylemler, eski eylemler.
30 yıl önceki hamaset.
40 yıl önceki hakaret.
Ve 80 yıllık husumet.
Tam bir rezalet.
Hepsi duruyor yerli yerinde.
Miting, Kongre, Kürsü Düzeni, Teknik ve Taktik... Bir santim ilerlememiş.
- Dedi ki, dedim ki.
- İşte belge.
- İspatlayamazsan müfterisin.
Öf, ne büyük laf bunlar.
Demokrasi 60 yıldır sömürülüyor.
Atatürk, 80 yıldır dolandırılıyor.
Siyasetçi gelişse bile siyaset gelişemiyor. O zaman da üzüm üzüme baka baka kararıyor.
İşte... Salı günü Meclis’teki grup toplantılarını izleyin...
Ve bu yazıyı hatırlayın.