Arka Sıradakiler okuldan soğutuyor...

Salı, 22 Haziran 2010 - 05:00

Arka Sıradakiler’in (Fox TV) son bölümü gelmiş geçmiş en etkin korku serisi sayılan Testere tadında aktı gitti... Kerem kişisinin yaratıcılıkta sınır tanımayan psikopatlığı sayesinde bir gençlik dizisi izlediğimizi unuttuk. Kapana dönüşen otobüs, kanın gövdeyi götürmesi, otobüsün denize itilmesi filan derken apıştım kaldım... “Vay be arkadaş, oğlumu okula göndermek yerine bir kaportacının yanına çırak mı versem?” diye uzun bir muhasebe çalışmasına neden oldu bende final bölümü. Öyle ya, hayati tehlikesi bu diziye oranla milyonda bir oranında kaportacılığın; yaptım bilirim... Neyse. Kerem’in psikopatlığı, Oktay’ın gel git akılları, Gamze’nin paylaşılamayan aşkı filan derken bir sezon aktı gitti dizide... Gelecek sezon diziyi Lisedekiler ve Üniversitedekiler diye ikiye ayıracaklarmış; eh üniversiteden de soğumak için yepyeni bir nedeni olacak yani gençlerin. İçimiz rahat olsun!

Küçük Kadınlar kurtuldu!

Küçük Kadınlar’da (Star TV) tüm zamanların en kötü dizi karakterlerinden Hulki öte tarafı boylayınca izleyicide bir bayram havası oluştu... Gidenin arkasından konuşulmaz ama adam hakikaten yeni jenerasyon tecavüzcü Coşkun tadındaydı. Nur içinde yatamayacağı kesin... Bir bayram haberi de Akasya Durağı’ndan (Kanal D) bekliyor izleyici. Sinan Kaya karakterinin üç bölümde bir aynı şeyleri yaşamasından bir hayli sıkıldığı ortada okurların... Hadi bir de onun helvasını yiyelim; ağzımız tatlansın!

Bihter’e ne olacak?

Herkes Aşk-ı Memnu’nun (Kanal D) finalini konuşuyor. Sosyal paylaşım sitelerinde Bihter’e ne olacağına ilişkin bahse girenler bile var. Romanın orijinaline sadık kalınırsa Bihter intihar ederek ölecek. Ama kimisi “başka bir son beklemeli kızımızı” filan diyor... Ben de yaratıcılıkta sınır olmamalı fikrinden hareketle, Bihter’i intihar yoluyla değil, kaza yoluyla ortadan kaldırıp romana sadık kalınmasından yanayım... Yaratıcılık deyince; önerim geliyor. Bihter bizzat Firdevs’in reklamlara çıkan o kuru temizlemecileri tarafından kirli bluzunun içinde çamaşır makinesine atılır. (Malum kızımız ufak tefektir.) Ve ütüleme sırasında Adnan karısının bluzun içinde olduğunu keşfeder. Uzaklara dalar gider. Ekrana “son” yazısı bindirilir ve Türkiye kurtulur...

Okan kuranderdemi kaldı?

Medya Kralı’nda (Kanal D) en çok izlenen bölüm Medya Arkası malumunuz. Okan Bayülgen o hattan sıkı ayrıntılar çıkarıyor; bu tamam... Hatta kendisi hiç izlenmeyip, Medya Arkası’nda rekor kıran televizyon programları bile var, bildiğim kadarıyla... Ama sanırım bölümün bu müthiş rüzgarı Okan’ı da kuranderde kalmış gibi çarpıyor bazen. Yoksa geçen akşam programda Deryalı Günler isimli programla kafa bulurken Derya Baykal için “Aha bizim manyağın programı” demesini ne açıklayabilir ki?..

Survivor’da oyalama taktiği...

Survivor Kızlar Erkekler (Show TV) son iki haftadır eleme heyecanı gazıyla ekrana bağlıyor izleyiciyi. Ama yine son iki haftadır ne elenen var ne de giden adadan. Hep bir sonraya erteleniyor eleme töreni... Hani siz alıştığınız format gereği yarışmanın sonunda ülkesine dönecek yarışmacıyı beklerken son reklamdan sonra, “bu hafta eleme yok, haftaya kısmetse yapacağız” haberiyle yüzleşiyorsunuz... Hakikaten heyecanı finalde arayanlar için sıkıcı bir durum bu. Tamam, yaz aylarında format gerekli ekrana. Ama malum bir formatı gereksiz uzatmak işin kalitesini düşürüyor. Kaldı ki seviyenin yerlerde olduğu bir rekabet ortamında kaliteden söz edilebilir mi; o da ayrı mesele...

Telekom hangi ayda yaşıyor?

Telekom reklamlarında ilginç bir ayrıntı var. Ay ilerlemiyor. Daha doğrusu biz haziran sonuna yürüyoruz ama reklam hâlâ mayıs ayı boyunca süren bir kampanyadan söz ediyor... Hani dizilerde tarihin saçma sapan bir şekilde bir yerden diğer yere sıçramasına alıştık ama belli ki orada işler aceleye geliyor. Peki bu reklam filmi ne; veren izlemiyor, çeken izlemiyor, yayınlayan izlemiyor. Eh izninizle o zaman bir zamanın meşhur reklam sloganıyla; “bu kampanya bizi aşıyor”...

Bırak öyle kalsın!

Atv yıllar önceki logosuna geri döndü sanırım. O alıştığımız dörtgenin içindeki a harfine. Dikkatli bakınca gördüm bu ayrıntıyı... Ne bileyim, teknoloji takıntısı olmadan ilk haliyle bıraksalar şu logoları. İzleyici alıştığı ekranın değişmesine aşırı tepki gösterebilir çünkü... Boşuna söylenmemiştir sanırım; “İlk akla gelen en doğrudur” lafı...

Yayın saatini tutturan yok!

Kanallarda bir program oynarken bir sonraki programın başlama saati duyuruluyor. Ama duyurulan saati tutturan ekran yok. Belli ki reklam kuşakları uzun, belli ki dizilerin özettir, özeldir bölümleri var. İyi de matematik ortada... Yayın sırasında hepsinin kaç dakika ya da saniye sürdüğü biliniyor. İki kere ikinin dört ettiğini bilen bir yayın şefi hesaplasa da şu dakikaları bir sonraki programı bekleyenler sövüp durmasa kanallara diyorum...