Arka Sıradakiler'den kim mezun olacak?

Salı, 20 Nisan 2010 - 05:00

Arka Sıradakiler (Fox TV) toplam izleyicide son birkaç haftadır ipi önde göğüslüyor. Diziye olan ilginin artmasını dizinin içindeki entrika dozunun yükselmesine bağlıyorum. Sanırım içinde alengirli bir şeyler olmayan seriler hiç ilgi görmeyecek artık... Neyse. Elbette aksiyon filan iyi de bildiğim kadarıyla bu çocuklar hâlâ bitirebilmiş değil okulu. Ve geçen hafta YGS’ye (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) girdiler. Tabii biz bununla ilgili bir ayrıntı göremesek de dizide öyle olması lazımdı... Acaba diyorum; bu kadar artmışken bu popülerlik, diziyi üniversite amfilerine de taşırlar mı? Yoksa çift dikiş yöntemiyle lise hayatını resmetmeye devam mı ederler?... Ederlerse de kimleri diziden mezun ederler, hakikaten merak ediyorum...

Bülent aramızda!

Çok Güzel Hareketler Bunlar (Kanal D) belli ki askere gönderdikleri Bülent Emrah Parlak’ı unutacak gibi değil. Bülent bu kez bedeniyle değil resmiyle sahnedeydi. İnsanı duygulandıran sahneler bunlar, izlemişse günün yükünü biraz atmıştır sırtından genç oyuncu; hayırlı tezkereler diyelim. Fakat...

Önemli burası. RTÜK dolayısıyla Yılmaz Erdoğan seyirciler arasındaki dershane ve okul isimlerini saymayı bırakmıştı. Ancak izleyiciler bağıra çağıra söylediler menşelerini. Yılmaz bile yıldı gördüğüm kadarıyla...

Yapılan iş tiyatro bile olsa, izleyici bildiğiniz tiyatro izleyicisi filan değil. Bu yüzden belki Yılmaz Erdoğan o uzun izah konuşmalarını yapmak zorunda kalıyor...

Bence ya suyu akarına bıraksın ya da oraya tiyatroda olduğunun farkında olan kalabalıkları doldursun...

Bu düğümlenmiş mesele ekran başındakileri gerçekten bayıyor artık!

Mesaja uzanan gizli el!

Samanyolu (atv) dizisinin iki karakteri Namık’la Eda mesaj çekiyorlar birbirlerine. Ama telefonun ekranında yazılan mesajla, ulaştırılan telefonun ekranında okunan mesaj bir hayli farklı... Sanırım iletişim hattında hayali bir el devreye girip mesajlara kelimeler ekliyor. Ya da devamlılıktan sorumlu kardeşimiz ve kurgudaki arkadaşımız uyuyor!

Dizi mi reality show mu?

Ölümsüz Kahramanlar STV’nin uzun zamandır yayında olan ve terör örgütüyle çatışan Mehmetçik’in öyküsünü anlatan bir dizisi. Zaman içinde işi fantastik boyutlara da getirse bir dizi parantezinde makul karşılanabilir bir öyküsü var... Ama AGB listesinde tanım olarak reality show olarak geçiyor bu dizi. Dizideki tek gerçek Mehmetçik’in oradaki kahramanlığı, onu da bir şov olarak tanımlamak dilerim gözden kaçırılmış talihsiz bir ayrıntıdır. Kanalın planlama müdürlüğünün dikkatine sunarım!

Makyaj fırçası sihirliymiş!

Aşk ve Ceza’da (atv) son haftalarda dikkat çeken Nurgül Yeşilçay güzelliğinin altını çizmiş ve “Estetik bir müdahale mi yaptırdı?” sorusunu not düşmüştük... Estetik yokmuş. Ne botoks, ne de farklı bir gençleştirme terapisi. İş hakikaten başarılı makyöz Sema Soğancı’nın sihirli fırçasından çıkmaymış... Üstüne verilen birkaç kiloyla birlikte Nurgül, partneriyle arasındaki yaş farkını kapatıp, artıya bile geçti... Bu arada Murat Yıldırım için çok genç duruyor diyenlere de, şimdilerde Kanal D’de tekrarları gösterilen Fırtına dizisini izleyip meseleyi bir de öyle değerlendirmelerini tavsiye ederim!

İyi ki doğmuşum!

Hayatımın en ilginç doğum günü yayınlarından birini yaşattı bana Uyan Türkiye (Star TV) ekibi. Bazı sevgilerimin takıntılı olduklarını ezber ettikleri için herhalde...

Yaşarken efsane olmuş Erkut Taçkın ağabeyimi stüdyoda görünce afalladım. Beyaz Ev şarkısının eşliğinde pasta keserken sudan aziz kardeşim Ertem Şener telefonda “Messu, bu adam neyin nessu?” diye bağırıyordu...

Ferhat Göçer yorgun geçen bir yayının ardından uyumamış ekranda iyi niyetlerini sunuyordu bana. Çok duygulandım. Ve bir anda o VTR...

Sırasıyla Huysuz Virjin, Okan Bayülgen, Türkan Şoray (Sultanım), Ajda Pekkan (Divam), Beyazıt Öztürk ve Rıdvan Dilmen hocamı hakkımda unutulmaz şeyler söylerken izlediğimde kendimden geçtim...

Ve o armağan. Rüştü’nün önderliğinde bütün Beşiktaşlı oyuncuların imzasını taşıyan o formayı aldığımda gözyaşımı tutamıyordum artık. Hepsine binlerce teşekkürler...

Algılarda böylesi keyifli bir yer edindiysem ne mutlu bana. Ve mesajlarınız, her biri birbirinden değerli okur temennileri var ya; iyi ki bir yıl daha yaşlandım dedirtti bana...

Teşekkürler Türkiye, teşekkürler...