Arkadaş önerisiyle antidepresan kullanmayın!

Son yıllarda 'arkadaş tavsiyesi' ile kullanımı artan ve doktora danışmadan alınan ilaçlar, kaygı seviyesini azaltmak yerine daha da artırıyor ve önemli sağlık sorunlarına yol açıyor

04 Ekim 2017, Çarşamba 16:29
Arkadaş önerisiyle antidepresan kullanmayın!
Antidepresanların hormonları kontrol altında tuttuğunu ve uzman doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Şaban Karayağız, insanlar üzerindeki etkisi 70’li yıllarda keşfedilen molekül şeklindeki antideprasanların, beyindeki hormonları değiştirmek için kullanıldığını söyledi. 

Bu ilaçların beyinde azalan ya da değişen hormonları, normal seviyesine düşürmekte veya yükseltmekte etkili olduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Şaban Karayağız, “Sadece depresyon için değil, kaygı bozukluğu olan hastalar üzerinde etkili oldukları yapılan araştırmalar sonucunda belirlenmiş. Geçmişte yüksek oranda olan yan etkileri, günümüzde minimum düzeye indirildi ve hastaya uygun tedavilerde kullanılıyor” dedi.

BİLİNÇSİZCE ALINAN ANTİDEPRESAN SORUN YARATIYOR

Bilinçsiz antideprasan kullanımının son yıllarda arttığını vurgulayan Karayağız antidepresanların etkileri ve kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında şunları aktardı: 

“Uzman doktor önerisi olmadan eş, dost, arkadaş gibi kişilerin, ‘Bana iyi geldi, sen de kullan’ önerisi ile alınan ilaçlar önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor Antidepresanlar farklı özelliğe sahip ve insan vücudundaki etkileri ağır seyreden ilaçlar olduğundan hastanın şikayetleri doğrultusunda iyi değerlendirilip uzman doktor tarafından yine kişiye özel ilaç uygun dozda verilmeli. Hasta yakınlarının ve hastanın belli bir zaman aralığındaki anlatımına bağlı kalarak yapılan değerlendirme sonucu, antidepresan grubundan uygun olan ilaç uzman doktor tarafından önerilmeli.

HEM RUHSAL VE HEM DE BEDENSEL ZARARLARI VAR

Kişiye uygun olmayan antidepresanların kullanımı ciddi sonuçların ortaya çıkmasına neden oluyor. Kaygı bozukluğu nedeniyle uygun ilacı kullanmayan bazı hastaların kaygı seviyeleri artıyori çarpıntı ve uyku bozukluğu gibi fizyolojik sonuçlar ortaya çıkıyor. Psikolojik olarak kontrol edilemeyen heyecan ve huzursuzluk hissi, kişiyi duygusal bir sarmalın içine çekiyor. Aşırı sinirlilik hali ve ağlama nöbetleriyle tablo daha da ağırlaşıyor. Sonuç olarak kaygı seviyesinin yoğunlaşmasının, zamanla intihar düşüncesine dönüşme gibi bir riski bulunuyor."