Artık bittik derken...

Cluj maçında yaptığı hattrick ile gündeme oturan Burak Yılmaz, bugünlere aslında hiç kolay gelmedi. İşte küllerinden doğan "Yılmaz" savaşçı

Artık bittik derken...

Kötü geçen Beşiktaş ve Fenerbahçe maceralarından sonra 'artık bitti büyük takım forması giyemez' sözlerine inat Trabzonspor'da küllerinden doğdu. Karadeniz ekibinde gol krallığına kadar yükselen Yılmaz, sezon başında Lazio ve Spartak Moskova'nın kapısından dönerek Galatasaray'a geldi.

İNİŞLİ-ÇIKŞILI BEŞİKTAŞ GÜNLERİ
2002 yılında Antalyaspor forması altında profesyonel olan golcü oyuncu Antalyaspor'un Süper Lig'e çıkmasına katkı sağlarken burada gösterdiği performans ile Beşiktaş'ın dikkatini çekti. 2006 yazında, Beşiktaş'a transfer olan Burak, gösterdiği inişli çıkışlı performans ile 11'in vazgeçilmez oyuncusu olamadı. Tigana'nın çok tuttuğu genç oyuncu Ertuğrul Sağlam'ın gelişi ile birlikte yedek kulübesinde oturmaya başladı. Sağlam'ın ısrarla Manisaspor'da oynayan Filip Holosko'yu istemesi üzerine Burak takas yoluyla Manisaspor'un yolunu tuttu. Beşiktaş'tan yanına kâr kalan ilk kez kupa kaldırıması (Türkiye Kupası) ve büyük takım tecrübesi. Manisaspor'da 16 maçta attığı 9 gol ile, 'Büyük takım oyuncusu değil' yorumlarını da beraberinde getirdi.

KABUS GİBİ GEÇEN FENERBAHÇE GÜNLERİ
Beşiktaş'taki dalgalı performansı, Manisaspor'daki çıkışının ardından yine İstanbul'un yolunu tutan Yılmaz, bu kez Avrupa Yakası'ndan Anadolu Yakasına geçti. Fenerbahçe'ye 4 yıllık imza atan Burak, kabus günlerinin başlangıcını da yapmış oldu. 'Dede' lakaplı Luis Aragones'in gözüne bir türlü giremeyen Yılmaz, gol bile atamadan kiralık olarak Eskişehirspor'un yolunu tuttu. Eskişehirspor'da da sadece 1 gol atabilen Burak etkisiz bir performans sergilemesine rağmen yeni bir başlangıca daha imza atacaktı; Trabzonspor...

YENİDEN DOĞUŞ; TRABZONSPOR
Fenerbahçe'nin Trabzonspor'da forma giyen Gökhan Ünal'ı almak istemesi üzerine Burak yine takas yoluyla Karadeniz ekibinin yolunu tuttu. Onun için son şans yorumları yapılırken, Şenol Güneş ona güvendi ve formayı verdi. 2010-2011 sezonu ise Burak Yılmaz için altın sezondu. 32 gol ile gol kralı olan Burak, takımının başarısında önemli bir rol oynarken bitmediğini ve neler yapabileceğini göstermişti. Düzgün fiziği ve stili ile Trabzon halkının 'Cristiano Ronaldo'ya benzettiği Burak için ayrılık vakti bir kez daha geldi.

DÖRT BÜYÜK FORMASI GİYEN İKİNCİ İSİM OLDU
'Kral' artık Trabzonspor'daki misyonunu tamamladığını ve Avrupa'da oynamak istediğni dile getirmişti. Lazio ve Spartak Moskova'nın Burak Yılmaz için girişimleri olsa da dönüp dolaşıp, Abdürrahim Albayrak'ın söylediği gibi kampttan kaçırılıp Galatasaray'ın yolunu tuttu. Trabzonspor'a 5 milyon Euro kazandıran Yılmaz, Sergen Yalçın ile birlikte dört büyük takım forması giyen ikinci isim oldu.

Burak Yılmaz, bu imza ile birlikte 'artık bitti büyük takım forması giyemez' diyenlerin yanıldığını, çalışarak nerelere gelinebileceğini gösterirken Galatasaray forması altında şu ana kadar çıktığı 10 maçta 13 gol atarak kendisine güvenenleri yanıltmadı.

Uğur Asarlı / radyospor.com