Artık kadının adı var

Perşembe, 21 Kasım 2013 - 05:00

Türkiye’de güzel şeyler oluyor. Kadınların çalışma hayatına kazandırılmaları ve karşılarına çıkan engellerin kaldırılması için ciddi çalışmalar yapılıyor

Geçen hafta Ankara’ya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na gittim. Bakanlıktan içeri girerken güvenlik görevlisi Ayla’ya evde parayı kimin yönettiğini sordum. “Para mı kalıyor faturalardan Özlem Hanım?” dedi. Gülüştük. Herkesin yüzü gülüyor, güzel bir enerji vardı. Kadın eli değiyor diye mi... Bakan Yardımcısı Aşkın Asan gözleri parlayarak bana ‘ikinci şans’ projesini anlattı. Sonra kadının iş hayatındaki yerinin güçlenmesi için neler yapılacağını, kabinenin tek kadın bakanı Fatma Şahin ile konuştum...

Kadın potansiyelini kullanmayan geri gider...

'İşte eşitlik' platformunda olumlu gelişmeler var değil mi?

İki yıl önce, Japonya, Meksika ve Türkiye’ye, cinsiyet uçurumunu kapatma (3 yılda yüzde 10)’ görevi verildi. Şu anda Japonya ve Meksika’dan çok ileri durumdayız. Çünkü iki eş başkanımız da yani Ferit Şahenk (Doğuş Holding Başkanı) ve Güler Sabancı (Sabancı Holding Başkanı) projeyi sahiplendi. Çok güzel bir hareket oluşturduk. Herkesin kendisini görmesini sağladık. Ondan sonra bu platformu oluşturduk ve bir taahhütname hazırladık. Şirketler söz verdi. İlklere imza attı. Şimdi TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) ile bunları Anadolu’ya yayma projemiz var.

[[HAFTAYA]]

Nedir kadın potansiyeli?

Kadına dair yaşam alanlarında karar verilen masada kadın yoksa bir şeyler eksik kalıyor. Kadının duygusal zekası yüksek. Kadını alana koyduğunuz zaman disipliniyle, takım çalışmasındaki başarısıyla, iletişime açık kişiliğiyle o şirkete kazandırıyor. Yani burada ‘Kadını çalıştır. Eşitliğe inanıyorsan bunu yap’ diye bir şey yok. Bunu yapan şirketler büyüyor. Biz de onların büyüdüğünü orta gruptaki şirketlere anlatarak bu yöntemin ne kadar iyi olduğunu iyi modellerle anlatıyoruz. Şu anda Ferit Şahenk’in kurumsal alt yapısına baktığınızda çok güçlü kadınlar, içeride çok başarılılar.

Siyasete kadın eli

Bakanlar Kurulu’ndaki tek kadın olmak nasıl bir duygu?

15 yıl özel sektörde çalıştım. İşletmenin başındayken 99 işçinin 98’i, 13 müdürün de 12’si erkekti. Siyasete girdim, çevremdekiler hep erkekti. Kabinede tek kadın olarak hiçbir zaman zorlanmadım. Sayıyı artırmak lazım.

Kadınların politikaya girmesini tavsiye eder misiniz?

Avrupa ülkelerinin yerel yönetimdeki kadın sayısı, parlamento oranından daha yüksek. Kadın önce kendi semtinde yetişiyor. Ondan sonra siyasette daha uzun kalıyor. Bizde de yerel siyaset hâlâ erkek işi olarak görülüyor. Kadının yaşamına dokunan sosyal belediyeciliği hayata koyabilmek için o masada bir kadının olup bunu anlatması gerekiyor.

İkinci şans

25 yaş üstü kadınları sadece 4 yıl eğitimde tutmuş bir ülkeyiz. Bunu hızlı bir şekilde 12 yıllık zorunlu eğitime çıkarmak lazım. Ankara’da ‘Gönül Elçileri’ programının ikinci kısmını başlattık. Amaç eğitimi yarım kalmış bütün kadınların çocuklarıyla beraber diplomalarını almaları. Ankara’da 170 kadın üzerinde bir çalışma yaptık, şimdi 16’sı üniversiteye gidiyor. Bunu bütün Türkiye’de yaygınlaştırıyoruz.

Neden 3 çocuk?

Bu, başbakanımızın muhafazakar bir erkek bakış açısıyla söylediği bir şey değil. Bu bütün dünyanın üzerinde çalıştığı bir nüfus politikası. ‘Kadına 3 çocuk doğurtup eve hapsetmek istiyorlar’ deniliyor. Bu toplumsal bir mesele... Konuya ideolojilerin ve partilerin üstünde bakılmalı. Buralarda önyargılardan uzak durmak lazım. Bu ülkenin geleceği, neslimizin devamı, her bakımdan çok önemli bir konu. Bilimsel yaklaşın.

Hem kariyer hem de çocuk yaparım

Kadını ekonomik olarak güçlendirmek yeterli mi?

Kadının bir önemli görevi daha var: Annelik... Dünya 90’lı yıllarda bunu gördü. ‘Ya kariyer ya çocuk’ seçimi yaptırırsanız, kadın ‘Kariyer’ diyor. Alternatif üretmezseniz, çocuk yapmıyor. ‘Aile iş yaşantısı uyumu sağlanacak’ dediğimiz şey de işte bu... Doğum izni, süt izni. Ama en temel iki kriter var: Biri kreşler, diğeri esnek çalışma.

Aslında her şirketin kreşi olması lazım değil mi?

Kreşlerin daha yaygın, kolay ulaşılabilir, kaliteli ve düşük maliyetli olması lazım. Bunun için kreşe teşvik, çalışanlarına istihdam paketinde verilen hakların verilmesi gibi birçok işi kolaylaştıracak alt yapı oluşturmaya çalışıyoruz.

Esnek çalışma?

İskandinav ülkelerinde kadınlarda yüzde 30-40 esnek çalışma var. Kadının ille tam zamanlı çalışması gerekmiyor. Esnek çalışmayı gerçekleştirirsek, işte bu rakamları yüzde 60’larda konuşacağız.

Nasıl olacak bu?

Mesela diyorsunuz ki ben çocuğuma baktırmak istiyorum veya evime yardımcı gelsin. Şu anda bu sistem kayıt dışı. Esnek çalışma modeliyle bunu geçici istihdam bürosundan talep edeceksiniz. Kayıt içinde olacak.

Diyelim ki doğum yaptım, nasıl olacak?

O zaman işveren diyecek ki ‘Özlem Hanım’ın yerine uzmanlaşmış biri lazım’. Fatma Hanım gelip o işi yapacak. Siz de doğum izninizi bitirdikten sonra işinize geri döneceksiniz. Süt iznini ebeveyn iznine dönüştüreceğiz. Yani kadın da erkek de bunu kullanabilecek.

PARA

Bakana göre paranın anlamı: İnsan mutluluğu için bir araç. Parasız olmuyor ama çok para da mutluluk getirmiyor. Önceliğiniz para olmamalı. Parayı hayatta merkeze koymamak gerekiyor. Mutluluk ve sevgiyi başa koymalı.

Evliliğe tam destek

Türkiye’de boşanma oranlarını düşürmek için bir program başlattınız. Nasıl sonuçlar aldınız?

Her yıl 600 bin evlilik, 100 bin boşanma var. Yüzde 80’i yeni biriyle, yüzde 17’si eski eşiyle evleniyor. ‘Onlara danışmanlık verelim’ dedik. 450 çift üzerinde çalışma yaptık. 75’i (yüzde 17) evliliğe devam kararı aldı. Bu hesaba göre ortalama 20 bin ailenin evliliğinin devamını sağlayabiliriz.

Evlilik kredisi hakkında çok şey söylendi...

Gençler evlenmek istediklerinde ilk sıkışıklık yüzünden evliliği ertelemek istiyorlarsa biz burada onlara destek verelim. Mobilyası beyaz eşyasında sosyal devlet olarak yardım edelim dedik. 10 bin lira faizsiz bir şekilde planladıkları şeyi öne çekmeleri için destek vereceğiz.