Artık tavuklar lezzetsiz demeyin bu tarifi deneyin

Cumartesi, 16 Ocak 2010 - 05:00

Bir fıkra anlatmak istiyorum... Sonra da bu fıkra hakkında birkaç görüş yazarak mevzu bahis konuya ilişkin olarak basit bir ‘tavuk’ ile neler yapılabileceğine dair ilginizi çekeceğine inandığım, yakın zaman önce denediğim tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum...

Mahallede bulunan erkek kediler arasından biri gerçekten çok güzelmiş. Tüyleri yerlere kadar sarkıyor, gözleri bir bakışta tüm dişi kedileri kendinden geçiriyormuş. Velhasıl diğer kediler bu durumdan çok şikayetçiymiş. Lakin dişiler bu yakışıklı erkek kedinin peşindeymiş. Günlerden bir gün yakışıklı kedi bir dişi ile flört etmek üzere koşarken tellere takılmış ve erkekliğini yitirmiş. Bir süre ortadan kaybolan yakışıklı kedi sayesinde diğer erkekler bayram etmiş. Bir hafta sonra mahalledeki erkek kediler toplanmış geyik yaparken, bir de ne görsünler, dişiler yine bizim yakışıklının arkasına kuyruk olmuş onu takip ediyorlar. Durum karşısında gözlerine inanamayan kediler, yakışıklı kedinin yanına giderek sormuşlar: “Yahu sen hani bir kaza geçirmiştin, nasıl oluyor da kızlar hala seni takip ediyorlar?” Yakışıklı kedi cevabı yapıştırmış: Artık danışmanlık yapıyorum!

 

Size niye bu fıkrayı anlattığıma gelince... Sözlüğe bakarsanız danışman kelimesinin karşısında göreceğiniz şey şu olacak: Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir. Bugünlerde biraz zeki ve biraz tecrübeli kiminle karşılaşsam meslek itibari ile kısa yoldan para kazanmak veya artık emekli hayatı yaşamak isteyip arada bir işe yaradığını hissetmek üzere kendisi ile ilişkin bir konuda ‘danışmanlık’ yaptığını ifade ediyor. Bir de bu danışmanlara danışanlar ve daha da ötesi danışmanlara danışanları danıştıranlar var! Kafa karıştırıcı değil mi? Benim için de öyle...

Aslında bugünkü yazımı tavuk üzerine yararlı bilgiler ve sektörün gelişimine faydalar odaklı hayal etmişken, danıştırmacıların oyununa gelmiş bulunmaktayım... Saatlerce emek verdiğim ve beklediğim halde arabulucu halkla ilişkilerci danıştıranların kurbanı oldum...

Ben ne yaptım her zamanki gibi “Asıl kaybeden onlar” diyerek hırsımı şahane bir tavuk reçetesinden aldım... Sonuçta ortaya sizlere göğsümü gere gere tavsiye edebileceğim bir tarif çıktı. Kusura bakmayın tavukla ilgili diğer yazacaklarım başka bir zamana ama ağızlara layık bir tavuk tarifi aşağıda:

 

Sarmısaklı maydanozlu tavuk...

Malzemeleri sıralamayacağım bu sefer, çünkü malzemeleri hissederek tavuğa gereken ilgiyi göstermenizi istiyorum. Sarımsak dokunacağımız güzelliklerden ilki. Kolayca parçalanan kabuklarından arındırdıktan sonra enlemesine ortadan keserek biraz zeytinyağı, deniz tuzu ve karabiberle ovarak 150 derecelik fırına atalım ki o muhteşem aromaları iyice ortaya çıksın. Mevzu bahis tavuğun nesi lazım? İki parça göğüs ve iki parça but. Yine biraz zeytinyağı ile ovaladıktan sonra varsa ızgara, yoksa teflona, orta ateşte atalım. 12 dakika içinde sarımsak iyice ezilecek kıvama gelecektir. 5-6 sap maydanozu, pişmiş sarımsak, birkaç damla limon suyu, 1 kaşık sızma zeytinyağı, tuz ve karabiberle blender’da çekelim. Suç ortağı tavukların diğer tarafını ızgarada pişirirken ıspanaklı ve keçi peynirli bruschetta’larımızı hazırlayalım. Tam buğday unundan ekmekleri 5 dakika kadar fırında ısıttıktan sonra üstüne sızma zeytinyağı döküp yarım diş sarımsağı sıvayalım. Bir tavada bir çay kaşığı zeytinyağını kızdırarak bir-iki avuç ıspanağı atalım ve 2 dakika soteleyelim. Ispanağın piştiği yerde biraz da soğan karamelize edelim. Ha, bu arada azıcık balzamik sirke damlatırsak soğanlara hafif tatlılık gelir. Sarımsaklı ekmeklerin üstüne taze keçi peyniri, onun üstüne ıspanak sote, en üst kata da karamelize soğan ile asansör yapalım. Evet, şimdi tavukları ızgaradan çekme ve üstüne sarımsaklı maydanoz karışımını bulama zamanı. Sonrası mı? Afiyet olsun!