Asi gelinler için kare alyanslar

Zekiye Koçarslan, 24 yaşında mücevher tasarımcılığına yönelmiş. Markasına 'Zekie' adını vermiş. Zekiye Koçarslan'ın en önemli özelliği mücevherde kuralları yıkması

a
a
Cumartesi, 15 Mayıs 2010 - 05:00


Asi gelinler için kare alyanslar

RÖPORTAJ: SERAL CUMALI
scumali@posta.com.tr

Mücevher tasarımı çocukluk hayaliniz mi?

Galatasaray Üniversitesi’nde iletişim okudum. Sinema- Televizyon bölümünü seçtim. Sanat yönetmeni olmak istiyordum. Dekor ve kostümle ilgileniyordum. Bir yandan da stilistlik kursuna gidiyordum. Sonra da mücevher tasarımı kursuna gittim.
Üniversite bitince Milano’da Istituto Marangoni’de moda tasarımı eğitimi aldım. Bir yandan da mücevher atölyesine katıldım. Türkiye’ye dönünce tekstil sektöründe çalışırken mücevheri de hobi olarak yapmaya devam ettim. Tekstil dünyasında mutlu olmadım; mücevhere yöneldim ve 2006’dan beri kendi koleksiyonumu hazırlıyorum. İlk satışlarım Milano’daki bir dükkanda oldu.

Önce Avrupa’ya açıldınız yani...

Evet, çünkü denemek, müşterinin tepkisini ölçmek istiyordum. O sırada da Milano’daydım ve çok beğendiğim ‘Once’ adlı bir dükkan vardı, onlara önerdim. ‘Once’ tasarımcıların yer aldığı bir mücevher butiği.
“Deneyelim” dediler ve hala da benim mücevherlerimin satışını yapıyorlar. Hatta İtalya’da yaşayıp buraya turist olarak gelenler buradaki dükkanda mücevherleri görünce tanıyorlar.

Türkiye’de satışa nasıl başladınız?

Türkiye’de o zaman uygun bir dükkan bulamadım. Kendi yerimi açmak zorunda kaldım ve Çukurcuma’daki dükkanı açtım. Şimdi de Teşvikiye, Topağacı’nda ikinci dükkanımı açtım.

Daha çok günlük kullanım için, spor denilebilecek tarz mücevherler yapıyorsunuz...

Aslında müşterilerim arasında çok gençler de var, orta yaşlılar da. Bu yüzden koleksiyonumu da ikiye bölüyorum. Biri daha mücevher, malzeme olarak altın kullanıyorum.
Altının yanısıra pırlanta, yakut, safir ve zümrüt. Siyah pırlantayı çok kullanıyorum. İkinci grupta da gümüş, bronz ve pirinç madeni ile yarı değerli taşlar kullanıyorum. Onları daha eğlenceli hazırlıyorum; ‘pop art grubum’ diyorum. Çok gençler için hayvan figürleri yapıyorum.

Klasik tek taşları farklı yorumluyorsunuz. Mücevherde klasik çizgileri yıkmak mı istiyorsunuz?

Buna çalışıyorum. Benim tarzım köşeli, geometrik formları asimetrik bir düzende kullanıyorum. Modern formda mücevher tasarlıyorum. Turmarin mücevheri daha modern yapıyor.
Pırlantaları küçük kullanıyorum, o da modern yapıyor. Kombinli modeller yapıyorum, önce pırlantalı bir kare yüzük alıyor, birkaç ay sonra ikincisini alıyor, sonra üçüncüsünü.
Onları birarada kullanıyor. Evlenirken geleneksel takı alışverişine başkaldıran asi gelinler için alternatif bir kuyumcu konsepti yaratmak istiyorum. Alışılmış yuvarlak yüzük formunu kareye çeviriyorum.
Tek taş yüzüğü, söz, nişan, evlilik halkalarını kare olarak yorumluyorum. Tek taşı şimdiye kadar kuyumcudan alıyorduk. Onu modern bir şekilde yorumlamaya çalışıyorum. Gençlerin daha severek takabileceği bir forma getiriyorum.

Gençler bunu sevdi mi?

Kare alyanslarımı gençler çok sevdi, bundan çok memnun görünüyorlar. Gençler zaten altın takmaya da çok meyilli değiller. Pembe altınla biraz alışıyorlar altın takmaya. Çoğu genç müşterim benden altın bir takı alırken, “Aslında altın hiç sevmezdim, hayret bunu çok beğendim” diyor.

Düğünde takılmak üzere modern mücevher alan oluyor mu?

Çok. Genç bir evlilik olunca günlük hayatta kuyumcu işi mücevher pek takmıyor gençler. Benim modern mücevherlerim günlük yaşam için tasarlanmış. Genelde yakın arkadaşlarına takmak için benim mücevherlerimi alanlar çok oluyor.
Benim tarzım köşeli, geometrik formları asimetrik bir düzende kullanıyorum. Modern formda mücevher tasarlıyorum. Turmarin mücevheri daha modern yapıyor. Modelleri nostaljik bulan da oluyor.

Fiyatlar ne kadar?

Herkes beğendiğini rahat rahat alsın, takabilsin istiyorum. Bu nedenle fiyatları çok düşük tutuyorum. Bunun için düşük ayar altın kullanıyorum. Hatta bazı modellerin pırlantasızını yapıyorum. Bazı altın yüzüklerin gümüş, bronz ve princini yapıyorum. Yeterki insanlar alabilsin. Çünkü insanlar alamayınca üzülüyorum...

3