“Aşık olduğum kişinin cinsiyeti önemli değil”

Ensest konusunu işleyen 'Atlıkarınca'da kötü karakter oldu, 'Başka Dilde Aşk'ta sağır-dilsiz sevgili... 'Erkek Tarafı Testosteron'da başarılı bir performans sergiledi... 'Binbir Gece', 'Kapalıçarşı' ve 'İntikam' dizilerinde yakışıklı çapkını canlandırdı. Mert Fırat değişik bir röportajla Ses Dergisi'ne kendini anlattı.

22 Mart 2014, Cumartesi 05:00
A A

- İçsel ya da dışsal gerçeği arayacağınız bir yolculuğa çıkar mısınız bazen?

Her zaman. Mesela benim gerçeklik algısıyla ilgili olarak kendimi sıkça sorguladığım bir durumum var... Bazen ilişkilerdeki gerçeklik, bazen hayattaki gerçeklik, bazen tiyatrodaki gerçeklik... Çünkü aslında gerçeklik çok tartışılır bir şey ve 21. Yüzyıl insanının problemi. Bazen insanın kendi gerçekliğini sorgulaması gerekiyor. Ve bu, oyunculuğun herhalde en kuvvetli duygusundan biri.

- O zaman soralım: Gerçekten isteyerek mi yapıyorsunuz bu işi?

Azıcık sorguladığın bir yerdeysen, oynadığın şeye dair azıcık inancın yoksa o perdeye çok büyük şekilde yansıyor ve seyirci hemen farkına varıyor. Ben mesleki bir gerçeklik sorgulama durumuna hiç girmedim. Belki de o yüzden bu meslekte çalışmayı, üretmeyi, sürekli oynamayı çok seviyorum. Ama ilişkilerdeki gerçekliği sorguladığım çok oluyor. Kendi duyguma ve gerçekliğime zafiyet hissettiğimde yavaş yavaş o ilişkiden soğuyorum.

“Biseksüel eğilimim olsa açıklardım”

- Aşk, ilahi sırları keşfeden gerçek midir sizce?

Evet. Kişinin kendini tanımasına bile fayda sağlar aşk. Sınırlarınızı siz belirleyemezsiniz, aşkınız belirler. Yaşadığınız çok büyük bir tartışmadan, kavgadan sonra mantığınız size der ki, dur yeter olmuyor, ama yüreğiniz sizi dinlemez ve peşine düşersiniz. Telefon açmak istemezsiniz, çünkü sizi beş gündür aramamıştır ama kendinizi tutamaz, ararsınız. Sınırları zorlarsınız ve bırakın başkalarını keşfetmeyi, kendinize dair birçok şeyi keşfedersiniz

- Aşık olduğunuz kişinin cinsiyeti önemli mi sizce?

Hayır. Bugüne kadar kendi cinsime ilgi duymadım ama aşk aslında her şeyde. Bir şeye aşık olurken onun cinsiyetini, şeklini değerlendirirken sadece ne hissettiğin önemlidir. Çünkü kimin hislerini karşılayacağını bilemezsin.

- Biseksüel olduğunuzu keşfetseniz bunu açıklar mısınız?

Zor. Böyle tanıdığımız kişiler var; çok da kolay olmuyor topluma açıklamaları. Ama ben biseksüel eğilimimi fark etsem, sanırım açıklardım. Bana böyle bir rol de önerildi, hatta gelecek yıl çekeceğiz bu filmi. Ama dediğim gibi, kolay değil böyle bir şeyi açıklamak.

“İşimi, aşkıma tercih ederim”

- Aşk ve sevdiğiniz kadın için nelerden vazgeçebilirsiniz?

Sevdiğim kadın için paradan, maldan mülkten, ünden, yani her şeyden vazgeçebilirim ama oyunculuktan asla. Aşk benim için o kadar büyük ki! Ama oyunculuk ve meslek aşkı ondan da büyük. Bu benim en büyük acım ve çelişkim.

- Kadınlarla aranızdaki en hızlı çekimi nasıl anlatırsınız?

Bir kadında beni en fazla, duygu çekiyor. Bir de bakışı, duruşu, beden dili... En çok da özgüveni yüksek kadınlardan etkileniyorum

-Kadınınızın rengi ne olmalı?

Kırmızı. Kadına yakıştırıyorum.

- Kırmızıyı kadınla nasıl örtüştürürsünüz?

Aşkın şehveti kırmızıda var, aşkın gücü kırmızıda var. Belki kalp figürünün hep kırmızı olması ya da sevgililer gününün kırmızıpembe renklerle örtüşmesiyle ilgili bu. Ama benim sevdiğim renkler de kırmızının tonları.

“İlişkiye girmek, bencillik”

-İnsan, kendisinde ve tüm yaşamında derin izler bırakabilecek bir akışı, bile bile niye zorlar?

Kimi zaman insanın derdi sanki karşı tarafla ya da yaşadığı aşkla ilgili gibi gelir insana. Ama aslında kendisiyle ilgilidir dert. İnsan bazen kendini zorlar, yaralara sebep olacağını bile bile girer ilişkiye. Bilirsin ki, o kişi yüzde yüz istediğin değil. Sen onu, o seni değiştirmeye çalışır. Birbirinizi tamamlamaya çalışsanız da çatışmalar başlar. Bunları bilir, yine de o ilişkiye girersin. Bu yaraları göze alarak bir ilişkiye girmek büyük bencillik.

“Acı, öğreticidir”

-Cesareti öğreten acıya şükredebilir misiniz?

Kesinlikle evet. Her acının insana bir şey öğrettiğine ve onun asla unutulmayacağına inanıyorum. Türkiye ve dünya, kadınların büyüttüğü erkeklerle dolu. Aslında o büyüme, gelişme, olgunlaşma dediğimiz şey tam da buradan geçiyor. Ve o acılarla insanlar olgunlaşıyor; hem kadın hem erkek o acılardan bir şeyler alıyor.

- Mutlu olmak için çaba harcamak gerekiyor. Günümüzde çok zorlandığımız mutluluk duygusu için oyun oynar mısınız?

Yaşadığımız hayatta mutlu olmak için, bu duyguyu yaşamak için, bazen oyun oynanması gerekiyor. Hepimiz mutluluk oyunu oynamak zorundayız bence. Çünkü mutsuz olmak için o kadar sebep var ki! Kapımızı hayata kapatmaktansa, bazen oyunlarla hayatı renkli kılmak sanırım daha anlamlı.

(15 MART 2014 TARİHLİ CUMARTESİ POSTASI'NDAN ALINMIŞTIR) 


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;