Asıl derbi başkaydı...

Cumartesi, 24 Ekim 2009 - 05:00

Perşembe Fenerbahçe’nin Steaua Bükreş’i evinde avladığı maç D-Smart ve TNT’den yayınlandı. Asıl yayıncı TNT kanalıydı ama...

İlginç bir maç oldu. Emre Tilev’in maç aktarımından çok dijital platformlar arasındaki rekabeti anlattığı maçta bir anda sahanın ortasında beliren D-Smart logosu canlı yayında ciddi bir yayın rekabetinin başladığını gösteriyordu...

Çünkü TNT, aynı zamanda Digitürk platformundan da yayındaydı ve bu platform da maçı şifresiz yayınlayacağını duyurdu. Ortada tuhaf bir rekabet ve hukuken anlaşılamaz bir durum vardı...

Her iki platform da yayınlarında TNT üzerinden duyurularını yapmaya başlayınca maç çok başka bir derbiye dönüştü.

Bir ara sahada topun nerede olduğunu göremeyecek hale geldi izleyici. Ve öfkelendi doğal olarak...

TNT’de daha önce yine UEFA Avrupa Ligi dahilinde Galatasaray maçı yayınlanmıştı. Ancak onda ne şifre, ne de yayın sorunu yaşanmıştı...

Neden Fenerbahçe?” diye düşünmeden edemedim. Belli ki rekabet de seyirci sayısı üzerinden yapılıyordu. Peki ya Galatasaray?..

O akşam Cimbom bir başka Bükreş takımının üstüne gol olup yağdı. 4 golü görenler sanırım tek meselesi futbol olan karşılaşmayı çok daha zevkle izlediler...

Yani iki ucu karışık meseleden Cimbom kârlı çıktı, benden söylemesi!

Telefonda nasıl kayıtlısınız?

Dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmamıştır. Süresinin neredeyse yarısı cep telefonu diyaloglarıyla geçen Aşk-ı Memnu’da önemli bir detay vardı...

Cep telefonu çalan Behlül’ün GSM ekranında Adnan arıyor yazıyordu. Adnan Ziyagil, yani Behlül’ün amcası... Bilmiyorum kaçımız, aramızdaki yaş farkı çok küçük değilse ailesinden birinin adını olduğu gibi kaydeder telefona? En azından aidiyet bildiren bir sıfat ya da harf filan konur ismin yanına...

Anlaşılan Behlül, aşkı yüzünden manevi defterden silmiş amcasını. Birkaç bölüm önce Amcam olarak kayıtlı telefonu Adnan olarak çaldığına göre...

Ah bir de küçük soru. Oyuncuların yarısından fazlası Adnan’ın ismini neden “Eadnan” olarak telaffuz ediyor, bilen var mı?..

Beren’den Müjde çıkar mı?

NTV’de Güzel Haberler’i izlerken Müjde Ar’ın programda kimi diline dolayacağını merak ediyordum. Halefini doladı; Beren Saat’i yani... Aşk-ı Memnu’da 30 yıl arayla aynı karakteri canlandıran iki kadından büyük olanı, halefinin çevirdiği sinema filmindeki sevişme sahnesinden hareket etti... Magazin haberini sevenlerin, Beren’in üstü çıplak fotoğraflarını hatırlayacağını sanırım. O fotoğraflar yayına getirildi ve Müjde Ar uzun bir Beren Saat vücudu analizine başladı... Yeni nesil Bihter’e daha önce de göndermeler yapan Ar, bu kez onu Nazi kampındaki esirlere benzetti. Zayıflığından, sırtındaki kemiklere kadar ciddi bir röntgen analiziydi bu. Her ne kadar sevimli de olsa Müjde Ar’ın sözlerinden, Beren Saat’ten çok da haz etmediğini çıkardım... Bilmiyorum selefi, halefinin girdiği detaylar hakkında yanıta gerek duyacak mı? Onu değil de şunu merak ediyorum ben... Müjde Ar’ın kariyerinin miladı sayılan Aşk-ı Memnu, Beren Saat için de uzun soluklu bir meslek yaşamanın anahtarı olacak mı? Yani Beren’den bir Müjde çıkacak mı?.. Kafam çok karışık. Sahi siz ne düşünüyorsunuz?..

Kurtlar Vadisi silah bıraktı!

Mesleki hırslarım azdır. Hiç yoktur diyerek kendimi salak yerine de koymam elimle. Ama bizim TV eleştirmeni meslektaşlara oranla daha mütevazıyım sanırım...

Bu girişin basit bir nedeni var. Mesela ekranda yıllardır yaptığım programlara, TV eleştirmenliğimden sonra meslektaşlardan gelen yorumlar yok denecek kadar azalmıştır. Bu iç çekişi bir kenara not edelim...

Meselem, geçtiğimiz akşam KanalTürk ekranında yeniden antene çıkan Medyatik programıyla ilgili. Bilmeyenler için programı meslektaşım Yüksel Aytuğ’un sunduğunu belirtelim. Çok da güzel yaptığını bir de... Yüksel, yeni sezonda açılışı Kurtlar Vadisi ekibiyle yaptı. Kafa rollerden sadece Polat Alemdar’ın, o da sette olduğu için gelmediği stüdyoda, diğerlerinin hepsi vardı... Yüksel Aytuğ, akla gelen ilk sorulardan, girilmeyen detaylara kadar yürüdü o gece. Hatta bir ara taze baba sayabileceğimiz Memati’ye (Gürkan Uygun) bir oyuncak bebeğin altını bile bezletti. Memati küçük bir yardımla çıktı bu zorlu sınavdan... O an stüdyoya bağlanan Polat (Necati Şaşmaz), kavga arkadaşına bebeği bırakıp hemen sete gelmesini söylediyse de, bir süre sonra bebeğin en önemli operasyon olduğunda karar kıldılar... Tüm bunlar işin geyiğiydi. Bana göre gecenin mesajı finalde geldi. İskender Büyük’ten Bulut karakterine kadar orada bulan tüm Kurtlar tayfası bireysel silahlanmaya karşı çok şık çağrılar yaptılar...

Ve bir kereliğine olsun Kurtlar Vadisi silahları bıraktı. Şimdilik deplasmanda, kim bilir belki bir açılımla kendi evlerinde de...

Bravo diyelim Yüksel kardeşimize. Reytingi önemli değil, etkisi hep böyle bol olsun!

Bravo Baba Reis’e

Gün içinde ekrana ulaşamadığım yerler var. İnternetten haber izlemek zorunda olduğum zamanlarda tercihim çok net. Hürriyet Web haberleri... Sitenin video işlerinin başında Orhan Can var. Nasıl anlatmalı ki onu; hakikaten bir görsellik cambazı. Bana göre gazetenin sitesi giderek popüler bir hale geliyorsa Orhan Can’ın TV adına düştüğü emeklerine bir selam çakmak gerek... Meslek büyüğümüz Orhan Baba’ya eline sağlık diyoruz. Her nerede yaşanıyorsa, izlettiği için!