Aşiyan'ın yalnız kalbinin sırrı

En son Aşk-ı Memnu'nun bir sahnesinde gördüğümüz Aşiyan Mezarlığı'ndaki kalp motiflerinin hikâyesi dizi olacak kadar etkileyici çıktı. İşte, Firdevs Öznur Claridge ve Amerikalı eşinin 'ölümsüz' aşkının hikâyesi...

a
a
Pazartesi, 05 Temmuz 2010 - 10:24


Aşiyan'ın yalnız kalbinin sırrı

Evet, unutulmayacak bir diziydi Aşk-ı Memnu. Seveni de, eleştireni de boldu ve bitti. Bihter intihar etti, Behlül berduş oldu, Adnan Bey ile çocukları yeni bir hayata başladılar ve geçen hafta boyunca hep onlar konuşuldu. Sanırım bir ben bitiremedim diziyi... Zira aklım ve gönlüm tek bir sahnede takılı kaldı: Adnan Bey ölen eşinin mezarındadır, arkada harika bir Boğaz manzarası görünmektedir. Matmazel usulca yaklaşmıştır ve 'Konuşmamız lazım' demiştir. İşte o sahnede... Fakat ne Matmazel'in anlatacakları, ne Adnan Bey'in korku ve endişeyle gerilen yüzü... O sahneden bana kalan, mezarın biraz uzağında mermere oyulmuş kalp motifleriydi.

Mermer ve kalp...
Mezarlıkta kalp...

Bu nasıl bir sevgiydi? Kim kime böylesi bir tutkuyla aşık olmuştu? Günlerce Bihter ile Behlül'ün aşkını izlemişken mermere oyulmuş kalbi görmezden mi gelecektik? Oradaki hikaye neydi? Aşk-ı Memnu'daki aşk mezarda son bulmuştu ve belli ki o sahnede bir görünüp kaybolan, mermere oyulmuş kalpler yüreğime çentik atan başka bir aşk hikayesine götürüyordu beni.

AŞİYAN'IN YALNIZ KALBİ

Gittim ben de...
Aşiyan Mezarlığı'na gittim. Yanımda aşkını mermere oymuş Firdevs Öznur Claridge'le... Öznur Hanım, merdivenleri tırmanırken soğuk ve ıslak mermer korkuluktan mı, ona oyulmuş kalpten mi güç aldı kestiremedim. Ama hikayesi bir başka diziye konu olacak kadar etkileyiciydi, dinledim.
Firdevs Öznur Claridge heyecanla ve hasretle anlattı mermerlere kalp oyduran aşkını: 'Burada Amerikalı eşim yatıyor. Bir trafik kazasında kaybettiğim Robert E. Claridge.'

Hikayesine gelince, yıllar öncesine dönelim şimdi... Firdevs Öznur Hanım Ankara'da, varlıklı bir ailenin tek kızı. Yıl 1959. Robert ise NATO'da görevli 21 yaşında gencecik bir asker. Bir arkadaşını ziyarete geldiğinde, apartmanın merdiveninde görüyor Öznur Hanım'ı. Hemen o an, orada aşık oluyor. Öznur Hanım kısa boylu, küçük elli mini minnacık genç bir bayan. Robert ise 1.90 boyunda sırım gibi delikanlı. Amerikalı asker öyle vuruluyor ki, Firdevs Öznur Hanım'la aynı apartmanda yaşayabilmek için arkadaşını ikna edip ev değiş-tokuşu yapıyor. 'Beni gördüğünde tutulmuş. Ben çok kısa boylu biriyim. İnanamadım. Arkadaşına, 'Biblo gibi. Onunla evlenmeliyim' demiş. Ne zaman karşılaşsak son derece kibarca bana olan tutkusunu anlatırdı. O günlerde babamı kaybetmiştim, kimseyi görecek durumda değildim. Böyle iki sene geçti. Araya teyzemi de sokup ikna etti beni. Ben de sevmiştim elbette ama asıl onunla evlendikten sonra tutkuyla bağlandım.'

VER ELİNİ AMERİKA!

Tanıştıktan iki sene sonra Robert Claridge muradına erer ve Firdevs Öznur ile evlenir. 'Kimi görse 'Ben dünyanın en mutlu erkeğiyim' derdi. Gözümün içine bakar, beni nasıl mutlu edeceğini bilemezdi. Evlenmeden Robert'a 'Evlendiğimizde annem de benimle yaşayacak. Sizin kültürünüze zor gelebilir. En baştan kabul edeceksen yola çıkalım' dedim. Onu da kabul etti. Evlendik ve Washington'a gittik. Ev tutup yerleştik. Bir yıl sonra da annem geldi. Tam düzenimizi kurmuşken Robert'in tayini yine Ankara'ya çıktı, geri döndük. '

Boğaz Yolu'ndan mezarlığa, bozuk merdivenlere destek olan mermer korkuluklara tutunarak çıkıyoruz. Tam karşıma iç içe geçmiş kalpli bir mezar taşı çıkıyor. Bir yanında Robert E. Claridge, bir yanında da Firdevs Öznur Claridge yazıyor. 'Yerimi hazırladım. Yanında yatacağım. Onu anmadan geçen tek bir günüm yok. Bu mezarlığa da sık sık gelirim. Oturur dertleşir, hasret gideririm. Bana 'Ölümü kabullenemedin, kendi hayatını yok ettin' diyorlar. Ben Robert öldüğü an öldüm zaten. Gerisi boş' diyor kesik cümlelerle.

BENİM İÇİN MÜSLÜMAN OLDU

Firdevs Öznur Hanım tekrar evliliğini anlatmaya başlıyor: 'Robert Kore'ye gitti. Savaşa. Evleneli altı ay olmuştu. O orada, ben Ankara'da. Ama neredeyse her gün bir mektup geldi. Bazen bir peçeteye, bazen kartvizite yazdığı satırları postaladı bana. Ayrıydık ama bir aradaydık da aynı zamanda. Öyle çok sevdi ki beni, şaşkındım. Oradayken Türk askerleriyle çok vakit geçirmiş. 'Benim karım da Türk' diye beni anlatırmış sürekli. Bizim askerlerimizin 'Allah Allah' seslerinden çok etkilenip orada Amerikalı doktorlara sünnet olmuş. Benim için, bana sevgisinden... Kore'deki görevi bitip Ankara'ya gelince hemen Beyrut'a tatile gittik. Oradaki arkadaşımıza 'Ben sünnet oldum ama Müslüman da olmak istiyorum' dedi. Orada usulüne göre Müslüman oldu.'

Robert'in tayinlerinin arkası kesilmez. ABD, Almanya derken Adana. Adana'da İncirlik üssünde Hassas Aletler Laboratuarı'na şef olarak atanır. Yıl 1975'tir. 'Burada sekiz seneye yakın kaldık. Çok mutluyduk. Robert harika Türkçe öğrenmişti. Ama artık emekli olmuştu ve ABD'de bir ev almamız gerektiğini söylüyordu. İki ay için Teksas'a gittik. Orada ev ve araba aldık. Hep almak istediği Corvette'i. Bir gün bana haykıra haykıra 'Sana minnettarım. Hayatımın bu kadar güzel geçmesini sağladığın için sana minnettarım' demişti. O arada Ankara'dan, Ford'tan iş teklif ettiler. Yine Ankara'ya döndük. Dönmez olaydık.'

Sonrası işte bu aşkı mermerlere oyduran kaderin bir tuzağı...
Robert ve Öznur Claridge Ankara'ya dönüyorlar. Robert 'İçimden bir ses 'Sen çok yaşamayacaksın' diyor Öznur' der karısına. Tam da o günlerde Öznur Hanım Eskişehir Yolu'nda bir kaza görür rüyasında. Rüyadan üç gün sonra görev için çıktığı seyahatte, Eskişehir Yolu'nda bir trafik kazasında hayatını kaybeder Robert.

Doğum gününden iki gün önce Ankara'da ölür, doğum gününde Aşiyan'a gömülür. Yıl 1984'tür. 'Neden Aşiyan?'sorumun karşılığı da ilginçtir: 'Ölümünden bir yıl önceydi. Buralarda gezerken Rumelihisarı'na çıktık. Robert manzaradan o kadar etkilendi ki 'Burası insanı mutlu ediyor' dedi. Öldüğünde ben çok kötü olmuştum. Mezarlık işleriyle bir yakınım ilgilendi. Kimseden bir şey istemedik ama ona burayı uygun görmüşler. Ben de çok şaşırdım. Tam onun istediği yer.'

KALPLİ MEZARI 6 AYDA ÇİZDİ

İşte Aşiyan'daki kalpli mezarda yatan Robert Claridge'le ona o mezarı hazırlayan Firdevs Öznur Claridge'in hikayesi böyle. Mermere oyulmuş kalplere gelince... Eşinin ölümünden sonraki geceler boyunca altı ayda kendisi çizmiş Öznur Hanım. Mezara çıkan yoldaki merdivenlerin korkuluklarına da serpiştirmiş aynı motiften. Hatta Aşiyan Mezarlığı'nın başka bölümlerine de Öznur Hanım'ın deseninden etkilenip yaptıranlar olmuş. Mermere oyulmuş kalpleri bazen filmlerde, dizilerde görüyor ama kızmıyor kimseye: 'Bir yanım buruluyor ama bir yanım da 'tanımasalar da Robert'i anıyorlar aslında' diyor. Belki de hissediyor Robert.'

FÜGEN ÜNAL ŞEN / AKŞAM