Aşk-ı Memnu züppeliği...

Salı, 15 Aralık 2009 - 05:00

 Züppenin önde gideni. Meslek ustamız Hakkı Devrim'in bu ağır değerlendirmesinin muhatabı Aşk-ı Memnu'nun yazarı Halit Ziya Uşaklıgil oldu önceki akşam...

Hakkı ağabeyi sinirlendiren, tespite neden olan şey ise Aşk-ı Memnu'da anlatılan hikayenin1910 Türkiye'sinde yaşanmış olması ihtimalinin sıfır oluşuydu...

Bugünün muhafazakarlık değerlerinden yola çıkan Hakkı Devrim haklı olarak sordu, yüz yıl önce bu tarzda kim yaşayabilirdi, Allah aşkına?..

Küçük bir düşünme seansıyla hak verdim ustaya. Ancak züppe tanımı biraz ağır kaçmamış mıydı? Kaçmamış, onu da anlattı Hakkı ağabey...

Züppe; yaşadığı ortamdan kendini soyutlayarak başka bir ortamın adamıymış hissi uyandıran tipler için kullanılan sıfatmış. Bu durumda kabuğunu beğenmeyen her kaplumbağa züppe aynı zamanda...

Benim yine de züppenin önde gideni tanımına itirazım var. Halit Ziya yaşadığı çağın önde gideni olabilir. Ama bugün züppelik ciddi bir şekilde el değiştirmiştir. Onun da listesini açıklamasını istiyorum büyük ustadan...

Protesto doğru ama yapılabilirse!

Okan Bayülgen izlenme oranlarını sıralayan ilk yüz program listesindeki bölünmeleri protesto etti önceki gün. Nedir bölünme; listede yer alabilmek için programların kendini “özel, ekstra, final” gibi başlıklarla küçük parçalara ayırmaları...

Ne oluyor böyle yapınca; genel olarak izlenmeyen ama bir bölümü hasbelkader izlenmiş programlar listede adını gösterip reklam verenin aklına giriyor...

Parçalara bölünmeden, bir bütün halinde yayınını tamamlayan program sayısı dizileri saymazsak neredeyse yok denecek kadar az. Bu yüzden mağdur olanlar tek parça programlar elbette. Okan bunu, “üçkağıtçılık ve reklamcıyı aldatma” olarak yorumluyor. Doğrudur. Ama seyirci hiçbir zaman o listelere bakıp izleme alışkanlığını belirlemiyor ki...

Neyse. Yine de bir doğrunun altını çizerek önceki akşam sadece protesto amaçlı Medya Kralı'nı erken bitireceğini anons ediyor Okan. Ama söz verdiği saat geldiğinde program bitmiyor, tam tersine zirve yapmış oluyor...

“Ne oldu protesto edecektin hani?” diye geçiyor içimden. Etmeyince de bir yanlış tüm doğruları götürüyor işte. Herkesin derdi aynı işte Okan; izlenmek. Parça parça ya da beton kalıp gibi, fark etmiyor...

Cüppeli Ahmet neyin peşinde?

Fatih Altaylı, Teke Tek'in (HaberTürk) can simidi Cüppeli Ahmet Hoca'yı ağırladı önceki akşam. Program ne zaman kan kaybetse Cüppeli koşuyor imdada... Etrafındaki kalabalığa bakınca hocanın ilmi kuvvetli diye düşünenler vardır. Bence en çok dili kuvvetli. İlminin önüne geçiyor kimi zaman; bilgiden çok gülmek için izleniyor bana göre... Hadi diyelim, Altaylı'nın reytinge ihtiyacı var. Peki Cüppeli'ye ne oluyor? Bu haliyle propaganda yapması, inandırıcı olması falan zor. Neden çıkıyor ekrana o zaman?.. Yanıtını bileniniz varsa yollayın gelsin, adresim yukarıda!

İmparator'un halefi Kubat'tır!

İbrahim Tatlıses görüntülü konuşmasa İbo Show'a (Star TV) katılma rekorunu elinde bulunduran ismin Kubat olduğunu bilmeyecektim.

Önceki akşam yine ekrandaydı. Ve iyi ki ekrandaydı...

Kubat yıllar önce hayatımıza ilk girdiği andan itibaren tarzını ve seviyesini hiç değiştirmemiş ciddi bir değer. Bunu türkülerini tekrar dinlediğimde netleştirdim kafamda...

Ve iddia ediyorum, bu ülkede Neşet Ertaş ve Aşık Mahsuni Şerif bestelerini en iyi yorumlayan ses ona ait...

İzlemekten sıkılacağımı sanmıyorum. İmparator, her hafta gönül rahatlığıyla konuk edebilir Kubat'ı. Hatta halefi olarak ilan edebilir genç ustayı. Hakkıdır çünkü!

İşte ekranı parçalayanlar!

Peki hangi programlar kendilerini bin parçaya bölerek reyting listelerine dört koldan giriyor, merak ediyor musunuz?..

Hafta içine bakalım şimdilik. Listenin en popüler isimleri programlarını üçe bölen Esra Erol'da Evlen Benimle (atv), Zuhal Topal ile İzdivaç (Star TV), Esra Ceyhan ile Hayat (TRT 1), İkbal Gürpınar (STV), Su Gibi (Fox TV), Yemekteyiz (Show TV) ve bunun gibi gündüz kuşak programları...

Haber meselesinde bölerek izletme rekoru İrfan Değirmenci'ye (FOX TV) ait. Genç sunucu dört parçaya bölüyor sabah programını. Ana haber bültenleri de farklı isimlerle en az ikiye bölerek çıkıyor izleyici karşısına...

Prime time denilen kuşakta diziler olduğu için en fazla özet bölümlerini katarsak ikiye bölünüyor değerli saatler. Eğer yarışma gibi bir şeyler varsa, onlar da en az iki bölümde geliyor ekrana. Flash TV ve Kanal 7'nin türkülü geceleri dört parçaya kadar çıkarıyor bölmeleri...

İlk yüz listesi için en dehşet verici gün Fox TV'nin boks karşılaşmalarının yayınlandığı cumartesi gecesi. O gece en az 10 bölünmeyle ekrana geliyor müsabakalar... Hafta sonu ekranında, yani Okan'ın protesto ettiği ekran günlerinde Yetenek Sizsiniz, Bir Şarkısın Sen gibi yarışmalar parçalara ayırıyor ekranı...

Doğal olarak alttan gelenlere haksızlık ediliyor ilk bakışta. Ama genel olarak, RTÜK'ün kırmızı hatlı reklam uygulamalarından nefes alabilmek için de sıklıkla yaşanıyor bu bölünmeler...

Dolayısıyla mesele yaşayacak parayı kazanayım kaygısına da bırakıyor yerini kimi zaman!