Aşk-ı Memnu'da 'kısmet'i açıldı

Aşk-ı Memnu'da 'kısmet'i açıldı

Röportaj: Seral Cumalı

scumali@posta.com.tr

Bihter’e siyah ve beyaz pırlantalardan yapılmış bir kolye hediye alır. Bihter Behlül’e kızınca ‘gıcıklık olsun’ diye kolyeyi Nihal’e hediye eder. Birden bire Aşk-ı Memnu’da oyuncuları geride bırakarak başrole çıkan bu kolye, Korunmaya Muhtaç Çocuklar yararına yapılan açık artırmada 5 bin 500 liraya Dilek Sabancı’nın olur. Kolye bu kez gazetelerin birinci sayfalarına çıkar. Bir gün içinde kolyenin taklitleri ‘Bihter kolyesi’ adıyla vitrinlerde yerini alır. Kolyenin tasarımcısı, bir yıllık Kısmet markasının yaratıcısı Milka Karaağaçlı bütün olup bitenleri şaşkınlıkla izler...

Nedir bu meşhur kolyenin hikayesi?

Kolyenin yer aldığı siyah-beyaz pırlantalı ‘Işık Koleksiyonum geçen yaz çıkmıştı. Dizi için yaptığım bir kolye değildi. Mücevherlerimin Aşk-ı Memnu’da yer almasını çok istiyordum ve bir sunum yaptım. Çok beğendiler. O günden beri Bihter dizide her hafta koleksiyonlarımdan bir parçayı takıyor. Meşhur kolyenin yer aldığı Işık Koleksiyonu’nun felsefesi Bihter ve Behlül’ün ilişkisiyle de çok örtüşüyor.

 Nasıl örtüşüyor?

Kolye biri beyaz ve biri siyah pırlantalı iki halkadan oluşuyor. Siyah ve beyaz iki zıt. Bihter’le Behlül’ün ilişkisinde de aşk ve nefret bir arada. Bu felsefeyi dizi ekibine anlattığım zaman etkilendiler. Kolyenin felsefesinin denk düşmesinin yanısıra benim tarzım basit, sade olduğu için Behlül’ün Bihter’e hediye edeceği türden bir tasarımdı. Bütün bunlar birleşince Behlül’ün Bihter’e hediye etmesi için o kolyeyi seçtiler. Aslında iki ayrı kolye, ben birlikte takılmasını önerdim. Bihter de öyle taktı.

Kolye birden başrole çıktı. Ne hissettiniz?

Yaptığınız tasarımın bu kadar beğenilmesi ve ünlenmesi çok hoş, mutluluk verici bir duygu. Nişantaşı’ndaki en lüks mücevhercilerden tutun Tahtakale’ye kadar her yerde taklitleri yapıldı. Taklitlerinde tek kolye, arkadan kilidi birleştirmişler. Bihter ikisini birlikte taktığı için; tek kolye zannetmişler.

Bu kolye sizi mi taklitçileri mi zengin etti?

O kadar çok taklidi çıktı ki satışlarıma bir yansıma olamadı! İnsanlar bu kolyelerin ‘Kısmet’ olduğunu daha öğrenemeden vitrinlere ‘Bihter Kolyesi’ diye çıktı. Taklitleri yapanlar büyük miktarda satış yaptılar.

Sizi üzdü mü bu durum?

Çok da umursamıyorum. Yaptığınız tasarımın taklit edilmesi bir anlamda mutluluk verici. İyi şeyler yaptığınız sürece satış zaten gelir.

Size ‘Bihter kolyesi’ diye gelen oldu mu?

İsteyen de oldu, özellikle “Bihter takıyorsa ben takmam” diyen de.

Neden Bihter takıyorsa takmak istemiyor, herkeste görülür diye mi?

Hayır karakter olarak Bihter’e tepki gösteriyorlar! Beğenmesine rağmen almayan oldu. Bunun yanı sıra benden özellikle ‘Kısmet’ alanlar, farklı olduğu için alıyor. Ama model her yerde ayağa düşünce, çok da beğenseler bile almak istemeyenler oluyor tabii.

Dava edemiyor musunuz taklitçileri?

Tasarımda 8 benzemez varsa o zaman taklit sayılmıyor. Zincirini incelttim, çapını ufak yaptım gibi 8 benzemez bulduğu taktirde davayı kazanamazsınız.

 Dizide başka takılarınız var mı?

Bihter birçok takımı takıyor. Nihal’in nişan yüzüğü benim tek taşım. Bihter’in, Nihal’e nişan hediyesi verdiği bilezik de, geçen haftalarda Bihter’in elindeki ‘şahmaran’ da ‘Kısmet’ti.

Ünlü müşterileriniz var mı?

Demet Akbağ çok iyi bir müşterim. Beğendiği için takıyor; kendi aldı. Şebnem Dönmez, Özlem Önal, Gönül Yazar’da ‘Kısmet’ var. Bir de artık Dilek Sabancı’da var.

Dilek Sabancı’nın açık artırmada 5500 liraya aldığı kolyenin gerçek fiyatı ne?

Çifti 2500 liraya geliyor.

Mücevherlerinizi en çok kimin takmasını istersiniz?

Madonna’nın. Her yaptığı şey yeni, yaptığı her şeye bayılıyorum. Çok cesur, deli olmasını seviyorum. Tabii benzetilemez ama kendimden bir şeyler buluyorum onda. Onun için bir şeyler tasarlamak isterim. Bu kadar çok istersem mutlaka bir gün karşıma çıkacaktır!

13 yıl reklamcılık yaptıktan sonra çok iyi bir kariyeri bırakıp bu işe yönelmeniz sizin cesur ve deli tarafınız mı?

Reklamcılıktaki son 10 yılımı Manajans Thomson’da geçirdim. Müşteri ilişkilerinin başındaydım. Ben 4 yaşlarındaydım dedem bijuteri işi yapıyordu. O takıların içinde büyüdüm. Kendime de iplerden bilezikler yapıyordum. Senelerce örgü ördüm. Reklam sektöründeyken bu tür bir şey yapamadım. Şimdi kendimi buldum.

Ani bir karar mıydı?

Hani 30’unuza gelince bir an vardır hayatı sorgularsınız. “5 sene sonra yine burada olmak istiyor muyum?” diye sorgularken istemediğimi hissettim. Düşündüğünüz zaman evrene bir mesaj gönderiyorsunuz ve doğru zaman olduğunda hayat önünüze onu getiriyor. Bir kapı açıldı ve içeriye girdim.

Nasıl bir kapı?

Manajans’ta çalışırken hobi olarak mücevher yapmaya başladım. Yaptığım işlere aşık oldum. Arkadaşlar da çok beğeniyordu. “Ben bu işi yapmalıyım aslında” dediğim an reklamcılıktan da soğumaya başladım. 6 ay iki iş beraber gitti. Akşam 6’da işten çıkıyordum, Kapalıçarşı’ya atölyeye mücevher yapmayı öğrenmeye gidiyordum. Gece 12’ye kadar adamları da oturtuyordum, işin teknik kısmını öğrenmeye çalışıyordum. Sonra o saatte karanlık yollarda dönüyordum. Babam, “Yeter artık gözlerinin altı çöktü bırak” diyordu ama bırakamıyordum. Sonunda işi bırakıp tümüyle mücevhere yöneldim. Ondan sonra da giysi tarzıma kadar herşeyim değişti.

Yurtiçinden önce yurtdışına açılmışsınız; genel olarak tersi olur?

Londra’da yakın bir arkadaşım vardı. Beraber “Biz bu işi hobi olarak yapalım” dedik. İlk lansmanı orada yaptım. İlk ürünlerim nazar boncuğuydu. Onlara cazip geldi. Son senelerde spirütüel şeylere yönelen bir trend var dünyada. Yaptıklarımın lokal olması, farklı olması, inançla bağlantılı olması onları çok etkiledi. Pırlanta ve altından değişik nazar boncukları yaptım. Buradakilerden çok farklıydı. Halen de klasiklerim arasında, pırlantalı, safirli nazar boncuklarıma devam ediyorum.

Markanızın adı Kısmet, takılarınızı alanların kısmetini mi açmak istediniz?

İçinizden geçen enerjiyi gözlerinizle etrafa yayarsınız. Ben nazar boncuğunun ve üzerindeki taşların gelen negatif enerjiyi geri yansıttığına inanıyorum. Kısmet, gelecekle ilgili nasip, talih demek. Hayatta her gün birtakım seçimler yaparız. Ve kendi kararlarımızı kendimiz veririz. Aslında kendi kaderimizi, kendi kısmetimizi kendimiz yaratırız. Ben de diyorum ki; kendi kısmetiniz sizsiniz. Bu ‘Kısmet’lerin koruduğuna inanıyorum çünkü o enerjiyle yapıyorum. Takanlar da buna inanıyor. Birebir satış yaptığım zaman dokunuyorum ve “Kısmet inşallah size şans getirsin” diyorum. İnanırsanız zaten korunacağınıza güvenebilirsiniz.

Bu mücevherler son yıllarda trend oldu...

Çünkü güzel olan bir şeyi takıyorsunuz, üstelik bir de anlamı var. Hem mücevher, hem değeri var, hem de inanıyorsunuz ona ve size kendinizi iyi hissettiriyor. Zaten insanların kendini iyi hissetmeye ihtiyacı var. İyiye inanırsanız iyi olur.

Fiyatları ne kadar?

350- 4000 lira arası.Pembe altın ve pırlanta kullanıyorum. Siyah pırlantayı seviyorum. Onların dışında natürel safir ve yakut kullanıyorum.

Neden pembe altın?

Tenle bütünleşmesini seviyorum. Hele ince zincirlerde bir tek ucunu görüyorsunuz.

Nerelerde satılıyor Kısmet?

Nişantaşı Abdi İpekçi’de Maximillian’da, Canyon’da Harvey Nichols’ta, Midnight Express Bebek’te ve İzmir Alsancak’ta Özusta Kuyumculuk’ta satılıyor. İngiltere’de birtakım butiklerde var. Daha da büyümek istiyorum.

Takı bir insana neler katar?

Benim için ruh halinin dışa vurumu. Genelde sade bir insanım düz siyah, düz lacivert giyerim, üstümde alacalı bulacalı bir şey göremezsiniz. Taktığım şeyler o günkü ruh halimi gösterir.

Hangi ruh halinde nasıl takı takarsınız?

İyi bir ruh halinde, kendimi iyi hissettiğimde, kendime güvenim olduğunda daha büyük, daha gösterişli, daha alımlı şeyler takıyorum. Moralim bozuk olduğunda daha ufacık, küçük takılar takıyorum. Nazar boncuğum ise hep oldu...

5