Aşk-ı Memnu'nun para kaynağı ne?

Cumartesi, 24 Nisan 2010 - 05:00

Aşk-ı Memnu (Kanal D) zenginliğin ne olduğunu bir kez daha gözümüze soktu. Bihter’in Adnan’a serzenişle ettiği; “Çetin Özder dünyayı dört kez dolaşmış. Biz daha bir tur bile atamadık” lafı unutulmazlarım arasına girdi...

Bir de holdingde aktif görevi hazırlanan Behlül’e bir üst yöneticinin “Şuradaki petrol kuyularımız aktif olarak çalışıyor” demesiyle gönlüm ferahladı...

Bülent’in babasına sorduğu “Fakir mi olacağız artık?” sorusunun karşılığında neden hep kahkahayla yanıt geldiğini anlamış oldum...

Para gani olunca insanlar hayat gailesini bırakıp aşk meşk işlerine giriyorlar haklı olarak. Petrol kuyularından aşk çıkmıyor çünkü...

Tövbe estağfurullah!

Tek Türkiye (STV) anlatmaya çalıştığı meseleyi çok dolandırıyor bazen. Senaristler nerede gerçeğe yakın duruyor, nerede uçuyor anlamak mümkün değil... Neyse bizim Doktor Tarık, kaymakam olduğundan beri ne zaman huzur geleceğini merak ettiğimiz kasabaya sükunetin herkes ölünce geleceğini anladık...

Çünkü bu bölümde de evliya oluverdi Tarık. Ne diyelim, senaristler rütbe verip duruyorlar Tarık’a. Keşke biraz da emek verseler diziye.

Drama mı, komedi mi yoksa feci halde fantezi mi yapıyorlar anlasak!

22 Nisan kutlu olsun!

Mehmet Ali Birand önceki akşam ana haber bültenini bitirirken tarihleri karıştırdı. Son sözünde; “22 Nisan’ı böyle kutladık” deyiverdi...

Sonra hatasını anlayıp, “Yarın kutlayacağız” diye not düştü. Ama ertesi günü kutlanacak olan 23 Nisan’dı. Kutlamaları bir gün geriye çekerek yeni bir kutlama tarihi yarattı Birand... 

Kısa diziler tutuyor!

Cuma’ya Kalsa (Kanal D) bir bölümü haftanın üç ayrı gününde yayınlanmasına rağmen iyi bir izleyici kitlesini yakaladı. Sanırım mesele izleyicinin uzun bir süre sonra 45 dakikalık diziyle tanışmasında...

Ekranda son dönemde aniden tutan dizilerin çoğunun süresi kısa, dikkat çekici bir ayrıntı bu. Sadece dikkat değil, izleyici de çekiyor; benden söylemesi...

İlle de Roman olacak... 

İlle de Roman Olsun, benim izlerken mest olduğum ve arkasında rahatlıkla durduğum bir projeydi. Daha Roman açılımları filan gündemde değildi...

Ama Melek Baykal ve Müjdat Gezen ustalarımızın unutulmaz performanslarıyla gündeme alınmak zorunda kaldı...

Her yayın döneminde aralıksız yayınlanması gereken proje, araya diziler filan girince rafa kalkmıştı bir süre. Önceki gün yapımcısı Ferruh kardeşim müjdeyi verdi. İlle de Roman Olsun (Show TV) dönüyordu... Ayrıntı düşersek, bu sezon ergen olmayan Romanlar yarışacak. Roman çocuklarının neşesini bilenlerdenim. Çok eğlenecek, çok eğlendirecekler eminim. Hayırlısı olsun...

Neden itiraz gelmedi?

32. Gün’de (Kanal D) başkanlık sistemini tartıştı Mehmet Ali Bırand ve Rıdvan Akar konuklarıyla. Hulki Cevizoğlu’nu masanın öteki tarafında gördüm bu kez. İyi bir araştırmacı gazeteci olduğunu biliyordum ama hitabetine ilk kez tanıklık ettim. Onda da iyiymiş...

Başbakan’ın başkanlık için özel bir çaba sarf etmesine gerek olmadığını zaten o yetkileri kendinde gördüğünü, böylelikle de bir diktatör portresi çizdiğini söyledi Cevizoğlu...

Meselenin bu ayağına kimse itiraz etmedi nedense. Oysa ben Mehmet Altan’dan bir şerh bekliyordum. Pozitif onaylama mı diyeceğiz bu duruma, bilemiyorum...

Haldun müsterih!

Haldun Boysan, linç edilmesine karşı durduğum yazım için açıklama yaptı. Kimseye ve hiçbir takımın camiasına kötü söz söylemedim, federasyon hakkında ve bir futbolcunun oyundaki hali için konuştum dedi... Özür dilemekten çekinmediğini ama camialar adına özür gerektirecek bir durum olmadığını da ekledi. Bir de “işsizlik ihtimali üzerine” ilginç bir not düştü; “Bu camiada herkes aynı takımı tutmuyor, rahat ol sen”... Bir koyu Beşiktaşlı olarak “sakin olun” lafını severim. Dilerim her şey Haldun’un dediği gibi olur...

Baba Ömer, baba oldu!

NTV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özgüner baba oldu. Herkes için sıradan bir gelişme olabilir. Ama ne bileyim benim gibi yirmi yıldan fazla bir dostluğu olanlar için Ömer’in baba oluşu teorinin pratikle buluştuğu andır...

Biz yakın dostları onu hep baba olarak bilirdik. Hitabımızın hakkını vererek sevgili eşi Aslı’yla birlikte bu dünyaya Ela Mis’i armağan ettiler...

Allah analı babalı ve çocuklu günler nasip etsin; Baba Ömer’im ve ailesine...