Mehmet Çoşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Aşk ve evlilik

Cumartesi, 01 Mayıs 2010 - 05:00

Ne yazık ki, insanları ‘aşk yaşanacaklar’ ve ‘evlenilecekler’ diye ayırıyoruz. Dolu dizgin aşk yaşadığımız birisini, “Seninle evlenemem” diye terk ediyoruz. Sonra gelsin mutsuz evlilikler... İşte bir örnek...
***
“Onu ilk kez, sürekli gittiğim barda bir köşede sessizce otururken gördüm. Kadehi elinde tutuşu, sigarayı içişi, hiç kimseyle ilgilenmeden sadece barmenle sohbet edişi, arada bir pistte dans edenlere bakışı dikkatimi çekmişti. Çok yakışıklı değildi ama etkileyiciydi. Değişik bir havası vardı. Bir ara yerinden kalktı, masama geldi ve oturmak istediğini söyledi. Bu kadar cesaretli olması şaşırtmıştı beni. Cevabımı bile beklemeden masaya oturdu ve konuşmaya başladı. O masada başlayan ilişkimiz aylarca sürdü. Hayatı günlük yaşıyor, yaptığı her şeyden zevk alıyor, beni adeta bulutların üzerinde yaşatıyordu. Her gün bir sürpriz yapabiliyordu. Bazen sabaha karşı evimin kapısına elinde çiçeklerle geliyor, bazen işyerime her saat başı kartlar gönderiyordu. İçki içmeyi, gezmeyi eğlenmeyi çok seviyordu. Bir gün bana evlenme teklif etti. Önce çok mutlu oldum ama daha sonra mantığım ağır bastı. Onun bu hızlı hayatı korkutmuştu beni... Serseri ruhluydu. Kabul etmedim. Tam o sıralarda aynı işyerinde çalıştığım, kariyeri yüksek birinden aldığım evlenme teklifine ‘evet’ dedim. Kısa süre sonra da evlendim. Şimdi, çok monoton, birbirinin aynı olan günleri yaşıyorum. Ve onu çok özlüyorum...”

Aşkta yakaladığı mutluluğu evliliğinde bulamayan bir okurum, pişmanlığını dile getiriyor. Kadınlar, romantik, serseri ruhlu, yakışıklı erkeklerle eğlenceli günler yaşıyor, onlara delicesine aşık oluyorlar. Bu erkeklerin cüzdanlarının kabarıklığı, içkiye düşkünlükleri ya da sorumluluk sahibi olup olmadıkları kadınları ilgilendirmiyor. Ta ki evlilik lafı edilene kadar. Evlilik devreye girdiğinde her şey değişiyor. Maddi şeyler ön plana çıkıyor.
***
Bir erkeğin bir kadın tarafından evlilik için tercih edilmesi bazı koşullara bağlı artık. Örneğin iyi bir eğitim, iyi bir okuldan diploma şart. Aile geçmişi iyi olacak. Mümkünse içki içmeyecek, gezmeye eğlenmeye düşkün olmayacak. Bir evi ve arabası olmazsa olmaz. Kariyeri olacak, işi olacak, iyi para kazanacak. İyi bir aile babası şeklinde görünecek. Aşk mı? O da ne?
***
Hani derler ya “Ben mantık evliliği yaptım” diye, bir bakın onlara. Etrafınızdaki en mutsuz insanlar onlardır. İnsanın aşkla sarılamayacağı biriyle her gece aynı yatağa girmesi ne kadar kötü... Buna nasıl dayanabildiklerini anlamıyorum.
Evlenmek herkesin hakkı. Ama evlilik geleceğin garantisi olarak görülmemeli. Unutmayın ki, aşksız yapılan evlilikler hep risk taşır. Er ya da geç taraflardan biri kendini aşka kaptırabilir. Bu durumda evliliğin bitmesi kaçınılmaz son olacaktır. Oysa aşkla yapılan evlilikte bu risk çok daha düşüktür. Emin olun, aşk yaşarken sizi mutlu eden kişi, evliliğinizde de mutlu edecektir.