Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

AŞKTA TARTIŞMA ADABI

Çarşamba, 15 Haziran 2011 - 05:00

Tartışmasız bir ilişki, domatessiz menemene benzer. Yani böyle bir şey olmaz. Tartışmalar aşkı besler, canlı, hareketli bir ilişki sağlar. Tabii tartışmanın yolunu, yöntemini bilirseniz... Her tartışmayı “Bitti bu aşk” diye bitiriyorsanız, merak etmeyin birkaç tartışma sonra kesinlikle bitecektir. Öyleyse tartışma adabını öğrenmeniz gerekir

[[HAFTAYA]]

İki ayrı yaradılışta, iki ayrı kişilikte, iki ayrı özellikte, iki ayrı insanın bir ilişkiyi yürütebilmesi aslında hiç kolay değil. Zaten aslında birbirinin aynı olan insanların ilişkisi çok uzun sürmez. Çünkü aşk aslında, kişinin kendindeki eksikleri başkasında tamamlama arzusudur. Bu nedenle aslında birbirinden farklı olan kişilerin birbirine aşık olma olasılığı çok yüksektir. Aşk ilişkiye döndüğünde bu farklı kişilikler başta bocalama yaşayabilir ama birbirlerine üstünlüklerini kabul ettirmek yerine farklılıklarını kabul edip anlayış gösterirlerse gül gibi geçinip giderler. Tabii ilişki içinde çatışmalar, tartışmalar ve kavgalar mutlaka yaşanır. Bunları iyi yönetebilirseniz çok renkli, heyecanlı ve tekdüze olmayan bir ilişkiye sahip olursunuz. Ama her tartışmadan sonra ayrılık cümlelerini kullanıyorsanız, birbirinizle sidik yarıştırıyorsanız, geçmiş olsun, ilişkiniz henüz bitmediyse bile kısa süre sonra tarihe karışacaktır. Şimdi isterseniz ilişkide adabıyla tartışma nasıl olacak, ona bir göz atalım.

1- SİZ DÜŞMAN DEĞİLSİNİZ

İlişkide ya da evlilikte, kadın ve erkek birbirinin rakibi, düşmanı değil, tarafıdır. Tartışırken birbirinize ayrı siperlerde mevzilenmiş düşmanlar gibi saldırmamalısınız. Suçlamalar, tehditler, kişiliğe yönelik saldırılar, aşağılamalar, hakaretler, küfürler, yüksek sesle ve alaycı tonda konuşmalar genellikle ilişkinizi bitme noktasına götürür. Bu nedenle tartıştığınız kişiyi düşmanınız olarak görmemelisiniz. Bu tartışmadan sonra tekrar yüz yüze bakacağınızı unutmamalısınız.

2- ÇATIŞMAKTAN KAÇINMAYIN

Tamamen zıt fikirlere sahip olabilirsiniz. Bir konu hakkında birbiriyle hiç uyuşmayan düşünceleriniz olabilir. Farklı takımları tutuyor, farklı partilere oy veriyor olabilirsiniz. Farklı filmleri izlemekten, müzikleri dinlemekten de hoşlanıyor olabilirsiniz. Bunlar bazen sizi çatışmaya götürebilir. Düşüncelerinizi birbirinize fikir tartışması şeklinde aktarabiliyorsanız bu, birbirinizden öğrenecek ne çok şeyiniz olduğunu gösterir ve inanın bana harika bir şeydir.

3- BİRBİRİNİZE YÜKLENMEYİN

Çiftler genellikle tartışma sırasında, tartıştıkları konuyu unutup birbirlerine kişisel suçlamalar yöneltmeye başlar. İşte bu tehlikeli bir durumdur. Tartıştığınız konunun dışına çıkmayın. Bu konu hakkında ille uzlaşmaya varmanıza gerek yok. Ama konu farklı yerlere saptığı zaman yine kişilik çatışmaları başlayacaktır. Bazı çiftler aynı konuyu defalarca tartışır ve hiçbir zaman da bir sonuca ulaştıramaz. Bunu bile bile yine aynı konuda tartışmak fayda değil zarar getirir.

4- SAYGIYI ELDEN BIRAKMAYIN

Tartışma sırasında karşınızdakinin fikri ne olursa olsun, bu fikri aşağılamamanız gerekir. Sonuçta herkesin doğru bildikleri vardır ve insan o ilişkiye kadar birçok aşamadan geçmiştir. Fikrinin doğru olmadığını uygun bir dille anlatabilirsiniz. Tabii bu size göre doğru olmayan bir fikirdir. Kendisine göre ise doğrudur ve tartışılacak yanı yoktur. Onun fikrini değiştirmek yerine, eksik ve aksak taraflarını aktarmak ve ne olursa olsun fikrine saygı duyduğunuzu belirtmek çok önemlidir.

5- BAĞIRIP ÇAĞIRMAYIN

Çiftlerin yaptığı en büyük hata... Birbirlerine kendi fikirlerini kabul ettirmek için seslerini yükseltirler. sanırlar ki en çok bağıran, diğerini bastıracaktır. Ama aksine, genellikle ses yükseldiğinde karşı taraf artık kendini kapatır. Siz yüksek sesle ne söylerseniz söyleyin, artık duymayacaktır. Sevgiliniz ya da eşiniz bağırıyor olsa bile, siz sesinizi düşürürseniz, ona yaptığının hatalı olduğunu görme imkanı verirsiniz. Tartışmalarda en çok bağıran değil, en anlayışlı olan kazanacaktır.

6- GERİLİM YARATMAYIN

Tartışma anında etrafı bir gerilim filmi platosuna çevirmemelisiniz. El hareketlerinize dikkat etmelisiniz. Etrafı kırıp dökmemelisiniz. Tartıştığınız kişiyi korkutmamalısınız, bu yolla sindirmeye çalışmamalısınız. Çünkü bunun bir sonraki aşaması artık şiddettir. Şiddet bir kez girdi mi ve affedildi mi artık geri dönüşü yoktur. O andan sonra sağlıklı bir tartışmayı geçin, sağlıklı bir ilişkiden söz etmek mümkün değildir. Zaten tartışma sırasında biri size şiddet gösteriyorsa hemen o ortamı ve o kişiyi terk edin.

7- ASLA ‘ASLA’ DEMEYİN

Çiftler tartışma sırasında kendi kendilerine gereksiz kurallar koyar. Örneğin ortak bir arkadaş için “Onun söylediğine asla inanmam” denilebilir. Ya da bir durumdan şikayet eden sevgiliye “Ben asla öyle şeyler yapmam” gibi kesin ve geri dönüşü olmayan cümleler kullanılır. Prensipli olmak iyidir de, ilişkiniz elden gidiyor. İlişki kaybolduktan sonra kimse sizi prensiplisiniz diye alkışlamayacak. Sevgilinizin söylediklerini çok iyi dinleyin ve bu tür genellemelerden kaçının.

8- ANLAŞMAK İÇİN ÇABALAYIN

Bir tartışmayı kavgayla bitirmek yerine anlaşmayla bitirmek tabii ki çok önemli. tartışma sırasında anlaşabileceğiniz noktaları gözden kaçırmayın ve onların üzerinden yürüyün. İlk nokta, ortada bir sorun olduğunu kabul etmekten geçer. Yani eşinize ya da sevgilinize “Benim seninle sorunum yok, senin benimle varsa bunu bilemem” gibi cümleler kurmayın. Sorunu kabul ederseniz, anlaşmak için ilk adımı atmışsınız demektir. Belki bu tartışmada anlaşamayacaksınız ama bir sonrakinde ortak bir noktaya ulaşacaksınız.

9- HATANIZI KABUL EDİN

Haklı olmayı mı seçeceksiniz mutlu olmayı mı? Yüzde yüz haklı olmak her zaman kazandırmayabilir. Öyleyse böyle kesinlikler yerine hatalarınız olabileceğini kabul ederseniz, karşı tarafa da en azından küçük oranda haklı olma şansı verirsiniz. Tartıştığınız konunun bir kısmında siz, bir kısmında o haklı olsa fena mı olur? Zaten mesele kimin haklı olduğu değil, kimin neyi kabullendiğidir. Siz istediğiniz kadar haklı olduğunuzu iddia edin, eşiniz ya da sevgiliniz bunu kabul etmediği sürece hiçbir işe yaramaz.

10- KÜSMEYİN VE AYRILMAYIN

Tartışma sonrası ağzınıza fermuar çekip geceyi farklı yataklarda mı geçiriyorsunuz? Her tartışmadan sonra kapıyı vurup gidiyor ya da “Tamam bu iş burada bitti” mi diyorsunuz? Küçücük bir tartışma sonrasında bile gözyaşlarına mı boğuluyorsunuz? Ya da birkaç gün onu hiç aramıyor musunuz? O zaman sizin için geçmiş olsun, ilişkinizin bitmesine sayılı günler kaldı. Tartışma, uzlaşma için yapılır. Uzlaşamayacağınızı bilmek bile bir uzlaşmadır. Ama bunu dahi bilmeden ayrılığı denemek saçmalığın daniskasıdır. Ayrılıklar aşkı güçlendirmez aksine törpüler. Her ayrılık ilişkinizden bir parça götürecek ve birkaç ayrılıktan sonra artık bitmesini isteyeceksiniz. Tartışma sonrası küsmeyin ve ayrılmayın.

İLİŞKİNİN SONUNU GÖSTEREN İŞARETLER

* Kırıcı bir tartışmadan sonra ilişkiyi tamir etmek için çaba harcanmıyorsa... 
* Çaba harcamaya rağmen bu çabalar karşılıksız kalıyorsa... 
* Basit şeyler büyütülüp bunlar ilişkinin en önemli sorunu haline getiriliyorsa... 
* Kızgınlık ve öfke sıkça dışarıya vuruluyor ve hatta incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden şiddetli kavgalar çıkıyorsa... 
* Her bahaneyle ayrılınıp sonra yeniden bir araya geliniyorsa... 
* Görüntünüzü, saç şeklinizi, giyim tarzınızı daha önce beğendiği halde artık beğenmiyor ve ağır dille eleştiriyorsa...
 * Kıskançlık konusunda bitmek bilmeyen tartışmalar yaşanıyor ve taraflar birbirini baskı altında tutuyorsa... 
* Bireysel alanlara el uzatmalar, sosyal arkadaşlıklara karışmalar, cep telefonu karıştırmalar, e-mail ve facebook adreslerine gizlice girmeler başladıysa... 
* Sürekli gizemli bir ruh haliyle dolaşılıyor, bazı şeyler saklanıyor, hatta ortaya çıkması halinde aşırı tepkiler gösteriliyorsa... 
* Daha önce sizinle tartışmaktan keyif alan sevgiliniz artık tartışma sırasında konuyu bir an önce kapatmaya çalışıyor ve hatta her seferinde “Haklısın” deyip susuyorsa...
 * Birlikte geçirilen zamanın miktarı azaldıysa, gidilen yerlerden artık daha çabuk kalkılıyorsa, ortak bir şeyler yapmaktan kaçınılıyorsa... 
* Cinsellik konusunda bencillik başladıysa, hatta cinsellik ilişkide geri planlara atıldıysa... 
* Geleceğe dair planlar artık yapılmıyorsa, hatta tatil konusunda bile “Sonra konuşuruz” denilip geçiştiriliyorsa... 
* Daha önce, gülüp geçmek için anlattığınız hatalarınız, zaaflarınız, aptallıklarınız artık size karşı silah olarak kullanılıyorsa... 
* Durup dururken “Ayrılsak nasıl olur?” ya da “Acaba hayatında başkası olsa ben ne hissederim?” gibi sorular ortaya atılıyorsa... 
* Özel günler unutuluyorsa, unutulmasa bile basit organizasyonlarla geçiştiriliyorsa... 
* Önem sırasındaki yeriniz değiştiyse, yani artık siz onun için birinci öncelikli değilseniz... 
* Bugüne kadar bilmediğiniz bir başka hayatının olduğu ortaya çıkmışsa ve bunun için sizden özür bile dilemiyorsa...
 * Yalan söyleme konusunda ustalaşmışsa ve bu konuyu yüzüne vurduğunuzda bile hiç gocunmuyorsa... İlişkinizin ruhuna fatiha... Bu işaretlere rağmen “Benim ilişkim devam eder” demeyin, çünkü etmez. sadece vakit kaybedersiniz. Üstelik bunları görmezden gelip ilişkiyi devam ettirmeye kalkarsanız, ayrıldığınızda yaşayacağınız travmanın üzerine bir de pişmanlık eklenecektir. Kendi kendinize “Bunları gördüğüm halde niye devam ettim” diye hayıflanacaksınızdır. İyisi mi, bu işaretleri iyi takip edin. Kendinizden emin olduğunuzda da terk edilmeyi beklemeden “Elveda” diyerek kendi yolunuza gidin.