Astrologların gurusundan Türkiye yorumu

W dergisi tarafından en iyi astrolog seçilen, The Daily Beast ve Huffington Post sitelerinin yazarı Gahl Sasson, konferans için İstanbul'daydı

Çarşamba, 29 Haziran 2011 - 10:34

Astrologların gurusundan Türkiye yorumu

Yıldızların Kabala eğitmeni Sasson'a göre Türkiye, büyük bir değişimin eşiğinde Radikal Gazetesi'nden Aslı Barış, ünlü astrolog ile şu söyleşiyi yaptı...

Son kitabınız ‘Komik Gezgin’ üç yıl önce yayımlandı. Yeni bir kitap yazıyor musunuz, projeleriniz neler?
Astro-News.tv sitesinde dünyada olup biten güncel haberleri, astrolojiye göre yorumluyorum. Mesela Japonya’daki tsunami ve deprem, 11 Mart’ta Uranüs’ün Balık’tan Koç’a geçtiği bir dönemde gerçekleşmişti. Bu, 84 yılda bir olan, çok önemli bir olaydır. Balık, okyanus ve dalgaları, Koç ise ateşi temsil eder. Uranüs de uranyumu… Tsunami sonrası nükleer reaktörlerde yaşanan patlama ve sızıntıları öngörmek mümkündü. 84 yıl önceki olayları kontrol ettiğimizde, aynı olayın tekrarlandığını görüyoruz; Çin’de 2 binin üzerinde insan öldü. Arap yarımadasında yaşanan ayaklanmalar da, Uranüs’ün değişim sürecine denk geliyor. Herkes dünyada olup biteni merak ediyor ama olayların bireysel etkilerini daha çok önemsiyor. Ben de sitede ikisini birleştiriyorum.

Türkiye’yi gelecekte neler bekliyor?
Seçimlerin sonuçlarını incelemek için hem Başbakan’ın, hem partinin, hem de Türkiye’nin yıldız haritalarına bakmak lazım. Amerika’daki seçimlerde, John McCain ve Barack Obama’nın haritalarına bakıldığında, kimin kazanacağı belliydi. Obama’nın burcu Jüpiter’e geçerken, McCain’in ki Balık burcundaydı. Türkiye için en kritik dönem ise 2012 sonbaharı. Üç yıl boyunca Satürn, Türkiye’nin burcu olan Akrep’e geçiyor. Bu çok önemli bir nokta; ABD de aynı durumu yaşıyor. Bu olay, 29 yılda bir gerçekleşir. ‘Karma’nın efendisi olan Satürn, çok iyi bir öğretmendir, gerçek kimliğinizi bulmanızı sağlar. Yeniden doğmak gibi bir durum yaşatır. İşte Satürn yüzünden Türkiye de bu tip bir tecrübe yaşayacak. Geçen sefer ülkenizin yıldızı Satürn’le 1980’le 82 yılları arasında kesişmişti.

Nasıl yani, darbe mi olacak?
Hayır, ama Türkiye’nin bazı seçimler yapması gerekecek .Tarih vermek gerekirse, 8 Mayıs ve 19 Kasım çok önemli. Satürn, Terazi burcunda olacak, bu da demek oluyor ki Türkiye’nin bazı konularda dengeyi bulması gerekecek. Büyük ihtimalle Doğu ve Batı dünyası arasında bir arabuluculuk söz konusu olacak. Önümüzdeki yıl Türkiye’nin yıldız haritasında yaşayacağı başka bir önemli olay, yükselen burcunun Pluto’yla kesişmesi. 14 Ocak önemli bir tarih; anlaşmalar ve stratejik ortaklıklara dikkat edilmesi gereken bir döneme giriliyor. Ama şu anda, en azından kasım ayına kadar Türkiye’nin enerjisi oldukça yüksek görünüyor. Zaten seyahat ettiğim diğer ülkelerle kıyasla, ülkenizin durumu gayet iyi görünüyor.

21 Mayıs’ta kıyamet kopacağı söylendi, ama bir şey olmadı. 2012’de dünyanın sonu gelecek mi?
Hiçbir şey olmadı, olmayacak da. Bu tarz kehanetler insanların içine korku aşılamaktan başka bir işe yaramaz. Böyle sahte peygamberler çıkar sürekli… Ben Tanrı’ya, onun tekliğine inanırım. Ama Tanrı’nın başımızda dikilip sıfırcı hoca gibi defterine günahlarımızı yazdığını inanmıyorum. Kıyamet günü yaklaşınca, ona bahşiş vererek cennetteki yerimizi garanti edebileceğimizi de düşünmem. Benim için Tanrı her yerdedir ve her şeydir, biz de onun parçasıyız. Kabala ve sufizmde de benzer inanç vardır. Bazıları ‘Hastalandım, çünkü kötü biri olduğum için Allah belamı verdi’ der. Tanrı’nın işi gücü yok da sıkılıp kötü olanlara eziyet edecek! Bedenimiz için kötü bir şey yaparsak hastalanırız, kötü ruhlu olduğumuz için değil. Ya da bilinç altında bunu yaşamak için programlamışızdır kendimizi. Çünkü o tecrübelere ihtiyacımız olacağını düşünürüz. Konferanslarıma katılan birinin “Kanser başıma gelen en iyi şeydi, çünkü hayat tarzımı, işimi, karakterimi gözden geçirmemi sağladı. Şimdi daha sağlıklı ve mutluyum” dediğini hatırlıyorum. Korkunç bir olaydan bile dersler çıkarıp yeniden yaşamınıza yön verebilirsiniz.

Bu biraz Polyanna’vari bir düşünce biçimi değil mi? Mesela çıkışta yolda saldırıya ya da tecavüze uğrayabilirim. Bunun nesi ‘iyi’ olur?
Belki tedavi sürecinden sonra, İstanbul’da saldırıya uğrayan kadınlar yararına bir hayır kuruluşu kurar, yüzlerce kadına yardım edebilirsiniz. Yaşadığınız kötü tecrübe, birçoklarının hayatının kurtulmasına neden olur.
Ya da aklımı da oynatabilirim…
Bu biraz insanın ruh yapısıyla ilgili. Hayat boyu kurbanı oynayabilir ya da kötü tecrübelerinizden ders çıkarıp başkalarına yardım etmek için kullanabilirsiniz. Olayları kabullenme biçimi, sonucu biçimlendirir.

Geçen yaz bir öğrencinizin (Defne Samyeli) boşanma sürecinde tüm Türkiye isminizi öğrendi. Eşi, sizin evliliklerini etkilediğini iddia etti. Bu konu hakkında ne diyeceksiniz?
Ben çok seyahat ediyorum, onun için hakkımda söylenen her şeyi bilmiyorum. Zaten umursamıyorum. İnsanlara yardım etmek görevim. Bazı öğretmenler ‘guru’ ilan eder kendini, müritler toplar. Bana bir sürü e-mail geliyor, ‘Öğrenciniz olabilir miyim, sizinle dünyayı gezebilir miyim?’ diye. Böyle şeylerden hoşlanmıyorum ve kabul etmiyorum. Kitaplarıma dikkat ederseniz, hep kendi başınıza, kendinizi geliştirmenizi hedefler. Guru olduğumu düşünmüyorum çünkü müritlerim yok. Olmasını istemiyorum, bu benim seçimim. Kimsenin hayatını değiştirmesi yönünde baskı yapmadım, sadece kendilerini aydınlatmaları için yol gösterdim. Bu yol, hayatındaki başka insanları olumsuz etkiliyorsa, öbür tarafa da elimden gelen yardımı yaparım. Temiz insanlar bile ara sıra çamurdan geçer, çamur da çevresine sıçrar. Bahsettiğimiz insanlar çok iyi kişiler, herkesin başına kötü şeyler gelebilir. Bunları kişisel almamak lazım.

Kabala eğitmeni olarak, nasıl bir hayat tarzınız var?
Oldukça normal. Sabah kalkar, duş alır, köpeğimi gezdirir, meditasyon yaparım. Vegan değilim ama et yemiyorum. Esneme hareketleri yaparım, kardiyoya önem veririm. Onun dışında bol bol okurum, videolarımı kaydederim, konferanslarım için hazırlanırım. Alkol sevmiyorum ama kahve içerim.

İsimlerin anlamının, hayatımızı şekillendirdiğini iddia ediyorsunuz.
Bu benim iddiam değil, Kur’an ve İncil’de de bu vardır. Mesela Muhammed ve Davud ‘sevilen’ anlamına gelir. Mesela İncil’de Davud, İsa’dan bile daha fazla geçer. Hazreti Davud, işlediği her türlü günaha rağmen en çok sevilen karakterlerdendir. İsrail’in durumunu ele alalım; bazı komşularının dış politikasında ‘Bu ülkenin yok edilmesi lazım’ ibaresi bulunan başka bir ülke bilmiyorum. İsrail’in anlamı İbranicede ‘Sürekli savaşan’ demektir. İsrail’in ordusu küçük ama çok güçlüdür ve sürekli savaş halinde.

İnternette isminiz Madonna’nın Kabala öğretmeni olarak geçiyor. Bu doğru mu?
Birçok ünlü öğrencim var ama Madonna bunlardan biri değil. Bir kitap kulübü var, arkadaşlarına kitabımı tavsiye etmiş, okuyup değerlendirmelerini istemiş. Tüm hikaye bununla başladı, sonra kulaktan kulağa benim onun Kabala hocası olduğum söylendi. Ama doğru değil.

RADİKAL