"Atletizmde sistem değişikliği şart"

Atletizm Milli Takım Antrenörü Artun Talay, "Sistemde değişikliğe gidilmediği sürece Avrupa Şampiyonası'ndaki gibi sonuçlar bizi şaşırtmamalı" dedi.

Avrupa Şampiyonası’nın alınan sonuçları AA muhabirinin değerlendiren Talay, atletizmde başarı sağlamak için en önemli unsurlardan birinin başantrenörlük olduğunu belirterek, "Yabancı antrenör, tek bir branşın ya da tek bir sporcunun eğitimine veriliyor. Yeterince verimli kullanılamıyorlar. Yapılması gereken yabancı antrenöre tek bir sporcu vermek değil, yerli antrenörlerin durumunun iyileştirilmesi" diye konuştu.
Özellikle altyapı antrenörlerinin çok iyi olması gerektiğini belirten Talay, yabancı antrenörlerin, yerli antrenörleri eğitmesi için projeler üretilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri (TOHM) Projesi bu iş için çok uygun. Bu şekilde yüzlerce yerli antrenör yetiştirilebilir. Oysa biz yabancı antrenörü bir ekibin başına getiriyoruz. Bu da girişimin lokal kalmasına neden oluyor ve gelecek için fayda getirmiyor" ifadelerini kullandı.

Talay, TOHM’un yatılı bölümünün yanı sıra mutlaka gündüz bölümünün de olması gerektiğini savunarak, "Gündüz bölümüne belirlenen barajı geçen sporcular alınmalı ve kendi illerinde çalıştırılmalı. Kapasitesi yüksek birçok çocuk, ailesinden ayrılmak istemediği için katılmıyor. Buradaki sporcular maddi açıdan desteklenmeli" dedi.

"Başarı bursu uygulanmalı"


Hem antrenörler hem de sporcular için başarı bursunun uygulanması gerektiğini savunan Talay, "Yıldız, genç ve büyüklerde, Türkiye, Balkan, Avrupa ve olimpiyat gibi kategorilerde rekor kırdıran antrenörlere, her rekor için tek seferliğine, belirlenen bir miktar ödenmeli. Bu, federasyonun bütçesinin 25’te birine denk gelir. Sporcularda da rekor kıranlara tek seferliğine ödül verilmeli. Türkiye şampiyonalarında ilk 3’e girmenin de belli ödülleri olmalı. Bu mutlaka federasyonun ödül yönetmeliğinde yer almalı" şeklinde konuştu.
Atletizmin kurgu değil spor olduğunu anlatan Talay, "Ölçülebilir tüm dallar spor, skora dayalı olanlar ise kurgudur. Atletizm zor bir spordur, derece elde etmek zordur. Getirisi de az olunca gençler buna yönelmiyor. İlgi çok az" dedi.

"Ödül 2 bin altınken bile azdı, şimdi bin altın oldu"

Talay, Türk atletizminde altyapıdan yeteri kadar sporcu gelmediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Büyüklerde Türkiye üçüncüsü atletle gençlerde Türkiye birincisi olan atletin derecelerinin birbirine yakın olması gerek oysa bizde uçurum var. Aynı durum gençler ve yıldızlarda da geçerli. Güllede Emel Dereli gibi bir-iki istisna dışında alttan gelen sporcuların performansları yeterli değil. Boşluklar var ve bu boşluklar nedeniyle arkadan gelen sporcu öndekini sıkıştırmıyor. Bu ayrıca, rekabet ortamı yaratmadığı için öndeki sporcuya da zarar veriyor."
Ödül yönetmeliğinde yapılan değişikliklere de değinen Talay, şunları söyledi:

"Ödül 2 bin altınken bile azdı, şimdi bin altın oldu. Uzun, atletik çocuklar eski ödülde bile atletizm yerine voleybol basketbola gidiyordu. Şimdi hiç gelmezler. Voleybol, basketbol, futbol para kazandırıyor. Atletizmde ise Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyonu olacaksın ki bin altın alabilesin. O da 2-4 yılda bir oluyor. Ödülü azaltmak, hiçbir şeye çözüm değil. Atletizmin cazip hale getirilmesi için ödül yönetmeliğinde değişikliklere ihtiyaç var."

"Tesisi yapıp içini sporcusuz bırakmak doğru değil"

Türkiye’de sporcuların, antrenörlerin çalışma koşullarını denetleyen bir kurulun olmadığını kaydeden Talay, sözlerini şöyle tamamladı:

"Nasıl çalışıyoruz, kimse bilmiyor. Sonuca bakarak karar veriliyor. Spora çok kaynak ayırıyoruz ama kaynak yanlış yere aktarılıyor. Tesis yapmak iyi ama o tesisin doluluk oranı kontrol edilmiyor. Ne kadar verimli çalışıyor, bakılmıyor. Tesisi yapıp içini sporcusuz bırakmak doğru değil. O tesisin içi dolacak ki başarı gelsin. "

AA