Avatar terapi

Avatar terapi

27 Mart 2011, Pazar 05:00
A A

Sanal dünya bir oyun ve eğlence alanı olmaktan çoktan çıktı. Artık burada her türlü derdine çare arayan insanlar, oyun oynar gibi hayatlarını yaşıyorlar. Uzun zamandır en popüler oyunlardan olan, dünyada takipçileri 20 milyonu aşan ‘Second Life’ın yeni gözdesi Avatar Terapi. Psikolojik sorunların çözümü için tedavi yöntemleri geliştirilen bu oyun/terapi psikoloğa veya psikiyatriste gitmek istemeyenlerin yeni adresi oldu bile!

Esra Savaş

esra.savas@posta.com.tr

Avatar ne demek?  

Avatar kelimesi ilk kez 1985 yılında ilk avatar kullanıcısı olan Chip Morningstar tarafından ortaya atılmış. Sanskritçe kökenli olan ‘Avatar’ kelimesi, Hindu inanışına göre tanrıların insan ya da hayvan görünümünde yeryüzünde hayat bulması anlamında kullanılırmış. Günümüzde de bir fikir ya da kavramı temsil eden kişiler için kullanılıyor.

Sanal dünya ise bilgisayar tabanlı kullanıcıların yarattıkları avatarların olduğu bir tür simülasyon çevreler. Gerçek hayatta ne yapabiliyorsanız aynısını simüle edebildiğiniz ‘Second Life’, Linden Research firması tarafından 2003 yılında hizmete sokulmuş, internet tabanlı bir sanal dünya. Türkçesi ‘İkinci Hayat’. Bu oyunda evleniyorsunuz, iş bulabiliyor ve hatta para kazanabiliyorsunuz. Second Life’da son trend Avatar Terapi. Oyunda sanal muayenehaneler açılıyor. İngiltere’deki, Royal Sussex Hastanesi’nin aynısı ‘Second Life’da da var. Öyle ki hastanenin pencerelerinden görünen şehir manzarası bile gerçeğiyle aynı yapılmış. Second Life Avatar Terapi, terapist olmadan terapi amaçlı kullanılabiliyor. Örneğin yürüme kabiliyetini kaybeden gaziler burada dans edebiliyor, utangaç kişiler burada partilere katılıyor.

Alkol bağımlısı biri bu sanal dünyada sanal barmene sipariş verirken gerçek hayattakiyle aynı duyguları yaşıyor. Terapistin gerçek hayatta birebir olaylar yaratarak hastaya müdahale etmesi mümkün değilken Second Life’da bu yapılabiliyor. Bu nedenle bazı uzmanlar Avatar Terapi’yi psikoloji ve psikiyatrinin geleceği olarak görüyor. Bu terapinin en önemli avantajlarından biri insanların doktorla paylaşmaktan çekinebileceği korkuları, anıları, zaafları var ise doktorla yüz yüze gelmeden burada kolaylıkla sergileyebilmesi. Avatar Terapi; yükseklik, kapalı alan korkusu gibi her tür fobi, sosyal anksiyete bozukluğu, depresyon, şizofreni, madde bağımlılığı, özellikle Irak ve Afganistan’dan dönen askerlerin yaşadığı Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve hatta otizm tedavisinde bile kullanılıyor.

Türkiye’de sanal dünyada geçen zaman ve Avatar terapi konusunda uzman psikolog Derya Deniz’e bu konuda ne düşündüğünü sorduk: “Şu sıralar Amerika ve Avrupa’da bu tarzda rahatsızlıkları olup psikolojik tedaviyi reddeden kişilere ‘Avatar Terapi’ adı altında alternatif bir yöntemin uygulandığını görüyoruz. Bu yaklaşımda terapist yine sanal dünyada danışanın oyununa bir karakterle dahil olup psikolojik müdahaleyi gerçekleştirmeye çalışıyor. Böyle bir durumda sorulması gereken esas soru kişinin neden yüz yüze iletişimi gerektiren bir tedaviden kaçındığıdır. Sorun aslında buradadır ve davranış değişikliğinin sağlanması gereklidir.

Ruh sağlığı ile ilgili yapılan bir görüşmede psikiyatrist/psikolog ve danışanın mutlaka yüz yüze gelmesi gereklidir. Görüşmede danışanın sadece anlatımları değil beden görünüşü, giyimindeki ayrıntılar, öz bakım becerilerinin yerine getirilip getirilmediği, göz teması kurup kuramadığı, mimikleri, beden dili, ses tonundaki dalgalanmalar, duygulanımları ve kendisini ifade ediş biçimi psikolojik bir değerlendirme için büyük önem taşır.”

Bu yazı 20 Mart 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;