Ayla’nın Oscar şansı ne?

Pazartesi, 13 Kasım 2017 - 14:28

KEREM AKÇA / akca.kerem@gmail.com
 
Oscar’a gönderilen Türk filmlerinin tanıtmak ve pazarlamak için başlatılan 1. Hollywood Türk Film Festivali, “Ayla”nın 20 Ekim gecesi yapılan Amerika prömiyeri ile start aldı. Büşra Pekin’in sunuculuğunu üstlendiği ve Paramount Tiyatrosu’nda düzenlenen açılış töreninde Altın Küre Başkanı Meher Tatna da bir konuşma yaptı. Gecede Demet Akbağ ile Jacqueline Bisset Onur Ödülü alırken, Meryem Uzerli, Selçuk Yöntem, Hidayet Türkoğlu ve Kaan Urgancıoğlu da hazır bulundu. Oscar aday adayımızı müthiş bir ses sistemine ve 4k görüntü kalitesine sahip salonda, Hollywood’un göbeğinde izlemek keyifliydi.
 


 

Paramount Tiyatrosu’ndaki gösterim işe yarar mı?

 
Hollywood, lobi faaliyetlerinin yapılabileceği ana alan, buna kimsenin itirazı olamaz. “Ayla”nın da Paramount Tiyatrosu’nda Türk konukların ağırlıklı olduğu Amerika prömiyerinde alkış alması güzel. Öncesinde ülkemizden oyuncuların ağırlıklı olduğu bir kokteyle de kırmızı halı geçişi olmalıydı elbette. Gösterime özellikle Altın Küre üyelerinin büyük kısmı ve birtakım Akademi üyeleri de katıldı.
 
Festival Başkanı Barbaros Tapan’ın emeklerine saygı duymalıyız. “Ayla” da açıkçası Kore Savaşı’nı omurgasına yerleştirirken, yönetmenlik anlamında Hollywood usulü hareket ediyor. Can Ulkay görsel açıdan dünya standartlarında bir iş çıkarmış. Türk astsubay-Koreli kızdan ‘dokunaklı bir üvey baba-kız ilişkisi’ yaratırken iradeye yükleniyor. Patlama efektleri ve daha fazlası da tatmin edecektir görenleri.
 
Film, ‘Hollywood usulü tarihi film’ kontenjanına oynuyor. Bu kontenjandan Angelina Jolie imzalı Kamboçya atı “First They Killed My Father”ı geçebilir mi? Her ikisi de küçük bir kızın acılarını, umutsuzluğunu ele alıyor. Ama Jolie’nin varlığıyla ikincisinin son 15 dakikasında ‘ucuz Yeşilçam melodramı’ dönüşü yok. Bu sebeple “Ayla”nın bu rekabetten galip çıkması zor. Ama filmin ‘tarafsız bir evrensel seyirlik’e büyük oranda açıldığı da bir gerçek.


 
2 milyon dolarlık bütçeyi geçen bir filmin ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ Oscar’ına ulaşmasının üzerinden 10 sene geçmiş. Hatta böylesi eserler en iyi ihtimalle ilk 9’a girer oldu artık. Açıkçası yeni değişen kurallar ‘bağımsız festival filmleri’ni öne çıkarıyor. Los Angeles’ta yaşayan 100’lerde Akademi üyesinden oluşan ‘Birinci Aşama Komitesi’nin 6, ‘Yabancı Dilde En İyi Film Özel Komitesi’nin 3 film soktuğu unutulmamalı. Son aşamada ise New York, Los Angeles ve Londra’da yaşayan üyelerle ilk 5 belirleniyor.


 
Bu kural fazlasıyla belirleyici… Bu değişiklik, “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün”ün (“4 Luni, 3 Saptamani si 2 Zile”, 2007) yaşadığı hayal kırıklığı ile geldi. Son senelerde “Köpekdişi” (“Kyonodontas”, 2009), “Yılanın Kucağında” (“El Abrazo De La Serpiente”, 2015), “Eksik Resim” (“L’Image Manquante”, 2013), “No” (2012) gibi filmlerin girmesine yol açtı.


Amerikan dağıtımcısı ve majör uluslararası festival girişi şart

 
Bu yıl da Berlin’den “Felicité”, “Muhteşem Kadın” (“A Fantastic Woman”), “93 Yazı”, “Newton”, “İz” (“Spoor”); Cannes’dan “Saniye 120 Kalp Atışı” (“120 BPM”), “Paramparça” (“Aus Dem Nichts”), “Sevgisiz” (“Nelyubov”), “A Ciambra”, “Kare” (“The Square”); Venedik’ten “Hakaret” (“L’Insulte”), “Foxtrot”, “Sadakat” (“Le Fidele”) gibi filmler şanslarını zorluyorlar.
 
Cannes’dan 2-3 filmin girmeye başladığını düşünsek de 2017’de festival adresi farklı olabilir. Bilinmeyen ülkelere egzotik bakışlar gibi sevilen bir furyayla “Felicité”, “White Sun”, “Newton”, “Kati Kati” gibi eserler de şans arıyor. Dağıtımcısı olmayan en fazla bir filmin aday olabildiği ise görmezden gelinmemeli.
 
Bu sebeple de Sony Pictures Classics’in “Sevgisiz”, “Foxtrot”, “Muhteşem Kadın” ve “Mutlu Son”; Magnolia’nın “Paramparça”, “Kare” (“The Square”) ve “Under the Tree”; The Orchard’ın “Kalp Atışı Dakikada 120” ve “Thelma”; Oscilloscope’un “93 Yazı” ve “Song of Granite”; Kimstim Films’in “White Sun” ve “By the Time It Gets Dark”; Sundance Selects’in “A Ciambra”; Film Movement’ın “Glory”; Kino Lorber’ın “Tom of Finland” alımları unutulmamalı.
 
Açıkçası gerçek hikayede “Tom of Finland”, “Ayla” kadar iddialı. Jolie’nin filmi her daim önde. “Kalp Atışı Dakikada 120” de Cannes rüzgarını arkasına almayı bekliyor. “Sadakat”, “Thelma”, “Saint George”, “Birdshot”, “İz” gibi tür filmlerinin ne yapacağı ise merak konusu. Bunlardan ilki sanki daha iddialı.
 

“Ayla”nın politik meselesi güncel değil

 
En iyiler tartışmasız; “By the Time It Gets Dark”, “Kare” (“The Square”) ve “Kasım” (“November”) olarak anılabilir. Bunlardan biri ‘Özel Kurul’daki üç film arasına girebilir. Rahat anlatımıyla Fatih Akın’ın Almanya'nın adayı olan filmi “Paramparça”, intihar bombacılığının güncel konu olmasından faydalanacaktır.
 
“Ayla”nın konusu güncel değil. Türkiye’de uluslararası festivallerde beklenen güncel politika her zaman. Akademi üyeleri günlük hareket etmeyi sever. Bu sebeple “Foxtrot”un mizaha yaklaşımı çok tatmin etmez. Bouchareb’in “Road to İstanbul”u, farklı bir kültür anlatan çingeneler dünyası tanımı “A Ciambra”nın ne yapacağı merak konusu. “Muhteşem Kadın”ın ‘eşcinsel sinema’ tabusunu yıkma çabasını ise göreceğiz.
 
Oscar 2018’de bir kez daha ‘büyük bütçeli, epik görkemdeki Hollywood tür filmlerinin profili eskidi mi?’ sorusunu soracağız. Akademi’nin irade öyküsü arzusunu barındıran “Ayla”, tüm o cilası ve barışçıl konusu ile ABD’lileri tatmin edecek mi? Hepsini izleyecekler mi yoksa finaldeki ucuz melodram hamlesinden çökecekler mi?


 
Bunları zaman gösterecek ama “Felicité”, “Kalp Atışı Dakikada 120”, “First They Killed My Father”, “Paramparça”, “Hakaret”, “A Ciambra”, “93 Yazı”, “White Sun”, “Newton” önde. Ama kimi hangi grup keşfedecek onu cevabını veremeyiz. Özdeşleşecek karakter kontenjanı “Ayla” nezdinde önemli. Bunu becerebilecek “A Ciambra”, “93 Yazı”, “First They Killed My Father” da özellikle var.
 
Türkiye sinemasının makus talihini bildiğimizden “Ayla”nın Aralık sonunda belli olacak 9’luk kısa listeye kalması bile başarı olur. 90 film arasından sıyrılmak zor. Los Angeles’taki Asya Dünyası Film Festivali’nin ve Hollywood Türk Film Festivali’nin katkısını göreceğiz.
 
Kerem Akça’nın Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı için tahminleri:

1-Felicité - Senegal
2-Dakikada Kalp Atışı 120 (120 BPM) - Fransa
3-Frist They Killed My Father - Kamboçya
4-Paramparça (Aus Dem Nichts) - Almanya
5-Hakaret (L’Insulte) -  Lübnan
6-93 Yazı - İspanya 
7-Newton - Hindistan 
8-Sevgisiz - Rusya
9-White Sun - Nepal
10-A Ciambra - İtalya
11-Road to İstanbul - Cezayir 
11-Muhteşem Kadın (Una Mujer Fantastico)
12-Foxtrot - İsrail
13-Sadakat (La Fidele) - Belçika
14-Road to İstanbul - Cezayir
15-Pop Aye - Singapur


 
Yandex.Metrica