Ayşe Hatun Önal: Babam yüzünden tüm ilişkilerimde sorun yaşadım

Önce ‘Çeksene Elini’ dedi. Şarkı çok tuttu. Sonra ‘Çak Bir Selam’ derken… Karabatak gibi bir göründü bir kayboldu. Ayşe Hatun Önal, yeni albümü ‘Selam Dengesiz’le döndü. “Selam” dedim ve çaldım kapısını

08 Nisan 2017, Cumartesi 05:57
Ayşe Hatun Önal: Babam yüzünden tüm ilişkilerimde sorun yaşadım
RÖPORTAJ: ARMAĞAN ÇAĞLAYAN

■ Söylediğiniz ilk şarkı...

5 yaşında Adana’da portakal bahçelerinde elimde vazoyla... Hangi şarkıydı hatırlamıyorum.

■ Piyasaya manken olarak girdiniz... Bilinçli tercih miydi?

Gizli kapaklı katılmıştım mankenlik yarışmasına. Ailem yarışma gecesi öğrenir diye düşünüyordum ama tek favori ben olunca erken öğrendiler.

■ Neden? Tutucu mu aileniz?

Hayır ama çalışmak için bile zor izin aldım. “İhtiyacın yok, ne gerek var” dendi. Ailede çalışan kadın yok.



■ Zengin bir aile misiniz?

Dedemler vakti zamanında çok varlıklıymış. Ben de, “Güzellik yarışmasına katılacağım, müzik yapacağım” deyince, doğal olarak “Saçmalama” diyorlardı.
 

HIRSLARI MİDEMİ BULANDIRDI


■ Nasıl bir baba? Babamın kadını el üstünde tutan, örnek bir yapısı vardı. “Sen ne diyorsan o olsun sultanım…” Babamın anneme hitabı böyleydi. Böyle bir adamın kızıyım. Bu yüzden de ilişkilerimde hep sorunlar yaşadım, babama kızdığım oldu.



■ Babanız gibi bir erkek aradınız ve o erkeği bulamadınız mı?

Öyle değil. Babam gibi bir adamın elinde büyüyünce, gördüğümden geri kalmak istemedim. Babam “Bu çocuk özgür kalacak, dokunmayın buna” derdi. Böyle kaç erkek var?

■ Size karışan bir sevgili istemiyorsunuz yani…

Çünkü öyle bir ailede büyümedim. Bizde bireysellik çok önemlidir.

■ Bir dönem ortadan kayboldunuz. Ne yaptınız?

Yıllarca hiçbir şey yapmadım. Piyasadan uzak durdum. Bir iki kişi canımı sıkmıştı. Müzik dünyasında hırsı olanlarla çalışmıştım, hırsları midemi bulandırdı.

■ Bir şarkı yapıp bıraktınız, uzun süre albüm de yapmadınız…

‘Kalbe Ben’ albümünü yaparken gördüğüm çiğ hareketlerden dolayı uzak durmak istedim müzik dünyasından. Çok başarılı bir albümdü. İkinci klibi, anlaşmam olmasına rağmen çekmedim. Telefonlarımı kapattım, numaramı değiştirdim, ortadan kayboldum.

■ 5 yıl piyasadan uzak kalmak, parasız yaşamayı göze almak demek. Korkmadınız mı?

Korkmaya başlarsan, korkunu yaşamak zorunda kalırsın. Önceliğin para değilse, neden korkasın ki. Dünyayı sadece sevgilin ve senden ibaret görürsen, onu kaybetmekten korkmaya başlarsın. Bir süre sonra da kaybedersin, hayatın kanunu bu.
 

AŞIRI MUTSUZDUM


■ Lüks tutkunuz yok demek ki…

Benim yalnızca özgürlük tutkum var. Özgür olayım, rahat olayım. Rahatlık da sadece parayla gelmez. İlk başladığımda aşırı para kazandım ama çok mutsuzdum. Para kazanmak, çok başarılı olmak insanı mutlu etmiyor. Ruhsal tarafa yönelince mutluluk bana geldi.

■ Peki, ne oldu da piyasaya döndünüz?

Herkes için ‘doğum saati’ farklıdır. Benim de beklediğim bir zaman vardı içimde.

■ Beklediğiniz an ‘Çak Bir Selam’ şarkısıyla geldi. Aslında önce İrem Derici almak istemiş o şarkıyı, parası yetmemiş, röportajda söyledi bana.

Ben de banka kredisiyle aldım. Keşke akıllılık edip babasını kefil gösterip alsaydı.

■ Krediyle alınacak kadar pahalı mı şarkılar?

Çak Bir Selam’ın ödemesini hemen yapmak gerekiyordu. Şarkı kaçacaktı ve o anda nakitim yoktu.

■ Büyük risk, şarkı tutmayabilirdi…

Çok dua ederim. Yukarıyla aramız iyi, binlerce kez şükürler olsun.

■ “Biraz gelgit akıllıdır, bazen çok iyi davranır, bazen kötü” diye duyuyorum sizi tanıyanlardan.

Politik değilimdir. Söylenen bir söze bile takarım. O an belli etmem ama kendimi en fazla üç gün tutarım, dördüncü gün patlarım. “İyiydin, ne oldu? derler. O an açıklamasını da yapmam.



■ Neden?

Her şeyin bilinçli yapıldığına inanırım. Ağızdan çıkan her şey bilinçlidir. Ufacık bir kelimeye bile takılırım, neye takıldığımı anlamazsın. 80 milyon dengeli de, ben mi dengesizim. Ben çok doğalım, maskem yok, karşımdakine bu garip gelebilir.

■ Takarsanız kafanızda kurar mısınız?

Kurarım. Aslan burcuyum. Zeka dediğiniz şey duvarın arkasındakini görmektir. Ben görürüm.

■ Zekiyim diyorsunuz yani?

Zekadan daha kuvvetli bir içgüdüm var.

■ Yıldız Tilbe’nin yeni versiyonu dediler bana sizin için…

Bilmem, doğallık açısından diyorlar galiba. Bu, Allah’ın kuluna verdiği en lüks şeylerden biri. Cesareti ve merhameti her kuluna vermez. İçimden geldiği gibi davranıyorum. O an sana selam vermek gelmiyorsa içimden, vermiyorum. Zoraki nezaket göstermiyorum. Ama hiçbir zaman terbiyesizlik de yapmam. Kimsenin kuyruğuna basmam. Kuldan değil, yaradanı kırmaktan korkarım.


HER ÇALDIĞINDA TELEFONU AÇMAK ZORUNDA MIYIM?


■ Canı istediğinde bir hafta telefonu kapatır, kimse ulaşamaz diyorlar…

Öyleyim.

■ Çok zor, özellikle sizle çalışanlar için…

Niye ki? Çok keyifli. İş sırasında yapmıyorum. Telefon çalınca neden açmak zorunda olayım? Kendi dünyamda telefonumu istediğim zaman kapatabilmeliyim. O zaman dünya ‘benim dünyam’ oluyor. Diğer türlü senin dünyan içinde yok olan bir ruhmuşum gibi geliyor.

■ Güzel bir kafa…

Çok güzel. Kaç kişide var ki bu kafa? Bazen kendimi sisteme sokmaya çalışıyorum ama olmuyor. Ne ruh ne beden buna alışmış.



■ Hep böyle özgür ruhlu muydunuz?

Dağ başında 1700 metrede doğmuşum. Herhalde o yüzden aklım bir karış havada. Çok bunaldığımda hâlâ dağlara çıkarım. “Allahım yaşıyormuşum” dediğim yerler, hep dağ tepeleridir. Sabit değilim. Yeri geldiğinde içimden yılların hippi’si de çıkabilir, New York 5. Cadde kızı da…
 

BAZI ŞARKILAR KULAK KİRLİLİĞİ


■ Oyunculuk yaptınız mı?

Oyunculuk sabır isteyen bir iş. Denedim ama benlik değil. Oyunculuğa aşkım yok. Olsa başarılı olurdum.

■ Her çıkan şarkıyı dinler misiniz?

O kulak kirliliğine sebep olur, dinlemem.

■ Televizyon seyreder misiniz?

Hiç açmam. Takmıyor gibi görünsem de çok hassasım, neticede insanım. Başkasının acısını üstleniyorum. Yapılan haksızlıklar sanki bana yapılmış gibi sinirleniyorum. Delirmemek ve negatif olmamak için açmıyorum televizyonu.


 

İSTEDİĞİN KADAR GÜRÜLTÜLÜ YAŞA...


■ Geriye dönüp baktığınızda yapmasaydım dediğiniz bir şey var mı?

Çok da geriye dönmeye gerek yok. Belki şimdi bile röportajda “söylemeseydim keşke” dediğim şeyler olmuştur. İnsanın bir tarafı mutluluksa, bir tarafı pişmanlık ve üzüntü... Gece ve gündüz gibi.

■ Bir de çok görültülü aşklar yaşadınız…

Yoo öyle çok gürültülü aşklarım olmadı aslında. O ara magazin basını insanların hayatını çok köpürtüyordu. Şimdi istediğin kadar gürültülü aşk yaşa, basında yer almıyor bile.

■ Siz yaşasanız alır…

Olabilir. Magazin basınında her zaman dikkat çeken bir tiptim. Enerji yüksekliğinden kaynaklanıyor herhalde.

■ Çok güzelsiniz ondandır.

Güzellikten de değil. “Çok güzel” deyip, arkanı dönüp gidiyorsun. Enerji başka bir şey. Enerji, cazibeyi artırıyor gibi geliyor bana.

■ Türkiye’de kimi güzel buluyorsunuz şu ara?

Kim var kim yok bilmiyorum, televizyon izlemediğim için. Ama geçen gün fotoğraflarını gördüm. Leyla Feray adında bir oyuncu, onu çok beğendim. Hollywood starlarına benziyor.