Ayşegül Aldinç 60 yılda aldığı en ilginç hayran mesajını açıkladı: Kadının yerçekimsiz hali

Dilara Doğan'ın bu haftaki konuğu Ayşegül Aldinç...

14 Temmuz 2018, Cumartesi 05:00
A A

Sahip olduğunuz en gereksiz bilgi?

Malutmatfuruş olduğum için kafam çöp kutusu gibi. Gerekli gereksiz bir sürü bilgi var ama lazım olunca ukalalık yapmaya yarıyorlar.

İsminizi kendiniz koyma şansınız olsa ne koyardınız?

Eylül doğumluyum. Eylül ismini gençken severdim. Sonradan baktım biraz hüzünlü; o yüzden vazgeçtim. Enternasyonel anlamda okuma ve söylemede pek zor olmayacak bir isim olması fena olmayabilirdi. Ayşegül Aldinç takdir edersiniz ki zorluyor!

Kişiliğinizi en iyi tanımlayan hayvan?

Dışarıdan çok öyle görünmediğimi biliyorum ama kedi. Nankörlüğü yakıştırırlar bu güzel hayvancıklara ama hiç nankörlüklerini görmedim ben. Çok kedim oldu, bu yüzden söz sahibiyim.

Size aşık olmak nasıl bir his?

Eğlenceli, hoş bir his.

Aşk uğruna yaptığınız en çılgınca şey?

Annemin arabasını çalıp, hadi ödünç almak diyelim, sevgilime gitmek.

Çocukluğunuza dair en çok neyi özlüyorsunuz?

Babamın hayatta olduğu, çekirdek ailemizle mutlu günlerimizi... Zamanı geri çevirme imkanım olsaydı, annemin o yaşlarda kalmasını isterdim.

BİRİ KENDİNE NE KADAR ÇOK TALEP OLDUĞUNU UZUN UZUN ANLATTIĞINDA FENALIK GELİYOR

BİRİ KENDİNE NE KADAR ÇOK TALEP OLDUĞUNU UZUN UZUN ANLATTIĞINDA FENALIK GELİYOR

Ne gibi mevzular açıldığında sıkılırsınız?

Biri kendinden çok bahsettiğinde; kendine aşk ve iş anlamında ne kadar çok talep olduğunu uzuuuun uzun anlattığında fenalık geliyor. Böyle tipler sözlerinin kesilmesinden de hiç hoşlanmıyor üstelik. Ve en acınası yanı ne kadar sıkıcı olduklarının farkında değiller.

Şu an aklınıza gelen üç kelime?

Veni, vidi, vici. Yani geldim, gördüm, yendim.

İlk buluşmada başa gelebilecek en kötü olay nedir?

Her koşulda insanın telefonunu kaybetmesi... Hele ilk buluşmada. Kabus. Hadi buluşma yeriniz önceden belli, birbirinizi bulmada sorun yaşamadınız. Ama sizi temin ederim ki kaybedenin aklı bütün gece telefonunda olacaktır. Karşısındaki ağzıyla kuş tutsa gecenin galibi kayıp telefon olacaktır.

Bir papağanınız var ve ancak bir cümle ezberleyebiliyor, ona ne öğretirdiniz?

Her sabah “Bugün ne güzelsin” dese fena mı? Bir de sabahları insan ne çirkin, ne komik olur.

Yılın her günü aynı sıcaklıkta olsaydı kaç derece olsun isterdiniz?

22 derece iyi. Çok sıcak sevmem. Sonbahar çocuğuyum.

HEYKELİM YAPILSA AYAKTA VE BAŞIM DİK OLURDU HAYATIN İÇİNDEKİ DURUŞUM GİBİ

HEYKELİM YAPILSA AYAKTA VE BAŞIM DİK OLURDU HAYATIN İÇİNDEKİ DURUŞUM GİBİ

En yakınlarınızın şikayet ettiği huyunuz nedir?

Annem her şeyimden şikayet eder. Başkalarına da ne şahane bir kız olduğumu söyler. Şikayet konusu olacak tek bir huyumu sayamıyorum bu yüzden.

El sıkma alışkanlığını değiştirebilseydiniz insanların nasıl selamlaşmasını isterdiniz?

Çok sert olmayan asker selamı olabilir. Yok, Turist Ömer selamı daha matrak, o olsun.

Aklınızın almadığı bir gerçek?

Söylerken bile beynim uyuşuyor. Kadın ve çocuk tecavüz ve cinayetleri. Hayvanların nedensizce ve şiddetle öldürülmesi.

Bir heykeltıraş heykelinizi yapsa, sizi nasıl canlandırmasını istersiniz?

Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu, şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi Heykel ve Bahçe Seramiği’nden mezunum. Bu yüzden model olmak yerine, heykeltraş olmayı tercih ederim. İlla benim heykelim yapılacaksa; ayakta ve başım dik olurdu. Hayatın içindeki duruşum gibi. İlkokulda yaptığınız en büyük yaramazlık neydi?

Çok yaramaz olduğum için annem beni Kandilli Kız Lisesi’ne yatılı yollamıştı. Öğretmen tahtaya yazarken, ben iddia üzerine masaların üstünde yürümüş ve enselenmiştim tabii. Anneme şikayet ettiler, oradan da babama havale edildim. Babamdan çok korkardım.

On yıl önceki halinizden farkınız nedir?

Valla, büyümenin dışında iri yarı farklar yok. Hayat devam edecekse bir sonraki on yılda görüşelim.

RAHMETLİ TEYZEM BANA ‘HASSOLİST’ DERDİ

RAHMETLİ TEYZEM BANA ‘HASSOLİST’ DERDİ

18 yaşındaki Ayşegül Aldinç’e bir ders verecek olsanız, ne olurdu?

Verilen derslerin çok da işe yaradığını düşünmüyorum. Deneyimler insanı geliştiriyor. Ama doğru yetiştirilmenin yararı tartışılmaz.

Lisede takma adınız var mıydı?

Yoktu. Bir arkadaşım ‘Şegül’ der, Emel (Müftüoğlu) ‘Ayşenurgül’, Asuman (Dabak) ‘Ayşemingülü’, rahmetli teyzeciğim de şarkıcılığıma binaen ‘Hassolist’ derdi. ‘Sultan’ ya da ‘Sultanım’ diyen arkadaşlarım da mevcut. Yok dedim ama bayağı varmış.

Aldığınız en ilginç hayran mesajı nedir?

“Kadının yerçekimsiz hali.”

En beğendiğiniz yeriniz?

Utanırım ben öyle ağzım, burnum, elim, ayağım demeye!

Erkekte ilk neye dikkat edersiniz?

Zeka ve mizah duygusuna. Bir de hayran olacağım bir yeteneği olmalı.

Tutkulu bir aşık mısınız?

“Duruma göre” diyerek yuvarlak bir cevap vereyim.

Bir renk olsanız hangisi olurdunuz?

Siyah giyerim hep ama gökkuşağı olmak isterdim.

Ömrünüzün geri kalanında sadece tek çeşit yemek yiyebilecek olsanız, hangisi olurdu? Şişmanlatma özelliğini bir şekilde ortadan kaldırırlarsa makarna!

Seçme şansınız olsa, yarın sabah nerede uyanmak isterdiniz?

Kesinlikle bir yanı deniz, bir yanı yeşillik bir yerde.

Hangi korkunuzdan sonsuza kadar kurtulmak istersiniz?

Sevdiklerimi kaybetmek ve kilo almak. Biri benim elimde değil, diğeri elimde.

Kalbinizi mi, beyninizi mi dinlersiniz?

Duygum beni doğru yönlendiriyor ama genelde mantığa çıkıyor.

Gün içinde rahatlamak ve kendinizi bütün streslerden arındırmak için bir saatiniz var. Ne yaparsınız?

Sırtüstü yatıp tavana bakarım. Hiç ses olmayacak ama. Yaşadığım şehir ve semtte bu mümkün değil. Gürültü kirliliği benden başka kimsenin umurunda değil mi?

Doğadaki bir şeyi şişeleyebilseydiniz, o ne olurdu?

Deniz havası.

Eviniz için nasıl bir mobilya icat ederdiniz?

Arkamdan toplayan bir makine herhalde. Dağınık değilim ama bir şekilde dağılıyor ortalık. Bu toplama işi ne çok vakit ziyanı.

Hangi hataları kabul edemezsiniz?

Göz göre göre yapılan hataları.