Ayşegül Aldinç: Nepal'i görmeden, sualtına dalmadan ölmeyin

Selin Keleş ile Tuhaf Sorular'ın konuğu Ayşegül Aldinç... Türk Pop Müziği şarkıcısı ve oyuncu Ayşegül Aldinç, “Keşke 40’lı yaşlarımda sabit kalabilseydim” diyor

Ayşegül Aldinç: Nepal'i görmeden, sualtına dalmadan ölmeyin
Selin Keleş
selin.keles@posta.com.tr

Hayat hikayenizi yazmak isteseniz, başlığınız ne olurdu?


‘Unutmadan’.

Zamanda yolculuk yapacak olsanız hangi dönemi seçerdiniz?

70’li yıllar... Bugün döne döne seyrettiğimiz filmler, bayıla bayıla dinlediğimiz şarkılar hep o yıllara ait.

Neyi yapmadan ölmeyelim?

İmkanınız varsa Nepal’i görmeden, cesaretiniz varsa sualtına dalmadan, anne ve babanız hayattayken onları koşulsuz şartsız mutlu etmeden bu dünyadan sakın gitmeyin!

Aklınıza koyduğunuz her şeyi yapar mısınız?

Anneme göre öyleyim ama bazen ortalık fena karışabilir. Hayat bizi “Akıllı ol” diye uyarmadan, akıllı olma seçeneğini kullanıp kullanmamak opsiyonel (isteğe bağlı).

Hayattan öğrendiğiniz ve uygulamaya başladığınız üç kural?

1- Çok kızdığın bir şey varsa önce bir gezdir kafanda. Hâlâ söylemen gerektiğini düşünüyorsan da hiç çekinmeden söyle.

2- Diyete başlamak için asla pazartesiyi bekleme.

3- Ve asla “Asla” deme. Bu sonuncusunda kendimle çeliştim, farkındayım.

Yaşadığınız en farklı tecrübe ne?

Bir dönem ‘klibimsi’ler vardı. TV programlarında yönetmen o dönemki hit şarkınıza ekibiyle çekim yapardı. ‘Karasevda’nın ‘klibimsi’sinde İzmir Fuarı’ndaki paraşüt kulesinden paraşütle atlamam gerekiyordu. Gözümü kararttım ve attım kendimi! Günümüzde çok daha yaratıcı deneyimler mevcut kuşkusuz.

Bugüne kadar hiçbir yerde söylemediğiniz sizinle ilgili bir bilgi?

Türkçe kurallarına hep dikkat etmeye çalıştığım halde, köşe yazarlığı yaparken de, Instagram ve Twitter paylaşımlarımda da bazen dilimizi eğip bükmeyi, yani özellikle yanlış yazmayı tercih ediyorum. Beni eğlendiriyor. Dilbilgisine saplantılı olanları illa ki kızdırıyordur.

Dünyanın herhangi bir yerinde yaşama şansınız olsaydı nereyi seçerdiniz?

Daha sakin bir yeri.

Söylediğiniz bir cümleyi bütün dünya duyacak olsa?

Aynı şeyi söylerdim: Sakin olun!

Üç dilek hakkınız olsa?

1- Dünya barışı. Kendimi güzellik yarışmalarındaki kızlar gibi hissettim şimdi.

2- Annemin ölümsüz olarak kendini en iyi hissedeceği yaşta kalması.

3- Dirlik, düzenlik.

Ne icat etmek isterdiniz?

Görünmez olmayı. Ama kim bilir kimlerin ne haltlar karıştırdığını görünce kesinlikle mutsuz olurdum. Vazgeçtim! Görünür dolaşmaya devam.

Hangi filmi defalarca izleyebilirsiniz?

Yeni keşifler yapmayı yeğlediğimden aynı filmi mecbur değilsem tekrar izlemeyi pek istemem.

Uyku tutmadığında ne yaparsınız?

Kitap okurum.

Sahip olduğunuz en ilginç eşya?

Objelere anlam yüklemeyi sevmem. Ama annem bebeklik eşyalarımdan sakladıklarını bana verdiğinde bir tuhaf olmuştum.

Bir yaşta sabit kalmayı seçebilseydiniz?

Keşke 40’lı yaşlarımda sabit kalabilseydim. Demlenmeye başlanan yaşlar ama şimdiki aklımla...

Kiminle sahneye çıkmak isterdiniz?

Ünlü caz müzisyeni Al Jarreau. Ne yazık ki hayatta değil. Ama ne mutlu ki tanışmıştım.

En sevdiğiniz şarkınız?

Aysel Gürel ve Timur Selçuk başyapıtı olan, ‘Gözlerin Su Yeşili’.

En sevmediğiniz kelime?

Nefret.

Gözlerinizi açtınız ve 18 yaşına döndüğünüzü fark ettiniz. Ne yaparsınız?

O yıllarda yaptığım gibi büyümek için sabırsızlanırım.

AŞK OLMASA DA MEŞK OLUR

Size ne ilham verir?

Aşk ve iş. Bu ikisi yolundaysa ve buna rağmen dünyayı kendine zindan eden biri değilsen sağlıklı da olursun. Bu üçü bir aradaysa daha ne ister insan? Ama aşk olmasa da meşk olur, o ayrı.

Verebileceğiniz en iyi aşk tavsiyesi?

Her şeye rağmen sakin ol!

Sevgilinizin odasında ne olmak isterdiniz?

En çok ilgilendiği nesne neyse o.

Affetmek mi daha kolay, unutmak mı?

Unutmak.

Bugüne kadar aldığınız en iyi iltifat?

Bilemedim şimdi. İltifata alışkın olmama rağmen her seferinde mahcup olmak gibi bir hissim mevcut. Durum gereği verilmiş bir cevap da değil üstelik bu. Sahiden öyle.

Size en çok söylendiğini düşündüğünüz yalan?

“Yoldayım.”