Baba - kızın dramı!

Çanakkale'nin Lapseki ilçesine bağlı Kızıldam köyünde yaşayan Öçalan ailesinin iki göz odalı evinde, iki ayrı dram yaşanıyor

a
a
Pazar, 14 Kasım 2010 - 11:05


Baba - kızın dramı!

Köyde yaşamını sürdüren ve 15 yıldır şeker hastası olan baba Ramazan Öçalan’ın (45) rahatsızlığı, iki yıl önce eşi Emine Öçalan’ın evi terk etmesinin ardından arttı. Daha sonra eşinden boşanan Öçalan 90 kilodan 50 kiloya düşerken, hastalığının da hızla ilerlemesi sonucu sol ayak parmakları kesildi. Yaraları iyileşmediği için parmakları iltihaplanan Öçalan, bu nedenle yürümekte güçlük çekerek evden dışarıya çıkamaz hale geldi.

Tüm iş yeteneğini kaybeden Öçalan, "Önceleri köy kahvesini işletiyordum. Sağlık sorunlarımın artmasının ardından o işi dahi yapamaz hale geldim" dedi.

KIZININ KALBİNDE 8 DELİK VAR

Ramazan Öçalan’ın 15 yaşındaki kızı Burcu’da henüz 4 yaşındayken fark edilen ve bir türlü tedavi edilemeyen kalbindeki delik nedeniyle babasıyla birlikte aynı kaderi paylaşıyor.

Hastalığı nedeniyle bedensel gelişimini tamamlayamayan ve küçük bir kız görünümünde olan Burcu ancak bir dönem okula gidebildi. Okula giden ve oyun oynayan arkadaşlarına evlerinin küçük penceresinden bakan Burcu, kalbindeki 8 delikle yaşamaya çalışıyor.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde bir operasyon geçirdiğini ancak iyileşemediği için İzmir’den tekrar köylerine döndüğünü söyleyen Burcu Öçalan, kalbindeki rahatsızlık nedeniyle nefes darlığı çektiğini ve güçsüz düştüğünü anlatarak, hiç bir şey yapamadığını bildirdi.

Sadece hasta babasına su içirebildiğini ve ilacını verebildiğini anlatan genç kız, babası gibi kendisinin de evde hapis hayatı yaşadığını vurguladı.
Tek isteğinin okuluna dönmek ve arkadaşlarıyla oyun oynayabilmek olduğunu dile getiren Burcu Öçalan, şöyle konuştu:

"Hiçbir şey yapamıyorum. Nefes alamıyorum, rahat hareket edemiyorum. Sadece babama bir bardak su verebiliyorum. Onu yaparken bile hemen yoruluyorum, düşüp kalıyorum. Arkadaşlarım oyun oynuyor ama ben dışarıya çıkıp onlarla oyun bile oynayamıyorum. Okula gitmek istiyorum. Tek isteğim sağlığıma kavuşmak. Artık çok sıkıldım, sürekli ağlıyorum. Yapacağım hiçbir şey yok. Bu duruma çok üzülüyorum. Ne olur artık bende sağlıklı bir insan olayım. Okuluma gideyim, derslerimi yapayım."

BABAANNE DE ARTIK BAKAMIYOR

Ailenin tüm işleriyle uğraşan 77 yaşındaki Neslihan Öçalan’da (77) yaşlandığını ve oğluyla torununa bakmakta zorlandığını söyledi.
Gelininin evden ayrılmasının ardından tüm işlerin kendisine kaldığını ifade eden yaşlı kadın, oğluna ve torununa bakmak için büyük bir çaba harcadığını ifade etti, Gözü yaşlı babaanne oğlu ve torununun sağlığına kavuşması için sürekli dua ettiğini, elinden başka bir şey gelmediğini bildirdi.

Kızıldam köyü muhtarı Recep Sunar ise Lapseki’ye 27 kilometre uzaklıktaki 200 nüfuslu köyün 60 haneli olduğunu belirtti. Köylerinde Öçalan ailesi dışında sağlık sorunu bulunan başka hiç kimse olmadığını anlatan Sunar, köy halkı olarak baba ve kızının durumuna çok üzüldüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Biz bu kardeşlerimiz için çok üzülüyoruz. Ama bizim de elimizden gelen bir şey maalesef ki yok. Tıp çok ilerledi. Umarım ki büyük üniversitelerimiz, ülkemizi yönetenler, büyük profesörlerimiz bu kardeşlerimizin durumunu görür ve bir el uzatır. Onlar kimseden maddi yardım beklemiyor, tek istekleri sağlıklarına kavuşmaktır. Kıt kanaat geçinseler bile her gün ettikleri dualar sadece sağlıklarına kavuşmak için. Çok zorluk çekiyorlar. Burcu okula gidemiyor, nefes alamıyor. Mos mor oluyor. Onlar için çok üzülüyoruz."

Ercan Özçetin - Burak Akay / AA