Babadan kızına çok özel mektup

a
a
Pazartesi, 22 Mart 2010 - 05:00

Bir okuyucumun engelli kızına yazdığı mektubunu yorumsuz olarak sizlerle aşağıda paylaşmak istedim.

Sevgili Kızım Azra,

“Anlat babası!” dediler bana ablaların, amcaların, teyzelerin

Öyle bir anlatmak istiyorum ki seni; ben anlattıkça, bütün engeller kalksın istiyorum, hayatının baharındaki bütün filizlerin önünden.

Hani bir bahar sabahı güneşli bir güne uyanmışsınızdır, pencereyi açarsınız ve kıdemli bir ağacın çiçeğe durmuş dallarının birindeki neşeli bir kuşun cıvıltısı dolar ya odanıza, hani sadece duyarsınız ya cenneti, işte ondan daha güzeldir benim kızımın sesi...

İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri? Onun gözleri; berrak akan bir derenin içindeki siyah çakıl taşlarından daha siyahtır ve yakar yüreğimi bakışları.

Her gün bir güneşin doğduğunu sanıyor bazıları. Oysa sen benim gözlerime bakıp her güldüğünde, başka bir güneş daha doğuyor benim dünyama. Sen dünyama girdiğinde, ben bir başka benle tanıştım. Sanki seninle beraber ben de doğdum. Doğum gününe izinsiz ortak oldum kızım beni affet.

Umudumun filizi

Umudumun filizi oldun. En çirkin yüzler bile sevimli artık senin şerefine. Güzel gözlerine umutsuzluğun gölgesi düşmesin diye, ceviz kabuğundan koca bir gemi yapar baban bu acımasız hayat okyanusunda ve daha sıkı asılır küreklere...

Sana o kadar uzak bir diyardayım ki şimdi kızım. Hasretin de senin gibi nazlı biliyor musun? O da senin gibi inatçı. Hasretin de senin gibi bırakmıyor peşimi be kızım. Neden senden uzak olduğumu soruyorsundur eminim. Senin ve kardeşinin geleceği için, o narin bedeninin dayanamayacağı bir coğrafyada, üstelik akşamları koşarak gidilecek evleri olamayan amcalarınla birlikteyim kızım.

Tek başına

İnsan bazen tek başına aşamaz bazı engelleri, arkadaşlarına ihtiyaç duyar ve onların yardımıyla aşar. Senin kulaklarının da iki tane arkadaşa ihtiyacı varmış. Onlar yardım edeceklermiş dünyada var olan sesleri işitmene. Korktuk önce, ama sen o küçücük yüreğinle o kadar büyük bir olgunlukla kabul ettin ki bu yeni arkadaşları, kuyumcu vitrinlerindeki pırlanta küpelerden daha değerli olduklarını hissettirdin onlara. Keşke herkes senin gibi tanımlayabilse arkadaşlığı süslü gevezem.

İyi dinlememek

İnsanlar bu dünyada hep anlaşılamamaktan veya yanlış anlaşılmaktan şikayet ederler. Bunun tek sebebi insanların birbirlerini iyi dinlememeleridir. Yani kısacası işitirler ama duymazlar. Unutma kızım! O arkadaşların sadece işitmene yardımcı olacaklar. Duyman için dinlemen gerekir. Can kulağıyla dinle sana anlattıklarımı. Belki o zaman engelleri yüzünden engelli sayılan kardeşlerinin, ablalarının, ağabeylerinin haklı isyanlarını da duyarsın... Ufuk Baysal

Belli ki Ufuk Baysal gurbette. Ailesinin geleceği için çalışıyor. Allah yardımcısı olsun, kuvvet versin. Küçük Azra da babası ile gurur duysun!

‘Spor Şurası 2008’

1) Tüm tesislerin engelli, engelsiz sporcu ve seyirci ayrımı yapmaksızın düzenlenmesi, ulaşılabilir, erişilebilir ve ihtiyaca cevap verebilir hale getirilmesi,

2) Tüm spor tesislerinin dışında, Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okulların spor tesislerinde ve diğer kurumların bu amaçla kullanılan tüm spor tesislerinde aynı düzenlemenin yapılması ve denetlenmesi,

3) 81 ilde bulunan spor tesislerinin değerlendirilmesi amacı ile GSGM Tesisler Dairesi Başkanlığı, Engelli Spor Federasyonu ve Türkiye Futbol Federasyonu yetkililerinin oluşturduğu bir komisyon kurulmalıdır. Bu komisyonca alınan kararlar doğrultusunda il müdürlükleri ile işbirliği içerisinde tesisler hakkında bilgi edinilmelidir.

4) Spor tesislerinin engelli sporcu ve seyircilere uygun hale getirilmesi; 81 ilde bulunan tüm spor tesislerinin engelliler açısından kullanılabilmesi için gerekli olan çalışmaların ne olacağı ve maddi bilançosunun çıkarılarak rapor şeklinde hazırlanmalıdır.

5) Yurt genelinde bütün tesislerde engelli, engelsiz tüm kulüplerin ayrım yapılmaksızın antrenman ve maç yapma imkanları eşit hale getirilmelidir.

6) Federasyonlar, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK arasında yapılacak protokolle mevcut sistemdeki eksikliklerin ivedilikle düzeltilmesi sağlanmalı, özellikle alt yapı oluşturulmasında engelliler spor öğretmenliği ve antrenörleri eğitimi gerçekleştirilmelidir.

Bu ve bunun gibi daha birçok engelli sporu ile ilgili konular 26- 28 Kasım 2008 tarihinde, yani bundan 16 ay önce yapılan ‘Spor Şurası’nda tavsiye kararı alarak engelliler ve spor komisyonunun raporunda yer aldı.

Yalnız bunlar mı?

Spor teşkilatının yeniden yapılanması ile ilgili Spor Komisyonu’nun karar ve görüşleri, Spor Kültürü ve Sporla Eğitim Komisyonu’nun görüşleri, Sporda Sağlık ve Sosyal Komisyonu’nun görüşleri gibi konularda da birçok görüşler ve tavsiye kararları bildirildi. Daha sonra bu çalışmaların takibi için bir komisyon kuruldu. Geldik 2010 Mart ayına. Bu arada Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bu konuları içeren tam 375 sayfalık bir kitap hazırladı. Netice sıfıra sıfır, elde var sıfır. Harcanan yüz milyarlarca para şu an ki görüntüye göre boşa gitti. Spor Bakanlığı da bugüne kadar bu konuda herhangi bir adım atmadı. O zaman sormak gerekir: Yazık değil mi bu halktan toplanan vergilerle harcanan paralara?

Engelli kardeşlerimize sahip çıkılsın

İl, ilçe, belde ve köylerdeki tüm engelli kardeşlerimizin birçok sıkıntı var. Ama onlar dertlerini bir türlü anlatamaz. hallerine şükreder, hayatını sıkıntılı bir şekilde sürdürür. Ülkemizde gerçekten duyarlı vatandaşlarımız var ama onlar da kendilerini zar zor geçindiriyor ve yine de elindeki bir ekmeği ikiye bölerek paylaştırmayı da bilir. TBMM’de vara yoğa parmak kaldırıp işlerine gelen meseleleri çözüyorlar. Bu kez de engelli kardeşlerimiz için o sihirli parmakları kaldırıp çözüm üretseler. Öncelikle maddi durumu iyi olmayan engellilerimizin sıcak bir yuvasının olması ve ihtiyaçlarını giderilmesi onlara yapılacak en büyük iyilik. Hayırsever büyüklerimiz, sanatçılar ve futbolcular da ülkemizdeki engelli derneklerine yardım yapabilir. Necip Yozgatlı/ İstanbul e-mail: necipyozgatli@hotmail.com

Neden bizler için otomobil yapmıyorsunuz?

Ankara’da yaşayan bir engelliyim. Tekerlekli sandalyem var. Toplu taşıma araçlarını kullanamıyorum. İşe gitmek için taksi tutmam gerekiyor ama param yetmiyor. Hükümete soruyorum: En önemli iddialarınızdan biri engelliye sahip çıkmaktı. Devrim niteliğinde iddialarıyla engelliler yasası meclisten çıkartıldı. Amaç engellilere hakkını vermek mi, haklarını geri almak mı? Yapılan değişiklik şöyle: 07. 10.2009 tarih ve 27369 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile engelliler tarafından yurt dışından özel tertibatlı olarak ithal edilen otomobillerin ‘model yılı dahil 3 yaşından eski olamayacağı’ hükmü getirildi. Engelliler zaten hayatlarını zor koşullarda sürdürüyor. Yol yok, kaldırım yok, engellilerin kullanımına uygun araç-gerecin yok, hizmet verecek sektör bile yok. Bütün malzemeler yurt dışından geliyor. Engelliler için araç, toplu taşıma araçlarının kullanılamadığı bir ülkede lüks değil bir ihtiyaçtır. Engelli olarak bizlere sahip çıkacak, sosyal sorumluluk projeleriyle çözüm getirecek yerli otomotiv firmalarına buradan sesleniyoruz. Engelli otomobilleri için neden çalışma ve kampanya yapmıyorsunuz?

Taner Ünsal Altınpark / Ankara tanerunsall@hotmail.com

AŞKA ENGEL YOKTUR

Aşık oldum ben sana

Seni Yaradan’a

Kahrolurum sensiz geçen yıllarıma

Aşkla bağlandım ben sana

 

Engelin aşkımıza engel değil

Ne yapsak elimizde değil

Gönülden bağlandık biz aşka

Engel koymasınlar aşkımıza

Leyla ile Mecnun imrendi aşkımıza

Yansa da yüreğimiz sevgiden

Olmasın aşkımızın sonu hüsran

Kalbimizde var aşk ile sevgi

Tut elimden bırakma beni

Usanmam seni sevmekten

Rabbim ayırmasın bizi sevmekten

Yasin Tuğrul/Aydın Tel: 0534 9654327 Email: ask_0099@hotmail.com

2