Babasının öldüğü gün kardeşleri olduğunu öğrendi

Nilüfer 1970'te 15 yaşındayken katıldığı ses yarışmasında birinci olunca hayatımıza müthiş bir şarkıcı olarak girdi. Daha lise öğrencisiydi. 43 yıldır hayatımızda Nilüfer. Bircan Usallı Silan'ın 'Nilüfer hepsi bu' adlı kitabında anlattığı hayatının birçok yönüne aşinayız. Aşina olmadıklarımız ise Nilüfer'i daha iyi tanımamızı sağlıyor

29 Eylül 2013, Pazar 05:00
A A

Nilüfer Yumlu, 1955’te İstanbul-Cihangir’de doğdu. Annesi Lütfiye Hanım 6 çocuklu mütevazı bir ailenin kızıydı. Sesi çok güzeldi. Şarkı söylemek istiyordu. Ama Cemil Bey’le tanışınca bu hayalini rafa kaldırıp onunla evlenmişti.

Cemil Bey’in babası saray kadısıydı. Üsküdar’da bir köşkte büyümüştü. Çapkın bir adamdı. Lütfiye Hanım üçüncü eşiydi. Aralarında 15 yaş vardı. Ama birbirlerine çok aşıktılar. Cemil Bey’in daha önceki evliliklerinden üç çocuğu vardı, bir tane daha istemiyordu. Ama Lütfiye Hanım hamile kalınca, Cemil Bey ‘Hoşgelsin bebeğimiz” dedi. Babasına çok düşkündü Nilüfer. Ona hayrandı.

Nilüfer 3 yaşındayken astım krizi geçirdi. Büyük panik yaşandı evde. Artık Nilüfer astımla yaşayacaktı. Astımı ve buna eklenen panik atakları onun yol arkadaşı olacaktı.

RÖPORTAJ: SERAL CUMALI

seral.cumali@posta.com.tr

Hayatının şokuyla karşılaştığı gün annesine küstü

Cemil Bey’in alkol alışkanlığı vardı. Karaciğerinde sorunlar oluştu, yatağa düştü. Lütfiye Hanım 11 yaşındaki kızına hissettirmedi. Ne yazık ki babası hayata veda etti ama annesi küçük kızına bu haberi veremedi.

Babasının hastanede olduğunu söyledi. Ancak babasının vasiyeti okunacaktı. Nilüfer her şeyden habersiz annesiyle babasının ofisine geldi. Avukat ve daha önce görmediği insanlar vardı ofiste. Nilüfer konuşmalardan babasının öldüğünden emin olur, ama bir tepki gösteremez. Oradaki iki adam ve bir genç kızın kardeşleri olduğunu öğrenir. Onlar babasının daha önceki evliliklerinden çocuklarıdır.

Hayatının en üzüntülü anında birden iki abisi ve bir ablası olmuştur. Hayatının şokuyla karşı karşıyadır. Annesine ateş saçan gözlerle bakar. Babasıyla vedalaşamamış, cenazesine gidememiştir. “Neden?” diye sorar annesine. Bu 50’li yaşlarında bile kapanmayan bir yara olur Nilüfer için. Annesine uzun süre küser. Nilüfer daha sonraki yıllarda ablasını hiç tanımayacaktır. Abileriyle ise birkaç kez görüşecektir. Bir abisinin vefat ilanını gazetede görünce öldüğünü öğrenir. Yıllar sonra annesinin alzeimer olması da hayatının bir başka dramı olacaktır Nilüfer’in.

Annesinin imzasıyla pop star oldu

İtalyan Kız Ortaokulu’nun 2. sınıfındayken Hafta Sonu gazetesinin Altın Ses Yarışması açtığını okur Nilüfer. 15 yaşındadır. Annesine söylemeden yarışma formunu doldurup gönderir. Annesine, “Ben yarışmaya başvurdum, sakın hayır deme” der. Engel olacağını düşündüğü annesi destekçisi olur. 15 yaşında olduğu için annesinin imzası ile yarışmaya katılabilecektir. Okuldan dönünce anne kız gazeteye gider. Lütfiye Hanım onay imzasını verir. Yarışma günü gelir. Jüride Ajda Pekkan vardır. Ajda’nın ‘Sensiz Yıllarda’ adlı şarkısını seslendirir. Ajda Nilüfer’in sesini ve yorumunu çok beğenir, ona sessiz bir alkış işareti yapar. Sonuç açıklanır; “Birinci Nilüfer Yumlu”.

İlk kazandığı para ile mobilyaları değiştirdi

Yarışmada birincilik ödülü 5000 liradır. Nilüfer, “Bu parayla eskiyen mobilyaları değiştirelim. Kalanla bir saat almak istiyorum” der annesine. Koltuklar değişir, Nilüfer Zenith marka saatini koluna takar.

Bir gün annesi ile plak satın almak için Osmanbey’deki Aras adlı plakçıya giderler. Orada hayatını değiştirecek olan Nino Varon’la karşılaşır.Odeon’la çalışan Nino Varon 17 yaşındaki Nilüfer’le plak anlaşması yapar.

Nilüfer artık lise öğrencisidir ve Şişli Koleji’ne gitmektedir. Okullar açıldığında, şöhretli bir öğrencidir. Ajda ile aynı müzik listelerindedir. 17 yaşında ilk büyük parasını kazanır, BMW alır. Bir şoför tutar, çünkü ehliyet almak için 18 yaşını beklemesi gerekecektir.

Müzik piyasasında fırtına gibi eserken önce Onno Tunç, sonra Kayahan’ın şarkılarıyla bütünleşir. Onno Tunç kullandığı uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybedecek, Kayahan’la ise aralarına bitmeyecek bir dargınlık girecektir.

Aşktan hiç vazgeçmedi

Ayşe Nazlı ile aile oldu Dönemin ünlü orkestralarından Ritm 68’in şefi Rıza Silahlıpoda’nın ilgisi Nilüfer’in hoşuna gider. Annesi de onaylayınca 19 yaşında Rıza Silahlıpoda ile nişanlandı. Ama aşk bitti bir gün. Rıza Silahlıpoda ile organik bağı kesilince ilk evliliğini 1977’de plak prodüktörlüğünü de yapan Yeşil Giresunlu ile yaptı. Bu evlilik de bitti.

İkinci evliliğini müzisyen, söz yazarı Çetin Akçan’la gerçekleştirdi Nilüfer. O da yürümedi. Sonra politikacı Gökberk Ergenekon girdi hayatına. Gökberk Ergenekon, Nilüfer için güvendiği, akıl danıştığı bir dost olarak kaldı. Reha Muhtar, Nilüfer’in kızı Ayşe Nazlı’ya iyi bir baba oldu. Son aşkı Latif Demirci ise tam huzur aradığı bir sırada çıkmıştı karşısına. Birlikte yaşlanacağı, aynı evi paylaşacağı, çirkinliğini, zaaflarını paylaşacağı, birlikte daha güçlü olacağı biri. Öyle de oldu; 2011’de meme kanseri teşhisi konulduğunda Latif Demirci harika bir güç ve sığınak oldu. Kemoterapiden saçı döküleceği için başını kazııtmaya birlikte gittiler. Yanlarına Ayşe Nazlı’yı alarak. Çocukları sevmesine rağmen Nilüfer Ayşe Nazlı’ya kadar çocuk sahibi olmamıştı. Astım kriz anından çok korktuğu için buna cesaret edememişti. Anne olmak için sürekli olacağına inandığı bir ilişki bekledi.

Çocuk sahibi olmak istediğini 40’lı yaşlarında farketti. Evlat edinmek istiyordu. Gazeteci Zeynep Göğüş’ün bir çocuk evlat edinmesi Nilüfer’e umut ışığı olmuştu. O sıralar Nilüfer’in hayatında Gökberk Ergenekon vardı, o da destekledi bu kararı. Ve sonunda Ayşe Nazlı’yı aldı kucağına. Doğum sonrası göğüse yatırılan bebek gibiydi. Ve kulağına, “Seni seviyorum kızım benim. Biz seninle buluştuk ve anne kız olduk. Biz birbirimizi seçtik. Artık bir aileyiz” diye fısıldadı. Bugün 13 yaşında olan kızı ve hasta annesiyle birlikte yaşıyor Nilüfer.

(22.09.2013 tarihli Posta Karnaval ekinden alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;