Bade İşcil: Yediğim meyveleri yüzüme sürüyorum

Bade İşcil neden yediği meyveleri yüzüne sürüyor? İşte cevabı...

09 Eylül 2017, Cumartesi 13:23
A A
İşte Bade İşcil'in elele online röportajı...

İşte Bade İşcil'in elele online röportajı...

Güzelliğin otomatik getirisi olan göz önünde olma halinin keyifli olduğu kadar zor yanları da oldu mu hayatınızda? Çok teşekkür ederim ama güzelliğimi hiçbir zaman kişiliğimin önüne geçecek şekilde kullanmadığım için bunu sorun edenler olduysa da vicdanen hep rahattım. O yüzden zorluk yaşamıyorum.

Kozmetik alırken dermokozmetik ürünleri mi yoksa lüks markaları mı tercih ediyorsunuz? Kozmetik ürünlerini bilinçli tüketmeye gayret ediyorum. Özellikle bakım ürünlerini çok detaylı incelerim. Makyaj malzemesi alırken kalitesine güvendiğim markaları tercih etmeye çalışıyorum ama zaman zaman kozmetik canavarına da dönüşebiliyorum. Sanki şeker dükkanındaymışız gibi yaldızlı, cıvıl cıvıl ambalajlara sanırım hiçbirimiz ‘hayır’ diyemiyoruz.

Bir cilt diyetiniz var mı ya da cildinize dokunan yiyecekler? Örneğin yağlı yiyeceklerden uzak durur musunuz? Sanırım birçok insanın sorunu olan bu dert bende de var. Bazı dönemler hassaslaşabiliyor cildim dolayısıyla o dönemlerde daha dikkatli besleniyorum. Genelde çok aşırısından kaçınıyorum; ne kuruyemişi abartırım ne de kızartmayı. Dengeli beslenmeye özen gösteriyorum ve bol bol su içiyorum.

Günlük cilt bakımı için hangi ürünleri kullanıyorsunuz? Son dönemde maskelere önem veriyorum. Kullandığım en pratik ve en hesaplı ürün ise Sephora’nın maskeleri, gerçekten başarılılar. Elizabeth Arden’in cilt bakım ürünlerini kullanıyorum. Özellikle Prevega SPF 50 City Smart Krem yaz-kış vazgeçilmezim. Makyajımı temizlemek için pahalı seçeneklere alternatif ürünüm ise Arko’nun tıraş kremi. Şaka gibi gelebilir ama en ağır makyajı bile kökünden temizliyor. Bioderma’nın Sensibio H2O Misel Solüsyon’u da özellikle çekim yaptığım zamanlar sonrasında cildimi temizlememe yardım eden başarılı ürünler listemde.

Vücut bakımında vazgeçemediğiniz bir ürün var mı? Aesop ve Molton Brown ürünlerini tercih ediyorum. Güneşten korunmak için de Ultrasun ürünlerini kullanıyorum.

Gizli güzellik sırlarınız var mı? Örneğin makyaj yapmadan önce 1-2 dakika yüzünüzü soğuk suyla yıkamak, gözlerinize buz torbası koymak gibi... Cildimde makyaj olmadığı ve evde olduğum zamanlar yediğim meyveleri yüzüme sürerim, hem içeriden hem dışarıdan etki etsinler diye.

Makyajla aranız nasıl? Ruj, far, allık seçerken hangi renkleri tercih edersiniz? Sarışın olduğum için makyaj, hafif de olsa gerekli bir müdahale hayatımda. Beni bilenler bilir, ruj hastalığım vardır. Rujdan vazgeçemem. Her ne kadar devamlı tazelemesem de çantamda rujum vardır yoksa muhakkak ‘Aaa, çantama ruj koymamışım’ bahanesiyle yeni ruj almaya gider, bir sürü renk alırım. Sanırım yakında bir odamı rujlarıma ayırmak zorunda kalacağım. Renklerle barışığım, her renk ruj ve far alabilirim. Allık olarak da toprak ya da şeftali tonlarını seviyorum.

Çocukluğunuzu düşündüğünüzde aklınıza gelen ilk görüntü ne? Kumsaldaki sapsarı bikinili küçük Bade. Kimsenin bilmediği bir özelliğinizi söyler misiniz? En özel davetlerde bile makyajımı hep kendim yapmışımdır. Üç kelimeyle kendinizi nasıl tanıtırsınız? Anne, vicdan sahibi, hamarat. Mutluluk anlarınızın şifreleri neler? Oğlum, ailem, köpeğim, hayvanlar.  

En büyük korkunuz ne? Afetlerin hepsi ama en çok deprem. Değiştirmek istediğiniz bir özelliğiniz var mı? İyi niyetim.

Müsrifçe para harcamaktan hiç rahatsız olmadığınız bir kozmetik ürünü var mı?Parfüm ve ruj başta olmak üzere kozmetik dünyasını zengin edenlerdenim. Kullanmasam da olmalı durumu benimki. En büyük pişmanlığınız ne? Kadere inandığım için pişman olmuyorum, yani düşününce aklıma gelmiyor açıkçası, çünkü pişman mıyım diye düşündüğüm zaman yaşanmışlıklarımın hep başka güzel şeylere vesile olduğunu gördüm. Şükürler olsun. Hayatınızda tek bir şeyi değiştirebilecek olsanız neyi değiştirirdiniz? Dünyadan kötüleri atardım. Bir erkekte ve bir kadında en çok hangi özelliği seversiniz? Temiz ve bakımlı olması ve saygılı, ahlaklı olmasını. Yaşam felsefenizi nasıl tanımlarsınız? İyi, kötü bir hayat yaşıyoruz. Neyi, neden paylaşamıyoruz?