A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

'Bağışta yolsuzluk cinayettir'

Pazartesi, 12 Nisan 2010 - 05:00

Bu sözler Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir süre önce Kızılay’ın 142’nci Genel Kurul’un da yaptığı konuşmadan alınmıştır.

Yatacak yerleri yok

“Kendi bir parça ekmeğini, bir lokmasını insanlar muhtaçlarla paylaşmak için veriyorlar. O bir emanettir, namustur. Bu emanete el uzatanın, onu gayesi dışında kullananın Anadolu değimiyle “Yatacak yeri yoktur.”

Ahlaken kabul edilemez

İnsanların adeta ciğerlerinden koparıp verdikleri yardımların amacı dışında kullanılması hukuken, ahlaken kabul edilemez. Gerek kamu kaynaklarının, gerekse vatandaşların yardımlarının kullanılmasında suiistimale gitmek, yolsuzluğa kapı açmak çok büyük bir cinayettir. En önemlisi de insanların güvenini sarsmak, iyi niyetlerini suiistimal etmektir ki, bunun telafisi uzun zaman alabilir. Kimi zaman görülen olumsuz örneklerin nasıl sarsıcı bir etki yaptığını, gönüllüğü, fedakarlığı zedelediğini görüyoruz.

İtham da yanlış

En az yolsuzluk yapanlar kadar haksız yere ithamda bulunanlar da büyük sorumsuzluk, büyük yanlışlık yapmış olurlar. Yolsuzluk iddiaları hukuk çizgisinden çıkarak bir karalama kampanyasına dönüştürülürse vatandaşımızda haklı olarak yardımları seçer, sonuçta mağdur ve muhtaç olan insanların mağduriyeti artarak devam eder.

Müsaade etmeyiz

Kim olursa olsun, hangi kuruluş, hangi sivil toplum örgütü olursa olsun, yolsuzluk yapanı, hele hele insanların gönlünden koparak teslim ettiği yardımları el uzatanlara asla ve asla müsamaha göstermedik. Budan sonra da göstermeyiz. Hukukun işletilmesi konusunda en küçük tereddüdümüz olamaz.”

Sayın Başbakanım

Bu sütunlarda yıllardır özellikle engelliler konusunda çalışan bazı dernek ve vakıfların belgeleriyle yaptıkları yolsuzlukları, yanlışlıkları elimizden geldiği kadar anlatmaya çalıştık. Bu yüzden ilgili dernekler tarafından mahkemeye verildik. Ve sonunda haklılığımız ortaya çıktı. Ama değişen çok fazla bir şey olmadı.

Kampanyalar

Zaman zaman yine engelli insanlarımızı istismar edecek şekilde yapılan kampanyalardan elde edilen gelirler açık bir şekilde kamuoyuna sunulmuyor. Bu da birtakım şüpheleri birlikte getiriyor. Ve sizin de söylediğiniz gibi, insanlarımızın düzgün çalışan dernek ve vakıflara güveni git gide azalıyor. Bunu da bizzat kendi deneyimlerimizle yaşıyoruz.

Vakıf ve dernek yöneticileri

Engelliler konusunda çalışan bazı vakıf ve dernek yöneticilerinin yaptıkları harcamaların, kampanyalar bazında ve genelde ciddi bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Bunun da, bu dernek ve vakıfların bağlı olduğu devlet kurumları tarafından değil, eğer yasalar izin veriyorsa doğrudan Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından yapılması gerekmektedir. Böyle bir çalışmada elimizdeki bilgi ve belgeleri paylaşmaya hazır olduğumuz bilgilerinize arz ederim.

Engelli golfcüler

Klassis’te Bundan 3 yıl önce Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu “Engelli gençlerimizi golf sporu ile tanıştıralım, golfe başlatalım” dediğinde heyecanlandım. Ancak kafamda bir sürü soru işareti de vardı. “Her şey bitti de engellilerin golfü mü kaldı?” şeklinde eleştirilere de hazır olmak gerekiyordu. Nitekim de kısmen öyle oldu. Ancak bir ülkede top yekün kalkınma ile birtakım şeylere kavuşulabileceği fikri bize destek oldu. Engelli insanlarımızın her türlü ihtiyaçları karşılandıktan sonra, golf sporuna başlamaları için uzun seneler geçmesi gerekebilirdi. O zamanlar Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı olarak gerekli destek verildi. Almanya‘dan hocalar getirildi, seçmeler yapıldı ve daha sonra İstanbul Golf Kulübü’nün konuya sıcak bakmaması dolayısıyla çalışmalar Klassis Golf Kulübü’ne yönlendirildi. Bu bakımdan Ahmet Hamoğlu’na da bir teşekkür borçluyuz.

Paralimpik olacak

Yurt dışından getirilen 6 adet Paragolfer (engellilerin golf oynadığı) araçlar ve yapılan çalışmaların yanı sıra, Türkiye Golf Federasyonu, Avrupa Engelliler Golf Federasyonu’na hem üye oldu hem de ilişkileri geliştirerek 14-15 Nisan tarihlerinde İstanbul Klassis Golf & Country Club’da I. Uluslararası Türkiye Engelliler Golf Şampiyonası’nı organize ediyor. Yarışmalara 10 ülkeden 35 sporcu katılacak. Engelli bir golfcüyü 3 yıl içinde müsabakalara hazır hale getirebilmek ne zordur, bu sporu bilenler bunu kolayca anlar. Ayrıca 2016 Rio de Janerio Paralimpik Oyunları’ndan itibaren golf, paralimpik spor olarak yarışmalarda yerini alacak. Engelli geçlerimizin golf Federasyonu’nun bu desteği ile 2016 Paralimpik Oyunları’nda Brezilya‘da ülkemizi temsil edeceklerine inancımız tam. Geçtiğimiz hafta Çırağan Sarayı’nda yapılan basın toplantısında Milli Takım kaptanı İsmail Şenkal’in “Biz belki unutulmuş, ciddiye alınmayan insanlardık. Bize öyle değer verildi ki kendimizi aştık. Neler başarabileceğimizi insanlara ispat etmek istiyoruz” sözleri aslında her şeyi anlatmaya yetiyor. Engelli sporuna gönül vermiş biri olarak, başta Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu olmak üzere tüm yönetim kuruluna buradan şükranlarımızı sunuyoruz.

ÇENGELLİ PANO

Türk Hava Yolları’ndan bir şahsın Hentbol Federasyonu’na resmi yazı ile “Siz seviyesizsiniz” diye yazı göndermesini, 29 Mart 2010 ‘ da bu sütunlardan duyurmuştuk. Sizden gelen çok sayıdaki tepki maillerinden bazılarını burada yayınlıyoruz.

Seviyesizlik ve THY

Dört dörtlük bir yazı kaleme almışsınız. Teşekkür etmek istedim. Yapılan edepsizlik; sınır tanımayan fütursuzluk ve hazımsızlığın kaçınılmaz sonu değil de nedir? Kendini bu vatandaki üçüncü devrimci sayanlara sorsak böyle devrimci mi olunurmuş? Bu milletin öz kaynaklarını yine bu milletin kaçınılmaz gelişme ivmesi gereği büyümesi gereken havayolu sektöründe zaten kullanmaklıkla mı olunurmuş devrimci? Hem de göğsünde ay yıldızı onurla taşıyanları “Böyle bir onuru ömür boyu tadamayacaklar” olarak aşağılamaya cüret ederler. Milyonları Kevin Costner’e dökedursunlar, milli sporculara sadakayı uygun görecek kadar da kibirli ve hoyrattırlar... A. K.

Yanlış tercih yapmışız

Büyük bir önem ve değere sahip olan bu havayolu şirketimiz Türk sporu ve Türk engelli sporu lehinde değil aleyhinde faaliyetlerde bulunuyor. Her şeyden önce sponsorluk reklam ve tanıtım aracı olarak kullanılan bir argümandır. Ancak sponsorluklar sosyal sorumluluk projelerini desteklemek amacı ile de yapılabilir ve temel amaçlar arasında bu hususu da yabana atmamak gerekir. Türk Hava Yolları’nın Türk sporu için ne düşündüğünü, ne kadar değer verdiğini Hentbol Federasyonu ile yapılan yazışmasından anlıyoruz. Türk Hava Yolları İspanya, İngiltere ve hatta Almanya gibi ülkelerdeki spor kulüplerine sponsor olup, özel uçak tahsis ederken Türk Sporu için yaptıklarına bakın. Bundan sonra demek ki bizler yabancı havayolu şirketlerini tercih etmeliyiz. Sizi tercih ederek hata ettik, özür dileriz. İ. Ç.

Önce saygı sonra hizmet

THY’ de her zaman problem var ve bitmez. Çünkü zihniyet farklı, çünkü amaç insana hizmet değil, sadece para kazanmak. Örneğin, engellilere hizmette ne kadar başarılısınız? Bence THY’nin başındaki TÜRK yazısını kaldırsın. Çünkü bir Türk vatandaşı olarak bize yakışmayan işler yapılıyor. Türkler misafirperverdir, iyi niyetlidir, hoşgörülüdür, canayakındır, sevecendir ve en önemlisi SAYGILIDIR! Önce saygı sonra hizmet. Önceliği yapamıyorsanız yönetim kurulu olarak istifa edin, yapan mutlaka gelecektir, eminim ki daha başarılı olacaktır. U.B.

Gururumuz olmalıydı ama...

Sayın Yavuz Kocaömer, şu an elimde bir dergi var. 4 sayfada THY’nin sponsorluk yaptığı ünlü yabancı futbol takımları anlatılmış. Niçin yapıyor bu sponsorluğu? Avrupalı yolcuların transit uçuşlarda THY’yi tercih etmesi için. Kime duyuruyor bu ilanla? Türk halkına. Yani neyi neden yaptıklarını bilmeyen bir müessese olduğunu zaten biliyorduk. Ama yazınızla bir de üslup sorunu olduğunu öğrendik. Yazık, gururumuz olması gereken ulusal bir markanın böylesi sözlere muhatap olması tek kelimeyle yazık. A.K.

2