Baharat Yolculuğu

Cumartesi, 16 Ağustos 2014 - 05:00

Hafta içinde 24 Kitchen Kanalı’nda ‘Baharat Yolculuğu’ isimli bir programa rastladım. Steve Parle ve Emma Grazette tarafından yapılan belgesel dizinin o bölümü Türkiye’de geçmekte ve kimyon baharatını anlatmaktaydı.

Mısır Çarşısı’nda başlayan ardından kimyon kullanarak yapılan Türk köftesi tarifinin verildiği programda; kimyonun peşine takılan Parle ve Grazette, Anadolu’ya geçtiler.

İlk önce İnceler Köyü’ne misafir oldular. Köy halkı tarafından sıcacık bir karşılama ile meydandan alınıp kimyon tarlasına hasada götürüldüler.

İşte bu noktada fark ettim ki ben kimyonu kullanıyormuşum ama ekimi, dikimi, çeşidi, hasadı, Anadolu’daki kullanım alanları hakkında hiçbir bilgiye sahip değilmişim. Köy halkı ile birlikte kaldırılan hasadın ardından, köy evinin avlusunda yenilen akşam yemeği, verilen tarifler, kimyon ve soda ile yapılan ferahlatıcı Hint içeceği de vardı. Ülkemizdeki kimyon üretimi 17 bin ton civarında. Uluslararası piyasada ton fiyatı 1000 dolardan başlayıp kalitesine göre 8000 dolara kadar çıkıyor. Ortalama fiyat ise 2000 dolar. Hindistan ve Suriye’nin ardından ülkemiz, dünyanın en önemli kimyon üreticisi durumunda! Suriye ile aramızda meydana çıkan siyasi anlaşmazlıklar iki ülkenin de kimyon ihracatını etkilemiş, uluslararası alıcılar Hindistan’a yönelmiş!

Yani kavganın, savaşın etkileri kimyon sektörünü bile ilgilendiriyor! Belgesele devam; araştırmacı, baharatçı aşçılarımız İnceler’den Gaziantep’e uzandı; dağlarda otlayan ineklerin sütünden yapılmış kimyonlu yoğurttan, humustan, siyah kimyonlu/çöre otlu/susamlı yöresel gevreklerden bahsedip Antep Baharat Çarşısı’na geçerek bölümü sonlandırdı. Övgüler dizdiler, kimyonun kalitesinden etkilendiler, kendi ülkelerinde aldıkları kimyonun kokusunun yokluğundan yakındılar, yeni yeni tarifler alıp bir de güzel ülkemizi gezdiler.

Nefis bir çekim, işini yapmaktan zevk alan baharat sevdalısı iki profesyonel ve Anadolu halkının kimyonu yakarak nazara karşı tütsü yapmasına kadar anlatan bir detaylı kimyon belgeseli...

Hem gurur duydum, hem öğrendim, hem de TRT’nin eski belgesellerini özlemle anımsadım.

Savaş

Gazze’de bir balkon, balkonda bir çocuk... Annesi çamaşır yıkamış... İplere asmış. Duvarlar mermi deliği... Hayata bakıyor... Savaşın gözünden. Birleşmiş Milletler’in Gazze’deki okulunda çocuklar ile konuşuyordu savaş muhabirleri, kömür gözlü bir oğlan çocuğu “Bir topum olsa idi, bir de futbol oynayacak sahamız; hepimiz ne kadar mutlu olurduk” dedi. Çocuklara futbol oynamayı özleten savaşlar var hâlâ yeryüzünde. Dünya hiç adil bir yer değil.