Bahçeli: Kim şerefli, kim değil ortaya çıktı

a
a
Salı, 28 Aralık 2010 - 11:02


Bahçeli: Kim şerefli, kim değil ortaya çıktı

MHP lideri Devlet Bahçeli, 2010 yılının son grup toplantısında gündeme ilişkin sert açıklamalarda bulundu. İşte Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

CEMEVİNE SALDIRI

Terör örgütü yandaşları Başakşehir’de bulunan cemevine saldırmaları üzücüdür. Kapıdaki Türk Bayrağı’nı tahrik unsuru sayarak taş ve sopalarla içerideki kardeşlerimiz hedef alınmıştır.

Bölücülerin artık her milli değerden tahrik olmaları üzerine AKP hükümeti şapkasını önüne koyup düşünmelidir. Saldırganların bir an önce yakalanarak adalet önüne çıkarılmasını bekliyorum

MAÇTA FUTBOLCULARA DAYAK

Diğer konu ise spor müsabakalarında artmaya başlayan şiddet eğilimleri ise tehlikeli gelişmelerin habercisi niteliğindedir. Herkesi sağduyulu ve aklıselim davranmaya davet ediyorum.

SON MECLİS TOPLANTISI

3 gün sonra 2010 bitecek. Son Meclis toplantımızı da bugün yapıyoruz. Bu dönemde gelir dağılımındaki adaletsizlik arttı, yatırım durdu. 2010’da AKP’nin kurumsal markası hale gelen yolsuzluk hız kazanarak sürmüştür, kanunsuzluk çığ gibi büyümüştür.

AKP, İSRAİL’İN PEŞİNDEN KOŞTU

Türk toplumu cephelere bölünen hasarlı bir toplum olarak kendi kaderine terkedilmiştir. AKP’nin devlet ve toplum hayatını etkileyen tahribatı, 2010’da da hız kesmeden sürmüştür.

Bu yıl da yaşanan gelişmelerle Erdoğan ve hükümetinin, milli bilincin zayıflatıldığı, adaletin teslim alınarak siyasi otoriteye teslim alındığı açığa çıkmıştır. AB ile ilişkiler, Kıbrıs ipoteğinden kurtulamamıştır.

Erivan’ın peşinden koşan AKP hükümeti, Ermenistan ile imzaladığı teslimiyet protokollerini onay için sevk ettiği TBMM’den çekmek cesaretini gösterememiştir.

Mavi Marmara barbarlığı karşısında söylemleriyle mangalda kül bırakmayan AKP hükümeti 6 ayda İsrail’in özür için bir şey yapmasını sağlayamamış, ilişkilerin yoluna girmesi için İsrail’in peşinden koşmuştur.

AKP’nin Rumları tatmin için gaflet politikalarında özde bir değişiklik yaşanmamıştır. Füze kalkanı projesi ile İsrail, İran’a karşı korumaya alınmıştır. 2010 olan bu olaylar nedeniyle milletimizin hafızasından silinmeyecektir.

AKP iktidarının yaşattığı hayal kırıklıklarına koca bir yıl daha eklendi. Türk Milletine düşmanlıkta birleşenlerin foyaları geride kalan aylarda bir bir ortaya çıkmıştır. Milli kimliğimiz, üniter devlet yapımız AKP hükümeti altında ağır bir saldırıya uğramıştır. Milletimiz söz de barış maskesiyle boy gösterenlerin hedefinde yer almıştır.

İLERİ DEMOKRASİ FIRTINASI

Türkiye ileri demokrasi fırtınasına böyle bir atmosferde tutulmuştur. Saklı kalmış kinlerini kusmak isteyen kim varsa hızla mesafe almaya başlamıştır. Dağdaki cani AKP ile birlikte umutlanmıştır

Terörist ele başısı Erdoğan’ın hükümetinde huzura ermiştir, devlet teröre boyun eğmiştir. AKP hükümeti İmralı sahillerine beyaz bayrakla çıkarak milletimizin haysiyetini iki paralık etmiştir.

Egemenlik haklarına sahip Türk milleti kendi cezaevinde yatan bir mahkumun tehditlerine maruz kalmış ancak hükümet her defasında topu devlete atmıştır

KİM ŞEREFLİ KİM DEĞİL ORTAYA ÇIKTI

Biz görüşmeleri açıklayınca Başbakan bizi şerefsizlikle suçladı. Ancak bugün kimin şerefli, kimin şerefsiz olduğu ortaya çıktı. Hiçbir mazeret ve gerekçe hükümetin teröre kol kanat gerdiğini kapatamaz.

ÇİRKEFLİĞİN ADI DİK DURUŞ OLDU

Yeni anayasa vaatleriyle bölücülüğe umut verilmiştir. Bugün vatanımızın bir bölümü özerklik zırvalarına konu oluyorsa bunun tek sorumlusu AKP hükümetidir. AKP ile birlikte çirkefliğin adı dik duruş, sırnaşmanın adı ezberleri bozmak olmuştur.

DEMOKRATİK YIKIM PROJESİNİN TEMELİ GÖLBAŞI’NDA ATILDI

Özerklik projeleri ortaya çıktı. Bu tehlikeli projeler ne yeni ne de ilk defa ortaya çıktı. Başbakan Erdoğan’ın mihmandarlığında başlatılan demokratik yıkım projesi Türkiye’yi uçurumun kenarına kadar getirdi.

İçişleri Bakanı yıkımın ilk adımını 2009’da Gölbaşı’nda Polis Akademisi’nde gerçekleştirilen toplantı ile attı. Sözüm ona terörün sonlandırılması, birlik ve dirliğin pekiştirilmesi amacıyla PKK açılımını başlattıklarını açıklamışlardır.

PKK açılımının üniter yapımıza kastedecek projelere prim vermesi Türkiye’yi yıkımın alacakaranlık ortamına sürüklemiştir. Geçtiğimiz yıl açılım sürecinin iki somut sonucunun gerçekleşeceğinden bahsetmiştir Bakan: Terörün sonlanması ve demokratik standartların yükselmesi. Açılım peşinden koşan AKP teröre kollarını açmıştır.

BAKAN ATALAY’A YANIT

Partimizi zan ve töhmet altında bırakarak ‘’Terör biterse MHP de biter’’ diyen çürümüş zihniyetlere diyeceğim şudur: MHP kandan, kavgadan beslenen bir çarpık anlayışa hiçbir zaman sahip olmamıştır.

İftiraları atanlar yalpalayıp düşmekten başka bir sonları olmayacaktır. Amacımız Türk milletinin bağımsız yaşaması ve huzurlu olmasıdır. Bize gıybette bulunanlar müfteridir ve kötü niyetlerine esir olanlardır. Bizim ekmeğimiz de suyumuz da Türk’tür ve Türkçedir.

Hürriyet