Bahçeli'den Balyoz eleştirisi

MHP lideri Devlet Bahçeli, Balyoz soruşturmasında 102 kişinin tutuklanma kararının zamanına yönelik eleştirilerde bulundu. "Badem bıyıklılar ordusunu mu kurmaya çalışıyorsunuz?" diye sordu

Cumartesi, 24 Temmuz 2010 - 16:48

Bahçeli'den Balyoz eleştirisi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, anayasa değişikliğinin Başbakan'ı Yüce Divan'dan kurtarmak için kurulan bir tuzak olduğunu belirterek, “Bu anayasa değişikliği AKP anayasasıdır. Anayasa Mahkemesi’yle, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda kendisine yandaş insanlar toplayarak sermayede kurduğu tahakkümü yargıda kurmaya çalışan, adi bir zilletin anlayışıdır” dedi. Bahçeli, Başbakan ile Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın, Dolmabahçe’de ne konuştuklarını milletle paylaşmak zorunda olduklarını da ifade ederek, “Acaba gizli bir anlaşma mı var? Başbakan ve Genelkurmay Başkanıyla, Silahlı Kuvvetlerde bir yenileşmeyi başlatıp yandaş subaylardan oluşan ve yavaş yavaş telaffuz edilmeye başlanan badem bıyıklılar ordusunu mu kurmaya çalışıyorsunuz?” diye konuştu.

Düzce TEM Gölyaka gişelerinde karşılanan Devlet Bahçeli, Gümüşova İlçesi’ne geldi. Gümüşova Belediye Başkanı MHP’li Ahmet Bostancıoğlu makamında Devlet Bahçeli’ye çalışmalarla ilgili sunum yaptı. Bahçeli daha sonra yürüyerek Kapalı Pazar alanında yapılacak olan miting alanına gitti. Küçük çocuklar ellerindeki parti bayraklarıyla Bahçeli'nin elini öpebilmek için tek sıra oldu.

Yaklaşık 700 partiliye hitap eden Bahçeli, ekonomik ve sosyal yönden sorunların gittikçe ağırlaştığını belirterek, “Önemli ve tehlikeli gidişat bugünkü siyasi iktidarın ben ve ötekiler ayrışmasından, ikileminden kaynaklanmaktadır. Sayın başbakan kendisinden olanı bu ülkeden kabul ediyor, olmayanı ötekiler olarak kabul ediyor. Böylelikle cepheleşme, kalıplaşma politikasi takip ediyor. Gerilim stratejisini sürdürüyor. Türkiye’yi birbirine hasım olabilecek tarzda çatışmanın içerisine sürüklüyor” dedi.

Ayrışmanın devam ettiğini ifade eden Bahçeli, “Şimdi de anayasa çerçevesinde darbeciler, demokratlar gibi ikiye bölerek, darbecileri anayasa değişikliğine hayır olarak gösteriyor, demokratları ise kendisinin yandaşı olarak evetçiler olarak gösteriyor” diye konuştu. Bahçeli, bu anlayışa dur denilmesini istedi.

İDAMLARIN YAPILIRKEN HANGİ SPOR KULÜBÜNDE TOP KOŞTURUYORDUN

Devlet Bahçeli, darbeyle mücadelenin demokratik bir kültür olduğunu belirterek, Başbakan'ın 12 Eylül'de ne yaptığını sordu, “İdamların yapıldığı günde sen hangi spor kulübünde top koşturuyordun. Şimdi kalkmışsın bunu istismar ediyorsun” dedi.

‘Eski ülkücüleri evetçiler haline dönüştürerek yörük sırtında kurban kesmeye çalışıldığını’ belirten Bahçeli, bu istismarın Başbakanı bir yere götürmeyeceğini söyledi. Bahçeli, “Her çıkışın bir inişi var. Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir gün indiğinde ne olacağını bugünden düşün. Yüce Divan'a gitmen mukadder olacak” dedi.

NİYE BU KADAR HIZLI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ?

Bahçeli, anayasa değişikliğinin Başbakan'ı Yüce Divan'a gitmekten kurtarmak için kurulmuş bir tuzak olduğunu öne sürdü.
1982 Anayasası'nda daha önce 17 kez değişiklik yapıldığına dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi:

“Bu anayasa değişikliğinde ne oluyor ki bu kadar hızla çalışıyorsun. Bu Anayasa değişikliği Recep Tayyip Erdoğan’ı Yüce Divan'dan kurtarmak için kurulmuş olan bir tuzaktır. Bu anayasa değişikliği AKP anayasasıdır. Anayasa Mahkemesi’yle, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda kendisine yandaş insanlar toplayarak, sermayede kurduğu tahakkümü yargıda kurmaya çalışan adi bir zilletin anlayışıdır. Ama buna fırsat bulamayacak. Allah’ın izniyle öyle bir ‘hayır’ tokadı yiyecek ki, nereden geldiğini düşününceye kadar erken seçim olacak. Tepe taklak giderken onu öyle bir yerde tutacağım ki orası da Yüce Divan olacak.”

BADEM BIYIKLILAR ORDUSU MU KURULMAK İSTENİYOR?

Silahlı Kuvvetleri zor durumda bırakacak davranışlar içerisine girilmemesini de isteyen Bahçeli, Balyoz davasına da değinerek şöyle devam etti:

“Şimdi bir Balyoz davası başladı. Balyoz davası Aralık ayının ortasında mahkemede görüşülecek. Ancak, tesadüf müdür, şuurlu mudur Yüksek Askeri Şura’nın 1 Ağustos- 4 Ağustos tarihleri arasında toplanacağı bir dönemde 17 tane emekli 25 tane muvazzaf subay olmak üzere hepsine tutuklama kararı çıkartıldı. Bunu YAŞ kararının alınmasından sonra da bu mahkeme heyeti böyle bir kararı verebilirdi. Ama bugün verdiği vakit 65’inci madde gereği bunlar ne olacak? Beraat etseler bile askeri görevlerine ne şekilde devam edip, ne şekilde devam etmeyecek? Bunlar belli değil. TSK’da darbe yapan varsa bir tanesini o kurumun içerisinde bırakmayınız. Kolundan tutup atınız. Ama bunu siyasi senaryoların oyunu haline getirerek Şırnak’ta, Yüksekova’da mücadele verirken Silahlı Kuvvetleri’nin generallerini tutuklama kararıyla halkın gözünden düşürebilecek bir hataya düşülmemesi gerekir. Allah’ın günü mü bitti? İstediğin gün bunu yapabilirsin. Ama referanduma yakın, darbeci demokrat ayrımını körüklediğinde yaşananların öncesinde bunu neden yapıyorsun?”
Konuşmasında Başbakan Erdoğan'la dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın, Dolmabahçe buluşmasına da değinen Bahçeli, şunları söyledi:

“Bunu iki kişinin açıklaması lazım. Emekli olmuş, altına model zırhlı araba ile hayatı garanti altına alınmış Yaşar Büyükanıt paşa bunun cevabını vermelidir. Veya Dolmabahçe’de o paşayla başbaşa konuşan Başbakan bunun cevabını vermelidir. 27 Nisan tarihi diye kamuoyuna duyurulup, Yaşar Büyükanıt’ın gecenin 22.30’unda bunu ben yazdım diyerek bir ihtilal teşebbüsü kanaatiyle yazıldığı iddiası taşıyan metnin askeri hiyerarşide nasıl yazıldığını bilmek lazım. Bunu sadece Yaşar Büyükanıt mı kaleme almıştır? Yoksa alanlar kimlerdir? Onlar yargıya gönderilmeden diğer türlü darbeci- demokrat ayrımıyla TSK’yı yıpratmaya hakları yoktur. Acaba gizli bir anlaşma mı var? Başbakan ve Genelkurmay Başkanıyla Silahlı Kuvvetlerinde bir yenileşmeyi başlatıp yandaş subaylardan oluşan ve yavaş yavaş telaffuz edilmeye başlanan badem bıyıklılar ordusunu mu kurmaya çalışıyorsunuz? Bunların açıklanması lazım. Yaşar paşa, Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay başkanı olarak veya Başbakan olarak ne konuştunuz, neyi planladınız? Bunu milletle paylaşmak zorundasınız. Paylaşmazsanız yargı yolu böyle bir çarpık yoldan geçiyorsa, bir gün siz de çarpık bir yoldan geçerek adaletin önünde kendinizi bulacaksınız.”

ERDOĞAN, MUHALEFETE MEYDAN OKUDU

KILIÇDAROĞLU'NDAN 35. MADDE YANITI

Koray YILMAZDEMİR- Hasan KAYA/DÜZCE, (DHA)