Bahçeli'den idama tam destek

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, ''MHP'nin karşı çıkmasına rağmen 2002'de idam kaldırıldı. AKP hükümeti, MHP'nin tam 11 yıl gerisinden gelmektedir. İdam cezasının getirilmesi için her türlü desteği veririz'' dedi

Bahçeli'den idama tam destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 'İdam cezasının getirilmesi için her türlü desteği veririz. Hodri meydan'' dedi.

Partisinin "Öcalan’ı ipten kurtarma operasyonuna tek başına ve sonuna kadar karşı çıktığını" anımsatan Bahçeli, bu durumun 57. Hükümet ortakları ile
bir yol ayrımına gelinmesinde başlıca etken olduğunu söyledi.

Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bundan sonra TBMM’de oluşturulan "Gökyüzü Koalisyonu" sonucu, MHP’nin tek başına karşı çıkmasına rağmen, idam cezası 9 Ağustos 2002;de
 kaldırılmıştır.

Başbakan Erdoğan ve AKP milletvekillerinin önemli bir kısmı da bu yönde karar ve tavır oluşturmuşlardır. Hatta Başbakan Erdoğan idamın kaldırılmasını
sevinç içinde karşılamıştır. Dönemin Cumhurbaşkanının daveti üzerine 7 Haziran 2002 günü Çankaya Köşkü’nde yapılan zirve toplantısında AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın idam cezasının kaldırılmasını hararetle savunduğu hala
hatırlarımızdadır.

Arkasından 3 Kasım 2002;de iktidara gelen AKP zihniyeti, idam cezasının tamamen kaldırılmasını içeren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sözleşmesinin 6 Nolu Protokolünü 15 Ocak 2003’te imzalamış ve bu protokol gereğince 7 Mayıs 2004’te 4771 Sayılı Kanundaki terör, savaş ve yakın savaş suçları cümlesini de çıkartarak terörist başının idamının önünü tamamen kapatmıştır. İmralı canisini ipten almak için yapılan şer ittifakı Meclis tutanaklarında ve tarihin şahitliğinde her yönüyle mevcuttur."

Bahçeli, "İmralı avukatlığına soyunarak idam cezasının kaldırılması için seferber olan Başbakan Erdoğan’ın şimdi idam cezasının geri getirilmesine
değinmesi eğer yüzsüzlük değilse, yeni bir sinsiliğin ve kurnazlığın ilanı sayılmalıdır" dedi.

Başbakan Erdoğan’dan idam cezasının geri getirilmesi  konusunda lazım gelen değişiklik teklifini bir an önce TBMM’ye vermesini isteyen Bahçeli,
"Milliyetçi Hareket Partisi, bu konuda dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılığını koruyacak ve her desteği sonuna kadar vererek idam cezasının tekrar
getirilmesini sağlayacaktır. Biz diyoruz ki; hodri meydan" dedi.

Açlık grevleri

Türkiye genelinde 72 cezaevinde, binlerce PKK ve KCK tutuklu veya hükümlüsü 60 güne yaklaşan bir süredir açlık greviyle Türk milletini tehdit ettiğini belirten Bahçeli, "Ölüm üzerinden pazarlık yapan, tehditle Türk devletine boyun eğdirmeyi uman bu utanmazlar güruhunun sabırları ve sınırları zorladığı her şeyiyle ortadadır" dedi.

Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:

"Cezaevinde dışarıdan talimatla ölüme yatanlar birinci olarak; İmralı canisinin tecrit şartlarının kaldırılmasını, ikinci olarak ana dilde eğitim ve üçüncü olarak da mahkemelerde ana dilde savunma taleplerini dayatmaktadırlar. AKP hükümeti ise bunlardan anadilde savunma taleplerini karşılamak için gerekli hazırlığı yapmış ve ivedilikle harekete geçmiştir.

İmralı canisinin tecrit şartları da iyileştirilmek için sırayı beklemektedir. Burada anlayamadığımız taraf, İmralı canisiyle görüşmeler sürerken nasıl ve ne tür bir tecridden bahsedildiğidir. İmralı cezaevi zaten görüşme ve müzakere odasına dönmüştür. Burası Türk milletine yönelik ihanet kampanyasının
üretim ve karar merkezi hüviyetine bürünmüştür.

Merakımız AKP ile İmralı canisi hangi konularda anlaşmazlık içindedir ki, açlık grevinin düğmesine basılmıştır. Cevabını duymak istediğimiz soru,
uzlaşılamayan konunun Türkiye’nin nasıl bölüneceği, Türk milletinin nasıl parçalanacağı konularındaki yöntem farlılıkları mıdır?"

Türkiye’nin dağda teröre teslim olmayacağı gibi, cezaevinde de teslim edilmemesi gerektiğini anlatan Bahçeli, "2002 yılında, İmralı canisini yağlı
urgandan almak için MHP’nin tek başına direnmesine rağmen idam cezasını kaldıranların ve o dönemde bunu destekleyenlerin şimdi çark etmeleri çok hazin bir tecellidir" dedi.

Büyükşehir düzenlemesi

"TBMM’de oylanarak yasalaşan Büyükşehir Kanun Tasarısı, AKP’nin tüm foyasını bir kez daha gözler önüne sermiş, tahammülsüzlüğünü ve edepten yoksun siyasi tavrını yeniden deşifre etmiştir" diyen Devlet Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Öncelikle söz konusu Kanun Tasarısı’nın görüşülmesi sırasında AKP’nin saldırgan, kaba ve nezaketsiz siyasi davranışını yadırgadığımı ve kınadığımı
 bildirmek isterim.

Milletin vekilleri üzerinde tahakküm kurmak, farklı fikirleri bastırmak, çok sesliliği kısmak için terbiye ve ahlak dışı bir tutum takınan AKP’nin, özellikle partimize yönelik çirkin hareket ve hakaretlerini aziz milletimiz kaygı ve kızgınlıkla izlemiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin tezlerini demokratik vasıtalarla karşılamak yerine sokak kabadayılarına ve dağları mesken tutmuş eşkıyalara taş çıkartırcasına kavgaya müracaat etmek AKP’nin yerlerde sürünen seviyesini göstermesi bakımından ibret verici olmuştur. Bizim bunlardan korkarak
milletimizin hak ve menfaatlerini savunmaktan vazgeçeceğimizi düşünen varsa, tavsiyemiz, ya kendisini gözden geçirmesi ya da böylesi bir gafilliği kulağına üfürenleri tekraren kantara vurmasıdır."

Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, TBMM’nin milli nabzı ve kalp atışıdır. Bunun önüne geçecek bir fani de henüz yeryüzüne gelmemiştir" dedi.

MHP’li milletvekillerinin görüşmelerde soğukkanlı, vakarlı ve sabırlı bir mücadele yürüttüğünün altını çizen Bahçeli, "Ağza alınmayacak galiz küfürlerle,
 suçlama ve isnatlarla parti gurubumuzu sindirmeye çalışmak BOP havlusuyla yüzünü kapatan Başbakan Erdoğan’ın ve uzaktan komutlu bazı vekillerinin yapacağı bir şey değildir" dedi.

"İlin tek hakim ve belirleyici gücü"

Söz konusu yasanın bir çok sakınca ve mahsurlu yanları bulunduğunu yineleyen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Yapılan yeni düzenlemeyle büyükşehir belediye sayısı 16'dan 29'a çıkarılmaktadır. Bizim yeni büyükşehir olacak illerimize diyeceğimiz bir şey yoktur. Hatta bunun makul ve yerinde olduğunu da görüyor ve biliyoruz.

Ancak Büyükşehir Kanun Tasarısı’nın üniter devlet yapısını zedeleyeceği, idarenin birliğini sakatlayacağı ve merkezden yönetim modelini aşındıracağı bir vehmin ürünü olmayıp, milli ve ilkeli bir tespitin sonucudur. Büyükşehir belediye sınırlarının il sınırına çekilmesi, Başbakan Erdoğan’ın eyalet yönetimine geçiş konusunda arayıp da bulamayacağı bir mazeret teşkil edecektir.

Belirtmek isterim ki büyükşehir belediyesinin yetkileri yeni haliyle tüm il düzeyine teşmil edilmektedir. Bu şu demektir: Büyükşehir belediye başkanları
ilin tek hâkim ve belirleyici gücü olmaktadır.

Yönetimde iki başlılıktan sızlanan ve buna müsaade etmeyeceğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ne kadar ciddi bir çelişkidir ki, çok başlılığı Türkiye’ye reva görmekten rahatsız olmamaktadır. Bu akılsız, duyarsız, sabit bakışlı siyaset algısı Türk idare sistemini mayınlamaktadır."

"Türkiye Cumhuriyeti’ni federasyon mezarlığına defnetmek"

AK Parti’nin bu yasa ile hesabının ve amacının farklı olduğunu ileri süren Bahçeli, şunları kaydetti:

"16 bin 82 köyü ve bin 582 belde belediyeyi kapatması, bu şekilde insanımızın hatıralarını budaması ve hayatı çekilmez kılmak için elinden gelen
 çirkefliği göstermesi siyasi fıtratınca şaşırtıcı değildir.

Zira AKP, varını yoğunu Türkiye Cumhuriyeti’ni federasyon mezarlığına defnetmek üzerine kurmuştur. Bölgesel yönetimlerin, şehir devletçiklerinin
ayakları Başbakan’ın kör ve ucuz taktikleriyle inşa edilmektedir. Başbakan Erdoğan federasyon devlet mimarisini vicdan azabı çekmeden, yüzü kızarmadan ve hatta en ufak burukluk yaşamadan yürütmektedir.

İşte AKP, bölgesel yönetimlerin çalar saatini bu şekilde kurmaktadır. Bu saat federasyon ile birlikte çalacak ve Türkiye bölücülerin, teröristlerin ve
ayrılmamızı bekleyenlerin hüsran dolu sabahına uyanacaktır. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi var oldukça ve Cenab-ı Allah yardım ettikçe yanlış hesap Türk milletinden dönecek ve AKP’nin başında paralanacaktır."

Bahçeli, AK Parti’nin başkanlık modeli ile ilgili Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na teklif vermesini de, bu sürecin doğal ve ayrılmaz bir bütünü olarak
gördüklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan’ın "hırsının sağduyusunun önüne geçtiğini" iddia eden Bahçeli, "Aziz milletimiz sorunların altında ezilirken, kendisi, sultanlık ve
şahlığa özenmektedir" dedi.

MHP Lideri Bahçeli, şöyle devam etti:

"AKP’yi iktidar yapan bu sistem ve demokratik mekanizmalar öylesine yırtılmak ve bozulmak istenmektedir, ne hazindir ki böyle giderse geriye hiçbir
şey kalmayacaktır.

Başbakan Erdoğan’ın hırsı sağduyusunun önüne geçmiştir. Aziz milletimiz sorunların altında ezilirken, kendisi, sultanlık ve şahlığa özenmektedir. Yüzde
50’lik oy oranını da bunun kaldıracı olarak görmektedir.

Başbakan Erdoğan 2014 yılında Cumhurbaşkanı olmanın değil, bölgesel yönetimlerin üzerinde başkanlık hanedanı tesis etmenin arayışındadır. Bu
 şımarıklığın, bu kadir kıymet bilmezliğin, Türkiye ve Türk milleti kaygısı kalmamıştır. Yalnızca kendi ikbali ve istikbaline odaklanmış, bunun için de her
 insafsızlıktan medet ve çıkar umar bir aşamaya gelmiştir."

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Büyükşehir Kanunu’nu tekrar Meclis’e iade etmesini beklediklerini bildirdi.

-"Başka bir niyet var ise"-

MHP Genel Başkanı Bahçeli, terörle mücadele konusunda AK Parti’nin elini bağlayan bir şey olmadığını ifade ederek şöyle devam etti:

"33 Mehmedimizin kanını elinde taşıyan ’Parmaksız Zeki’ kod isimli katilin tanıklığıyla terörle mücadele edenleri mimleyen ve suç atfeden bir zihniyetin, PKK’yla mücadelede geriye çark etmesi ve suya yazması elbette bir dereceye kadar normaldir.

Normal olmayan husus ise bölücü tezlere itibar ederek, perdenin önünde mücadele varmış gibi gösterip, arkada müzakere ateşini körükleyen münafıklığa soyunmasıdır. Eğer burada başka bir niyet var ise, AKP hükümetinin bu yükün altından kalkamayacağı ve hesabını veremeyeceği gün gibi ortadadır. Terörle mücadelede oyalama, sulandırma ve zaman kazanmaya dönük sinsilikler açıkça söylemek isterim ki, Türk milletine karşı işlenen tarihi bir suç olacaktır.

Kandil’in temizlenmesi, terörist inlerinin boşatılması ve topyekun tesirsiz hale getirilmesi konusunda AKP’nin önünde engel, elini tutan bir güç ve
 mani olan bir sebep olmadığı artık meydandadır. Sormak isterim ki, o halde bu ataletin, yavaşlığın ve işi ağırdan alan densizliğin anlam ve kaynağı nedir?"

-Talipli ve iştahlı...-

Katar’ın başkenti Doha’da Suriye muhaliflerinin bir araya geldiği toplantıya işaret eden Bahçeli, "Anlaşıldığı kadarıyla Obama yönetimi, Suriye konusunda bölgesel aktörleri harekete geçirmenin hesabını yapmaktadır. Nitekim AKP yönetimi ve Katar Şeyhi, talipli ve iştahlı bir şekilde alacakları görevleri beklemektedir" dedi.

Bahçeli, "Başbakan Erdoğan’ın Obama seçildikten sonra sarf ettiği; ’İki ülke arasındaki stratejik ortaklıkta final dönemi yaşıyoruz’ sözleriyle, Suriye
konusuna zımnen göndermede bulunması, bundan sonraki sürecin içeriğini adeta ilan etmektedir" dedi.