Bahçeli'den sert sözler

Salı, 23 Şubat 2010 - 12:38

Bahçeli'den sert sözler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’de son dönemlerde yaşanan sorunların, devletin bekasını etkileyecek, rejimin güvenliğini zedeleyecek boyutta olduğunu ileri sürerek, Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı’nın da aralarında bulunduğu diğer kurum yöneticilerinin katılımıyla "Devlet Zirvesi" düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli, yargı reformunu değerlendirirken, “Anayasa, sicili bozuk, sabıkası kabarık, lekelenmiş zihniyetlerin değiştireceği bir metin değildir” dedi. Türkiye’de yaşanan olayların, yüreğinde vatan sevgisi taşıyanları birleştirmesini zorunlu hale getirdiğini savunurken, birleşme adresi olarak kendi partisini gösterdi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Türkiye’nin, 7 yılı aşkın süredir, tek başına iktidar gücünü israf eden, huzur, refah ve kalkınma bekleyen milletin bekasına musallat olan bir yönetim çaresizliği ile yüz yüze olduğunu ileri sürdü.

"AKP zihniyetinin serseri bir mayın gibi devlet ve toplum hayatımızda yapmakta olduğu tahribat her geçen gün ağırlaşmaktadır" diyen Bahçeli, Türk milletinin her alanda çözümsüzlüğün içine itildiğini, AK Parti iktidarının maddi ve manevi tahribatından etkilenmeyen, hasar görmeyen hiçbir kurum, değer ve kimsenin kalmadığını öne sürdü.

"Ülkeyi puslu ve karanlık bir yola sokarak uçurumun kenarına kadar sürükleyen zihniyet sahiplerinin, Türk milletinin üzerine bir kabus gibi çöktüğünü" ifade eden Bahçeli, bugün, Hükümetin, hiçbir sorun karşısında direnecek, çözecek ne gücünün ne ahlakının ne anlayışının ne de niyetinin kaldığını iddia etti.

Türkiye’nin bu yükü taşımaya artık tahammülünün kalmadığını, bıçağın kemiğe çoktan dayandığını belirten Bahçeli, "Bütün bu hastalıklı yapıdan kurtulmak için tek çare seçime giderek, milletin hakemliğine başvurmaktır. Türk milleti için hesaplaşma günü yaklaştı, Başbakan Erdoğan ne kadar direnirse dirensin, Türkiye seçim iklimine girdi. Milli iradenin şamarı, ar ve haya duygusunu, vicdan ve insafını kaybetmiş olanların yüzünde mutlaka patlayacaktır" diye konuştu.

"TOPLUMUN AHENGİ BOZULDU"

Bahçeli, yaşanan gerilimler ve şahit olunan hukuki gelişmelerle, devletin ve toplumun ahenginin tamamen bozulduğunu, milleti ve devleti bir arada tutan dengelerin temelden sarsıldığını ileri sürdü.

Adalet, emniyet, ordu, üniversite gibi temel kurumların birbirine düşürüldüğünü, bu kurumların kendi iç bünyelerinde keskin ayrılıklar ve tartışmalar yaşandığını ifade eden Bahçeli, "Devam eden hukuki süreçler bile kutuplaşmanın malzemesi haline getirilmiş, müesseseler arasındaki uyumsuzluk meydan okumaya kadar dönüşmüştür. Türkiye tıpkı bir savaştan, çıkmış yorgun, bezgin ve çıkış arayan bir yenilmiş devletin sancılarını, arayışlarını ve bunalımını yaşamaktadır" diye konuştu.

Kurumlar arasındaki yapısal sorunların bugünün meselesi olmadığına da dikkati çeken Bahçeli, "Ne var ki bugün karşımıza tam yıkım olarak çıkmış olmasının nedeni, bu sorunları tedavi etmek yerine kangrene dönüştüren, dünde kalmış kinlerini bugüne taşıyan intikamcı bir Hükümetin varlığından kaynaklanmaktadır" iddiasında bulundu.

Bahçeli, her seçim yaklaştıkça AK Parti’nin, sahte bir mağduriyet üzerine inşa edilen gerilim stratejisi sahnelediğini, içi boş bir demokrasi savunmasıyla sözde darbe karşıtlığına oynadığını ileri sürdü.

Karşılarına çıkarılanların, eski oyunların yeniden ısıtılmasından başka bir şey olmadığını dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:
"Bugün Cumhurbaşkanı ve Başbakan dışında birbiriyle uyumlu ve işbirliği yapan makam ve organın kalmamış olması dikkat çekici ve kuşku uyandırıcıdır. Bu gidişatın devamı mümkün değildir. Kim ne derse desin, yaşanan devlet krizidir. Rejim krizini de davet etmektedir. MHP olarak, ülkemizin sorunlarına demokratik nizam içinde müdahil olmayı, yaklaşan tehlikeler karşısında herkesi uyarmayı, büyük Türk milletinin kendisinden beklediği milli bir sorumluluk ve görev olarak görmektedir."

HER KESİME ÇAĞRIDA BULUNDU

Toplumun her kesimine, devletin her kurumuna açık çağrılarının bulunduğunu dile getiren Bahçeli, yaşanan gerilim ve çatışmanın yanısıra çözümün de taraflarından birinin kuşkusuz adalet kurumu olduğunu söyledi. Bahçeli, "Herkes hukuka inanmalı tecelli edecek sonuçlara rıza göstermelidir. Eğer birlikte yaşamak ve mülkü temeliyle birlikte korumak istiyorsak önümüzde başka bir seçenek yoktur" dedi.

Hukukun da tamamen kendi mecrasında ve tartışmaya meydan verilmeyecek kurallarıyla işlemesi ve işletilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şöyle dedi:
"İçten veya dıştan kaynaklanan ideolojik önyargılar, sinsi kaygı ve hevesler, kişisel hırs ve hedefler, demokrasi dışı arayış ve niyetler, sürece kesinlikle müdahil olmamalıdır. Bu konuda, adaletin bir gün herkese lazım olacağı akıllardan çıkartılmamalıdır.
Gündemde olan yargı sürecinin hassasiyeti dikkate alınarak, iktidar, muhalefet, adalet, ordu, üniversite, medya ve bütün sivil toplum kuruluşları aralarındaki sonuçsuz tartışmaları, atışmaları ve kışkırtıcı beyanları gerilimin ateşi düşünceye kadar ertelemelidir. MHP, önümüzdeki ilk genel seçime kadar önerdiği bu sükunet, istikrar ve toparlanma sürecine katkı yapmaya, iyi niyetli işbirliğine hazır ve kararlıdır."

Yaşanan kargaşanın bir nedeninin de yoğun bir karalama ve karartma kampanyasının medya üzerinden yapılması olduğunu ifade eden Bahçeli, yaşanan sorun alanlarıyla ilgili olarak elinde bilgi, belge, doküman ve delil bulunan herkesin, konuyu medyaya taşımadan doğrudan ilgili adli makamlara iletmesi gerektiğini bildirdi.

ZİRVE ÇAĞRISI

"Sorun devletin bekasını etkileyecek, rejimin güvenliğin zedeleyecek boyuttadır. Bu itibarla devleti teşekkül ettiren Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı ile gerek görülecek diğer yöneticilerin katılımıyla ’Devlet Zirvesi’ düzenlemelidir"diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu toplantı sonucunda toplumun ihtiyacı olan huzur ve güvenin tesis edileceğine dair sağlam güvenceleri içerecek bir mutabakatla ’irade beyanı’ kamu oyuna açıklanmalıdır. Bu konuda muhatap olan herkes tarih ve millet önünde vebal altındadır ve sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Önerdiğimiz bütün çözüm yolları ve yöntemleri, yalnızca aktüel gündem üzerinde kalmamalı, yolsuzluklar, suistimaller, kayırmalar, ahlaki çözülmeler gibi alanlarında tahkikatını kapsayacak şekilde topyekun bir uzlaşma zemini tesis edilmelidir. Adaletin tecellisinde sonuç kadar önemli olan husus hukuki sürecin vicdanlarda da onay görmesidir. Beklentimiz, suç ve suçlu ararken, masum insanların şeref ve haysiyetlerini incitecek davranışlardan uzak durulması, uygulamaların hukuki ancak insani çerçevede ve süratle ele alınmasıdır. Hukuk sürecinin hızlı ve etkili olarak ve tam bir adaletle sonuçlaması beklentimizdir. Bu süre sonunda adaletin eleğinden geçemeyerek suçları sabit görülenler mahkemenin vereceği hükme boyun eğmek durumundadır. Ancak suçu bulunmadığı anlaşılanlar hakkında, haftalarca aleyhte kampanya düzenleyenler ve olmadık iddialarda bulunanlar kamuoyu önünde özür dilemekle sorumlu olacaklardır."

"TBMM AÇIK VE ÇALIŞIYOR"

TBMM’nin açık olduğunu ve yasama organının çalıştığını vurgulayan Bahçeli, "Adalet sistemi faaldir ve görevinin başındadır. Türk Silahlı Kuvvetleri yine terörle mücadele ve savunma görevinin şuurundadır. Hükümet yanlışlarına rağmen işbaşındadır. Bu yapının yaşadığı ağır sorunları aşmak, yıkmadan onarmak, kırmadan tamir etmek iyi niyetli, sağduyulu çabaları gerektirmektedir. Bu konuda en büyük görev siyasete düşmektedir" diye konuştu.

Bahçeli, Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan resmi açıklamaya da değinen Bahçeli, "Yapısı ve temsil şekli değişen bu kurulun Hükümetin siyasi düşüncelerini meşrulaştırmaktan, Hükümet tasavvurlarını devlet projesi haline getirmekten öte bir anlam taşımadığı ortaya çıkmıştır. İşin tehlikeli olan yanı ise, kurul marifetiyle yapılan tavsiyelerde kurul üyelerinin tamamının töhmet altına giriyor olmalarıdır" iddiasını dile getirdi."